Hosgeldiniz degerli Siirdostu! 2008-07-26 02:16:51 | Üye / Sair Girisi - Üye Ol

SiirDostu.com » Edip Cansever şiirleri » 'ÇAĞRILMAYAN YAKUP' şiiri

Arkadasina gönder! | Favorilere ekle! | Açilis sayfasi yap!

Üye / Şair Girişi
  Yeni Üye / Şair kaydı Kolayca, hemen üye olun aramiza katilin; üyelik ücretsizdir.
Ana Sayfa
Şair Listesi
Şiir Listesi
Resimli Şiirler
Sesli Şiir/MP3
Şiirli E-Kart
Öyküler
Denemeler
Kitaplar
Chat-Sohbet
Forum
Fıkralar
Haberler
Seri ilanlar
Üye / Şair Listesi
ŞIIR - ŞAIR EKLE
Resim Sergisi
Hakkimizda
Reklam
Iletişim
Mozilla-Firefox
Destekleyenler


Pascal derki:

Iyilikler iade edilebilme siniri içinde kaldikça hosa gider, bu siniri asinca sükranin yerini nefret alir.



Siir Klipleri, Görüntülü Siirler, Güzel Sahneler, Youtube ve diger Video portallarindan secmeler

Resimli Siirli E-kartlar, Poem with Picture, Bild kalp.jpg


Resimli Siirli E-kartlar, Poem with Picture, Bild 893511full3ch.jpg



Tüm Şiirli E-Kartlar


ÇAĞRILMAYAN YAKUP

Kurbağalara bakmaktan geliyorum, dedi Yakup
Bunu kendine üç kere söyledi
Onlar ki kalabalıktılar, kurbağalar
O kadar çoktular ki, doğrusu ben şaşırdım
Ben, yani Yakup, her türlü çagrılmanın olağan şekli
Daha hiç çağrılmadım
Biri olsun ´Yakup!´ diye seslenmedi hiç
Yakup!
Diye seslenmedi ki, dönüp arkama bakayım
Ve içimden durgun ve çürük bir suyu düşüreyim
Ceplerimdeki eskimiş kağıt parçalarını atayım
Sonra bir güzel yıkanayım da.
Ben size demedim mi.

Evet, kurbağalara bakmaktan geliyorum
Sanki böyle niye ben oradan geliyorum
Telaslı, aç gözlü kurbağalara
Bakmaktan
Bilmiyorum
Bilmiyorum, bilmiyorum
Ben, yani Yusuf, Yusuf mu dedim? Hayır, Yakup
Bazen karıştırıyorum.

Bazen karıştırıyorum ya, çok uzun bir gündü
Sonra bu çok uzun günün sıcak bir günü
Kediler kırmızı alevler halinde koşuyordu
Onlar işte hep boyuna koşuyordu
Birileri çıkıyordu ordan burdan

Hiç çıkmamak halinde ve olgun
Birileri çıkıyordu
Geceden kalma bir lamba yanıyordu, açık
Bir pencerenin sokağa doğru içinde
Bu uyum korkunçtur Yakup!
Yakubun olması korkunçluğudur bu
Dünyanın insana doğru içinde
Yakup, Yakup!
Burdayım, yani ben.. evet, geliyorum
Lambayı söndürmesinler, geliyorum
Siz bütün lambaları yakın, evet
Ben, yani Yusuf, Yusuf mu dedim? hayır, Yakup
Bazen karıştırıyorum.

Ve kendine bilinmeyenler yaratan Yakubum ben, iyi ya
Durduğum bir gündü, diyorum, bütün ilgiler sizin olsun
Her türlü bir şeyler sizin olsun, ben artık
Hep böyle istiyorum, ayıp degil ya
Durduğum bir gündü, diyorum, yüzümü göğe doğurduğum
Bir gündü ve yaşar gibi kaldığım bir yaşama içinde
Ve yollarda ölü baykuşlar bulduğum
Bir ölünün günü boyayan renginde
Çürük evler bulduğum, içleri sonsuz kayalar
Kayalardan dondurmalar sorduğum
Ben, yani Yakup, Yakubun hiç çağrılmamış şekli
Kim bilir ne diyordum
(Kim bilir ne diyordu bir baykuş yaratıldığına
Bir baykuş tarafından
Ve bütün baykuşlar o bütün baykuşların arasında ne oluyordu
Ben ne oluyordum.)

Bütün iskemleler ağır ve hastalıklı
Bir gidip bir geliyordum kendime aptallaşarak
Bunu Yakup söyledi
Dedi ki, çünkü herkes Yakubu yaşıyordu, bense
Çöllerden ve kızgın güneşlerden icatlar yapıyordum
Kızgın kağıtların üstüne
Ve alevler halinde dünya bana dokunuyordu
Ve ayakta soğuk bir bira içmiş kadar bir anlamım oluyordu bazen
Ölüyordu ve bir de
Bir otobüse bindiğim, biletçinin bilet bile kesmek istemediği ben
Kendimi koruyordum
Bunu bana Yakup söyledi
Öyle bir Yakup ki bu, onca din kitaplarının sözünü bile etmediği
Kimsenin sözünü bile etmediği bir Yakup
Ben
Bunu hep biliyorum
Bunu hep biliyorum ve işte
Özgürüm, cezasız duruyorum.

II

Kurbağalara bakmaktan geliyorum
Dedi Yakup, bunu kendine üç kere söyledi
Telaşlı, açgözlü kurbağalara
Bakmaktan geliyorum. Ben sanki Yusuf
Ve Yusuf değil
Her gün bir tahtaboşta asılı duruyorum
Ve durmuyorum. Ben işte Yakup
Yok artık karıştırmıyorum.

Taş merdivenleri ağır ağır çıktım, bunu ben böyle yaptım
Eski taş merdivenleri. Yanımdan bir sürü adam
Geçti ve kolayca gittiler
Müzik aletleri renginde ve pırıl pırıl gittiler
Yanan güneşin altında
Onlar ki.. onlara benzer şeyleri ben çok gördüm
Ve onlar bir zamanı tamamladılar, öyle yaptılar
Ve sordum
Yakup daha başka nasıl bir Yakup olsun
Ve onlar daha başka nasıl bir onlar olsunlar ki
Yakup ve onlar nasıl olsunlar. İşte ben taş merdivenleri
Kurbağalara bağlayan taş merdivenleri
Durmadan kendimle karıştırıyordum
Kimse beni tutup çıkarmıyordu
Vıcık vıcık taşlar duyuyordum ayaklarımın altında
Anlamsız, yapışkan bir yığın taşlar
Yoruldum! bunu sanki biri söyledi
Yakubun biri
Ara katta bir pencerenin önüne ancak gelebildim
Kendime bir isim düşünerek
Birden ki bir isim düşünerek kendime. Hayır bu kimse değil
Ancak gelebildim

Aşağıda bir luna park kımıldıyordu. Ah kurbağalara bakmam gecikecek
Luna park kımıldıyordu, hem öyle değil
Bu uyum korkunçtur Yakup
Bir yokluğun kımıldamaya doğru içinde
Ve sen ki böyle tanımlanırsan Yakup
Yakuup!
Bir şey ki seni çağırıyor, o şimdi ne olmalı
Gene bir Yakup olmalı bu, Yakup
Kurbağalara bakman gecikecek, bunu ben nasılsa söylüyorum
Nasılsa ben bunu bir kere söylüyorum
Güneşe kırmızı top taşıyan bir adamın tahta bacağını cök yakıyordu ki
Adam içinden bağırdıkça dünya
Ters yonden yaratilıyordu, diyebilirim
Bir öğle üzeriydi adamın içindeki kalp
Kan kalp
Kırmızı top
Yakıcı dönüşümler çıkaran
Belli ki susmak yaratılmamış şekliydi dünyanın
Öyle değil mi Yakup
Hemen hemen öyleydi, Yakup bunu söyledi
İyi ki söyledi. Ara katta bir pencerenin önüne ancak gelebildim
Şimdi bir kurtarabilsem ayaklarımı
O benim ayaklarimı.. taşlardan
Bir kurtarabilsem
Saat on ikiyi gösteriyordu ki, ben nerdeydim
Bir zamansızliğın Yakuba doğru içinde
Saat on yediyi ve yirmi biri
Gösteriyordu ki, ben nerdeydim
Her saniyedeki ve işte her saniyedeki
Ben, yani Yakubun o dağılgan şekli
Nerdeydim.

Bilmem ki. Bir avukat benim ellerimi tuttu. Gözlüklü bir kadındı bu, iyi mi
Kim bilir bir çağın neresinden burada. Anlaşılması
Yoktu ki. Kendine özgü bir duruşu
Yoktu ki. Pek güçlü kolları vardı yalnız
Ne diyordum, ben işte Yakup
Çekiverdi beni taş hamurun içinden
Pek öyle gürültüyle değil
Bir başka yapışkanlığın içine
Çekiverdi beni
Göğüsleri pek hoştu, ipekli bir giysinin altındaydı onlar
Sonra elleri ve kalçaları pek hoştu
Kılların ve bütün oynak yerlerin ölümlere doğru içinde
Bacaklarıyla bir şeyler bir şeyler bir şeyler yapıyordu artık
Onu ben çok iyi görüyordum. Ama çarşaflar, öyle bir takım kıpırdanmalar
araya
giriyordu
Engelliyordu bizi
Ter içindeydik. Ellerimden çekiyordu. Ter içindeydik
Beni kurtarmak istiyordu, bir isim gibi Ben´i
Ter içindeydik
Terlerimiz üstümüzde duruyordu, yıkanmış yeni kaplar gibiydik
Üstümüzde olgun ve kararsız su tanecikleri bulunan
Biz Yakup
Biz gözlükten, taş hamurdan ve beyaz çarşaflardan
Ve biraz hiç çağrılmamaktan yapılmış
Kurbağalara geldik.

III

Kurbağalara bakmaktan geliyorum
Dedi Yakup, bunu kendine üç kere söyledi
Masalarda oturmuşlardı. Ben oradan geliyorum
Yazı makineleri, kağıt sesleri
Ben oradan geliyorum.

Önce bir kenarda durdum, hiç kimse beni çağırmadı
Sonra bir yer bulup oturdum. Hadi bir sigara iceyim dedim
Olmaz, dedi mubaşir kıliklı kurbağanın biri
Belli ki yeni tıraş olmuştu, bana yakasından bir kopça eksik gibi geldi
Öyleyse peki, dedim, ayağa kalktım, şöyle bir duvara dayandım
Bu kez de duvarlarda sanki duvarca bir sözdizimi
Olmaz ki, Yakup!
Peki Yakup ne yapsın, bu aklımdan bile geçmedi
Herkesin durduğu bir yere gittim. Ben Yakup
Ya onlar kimdi
Aralarına aldılar beni. Artık ben hiçbir şey göremiyordum
Biri bir şeyler söylüyordu yalnız, yüksekce bir yere oturmuş
Onu ben duyuyordum
Duyuyordum, sesi başımın üstünden dünyaya yayılıyordu
Ve ´Yakup´ sesini ancak anlıyordum. Yakubun ötesinde
Birtakım sözler ediliyordu, onları ben anlamıyordum
Anlamıyordum ama, iyi sözler söylemiyorlardı benim için
Sonra bir sey daha vardı anlamadığım: yani ben neydim ki, ne yapmış
olmalıyım
Ben, yani Yakup
Dedim ki kendi kendime, insan ne söylerse söylesin
Ve ne yaparsa yapsın, öyle değil mi
Bütün bunlar bir bir kalacaktır yaşamanın içinde
Diye düşündüm ya ben
Ben, yani Yakup
Butun gücümle bunu bağırdım
Ben ki bağırdım işte, bütün kurbağalar bir olup beni dışarı çıkardılar
Bir odaya aldılar beni, ellerime gözbebeklerime
Daha başka yerlerime de baktılar
Sonra bilmiyorum ki, kapıyı gösterdiler bana
Ben, Yakup, beni hiç kimse çağırmadı
Sokağa çıktım, bir sürü yerlerden geçtim. Şimdi
Hatırlıyorum da, bir deniz kıyısında azıcık durabildim
Yosunlar, kumlar, şeytan minareleri
Ve kumlarda katılaşmış kıvrımlar
Bağırdım, bağırdım, bağırdım
Tanrının ayak izleri!
Tanrının ayak izleri!

IV

Kurbağalara bakmaktan geliyorum. Ben Yakup
Bunu Yakup söyledi
Yıkanmış çamaşırlar duruyordu odamın penceresinde
Gök işte bu beyazlıktan azıcık alıp veriyordu, diyebilirim
Bir kırlangıç onu kirletmese
Ki onlar o kadar çok siyahtırlar ki, ben
Onları hiç sevmem
Ve demek ki benim odamda hiç kimseler yoktur
Odamın düşünülmesi halinde bile
Kimseler yoktur
Biri sanki çarşıya çıkmıştır sürekli bir biçimde
Ve biraz da çarşılar
Ve durmadan satılan o kırık dökükler bitmez ki
Bitmesin
Çünkü bir gün bir boy aynası satın almak istiyorum ben
Kirli ve eski
Bir at arabasının aynaya doğru büyüyen içinde
Onu ben taşıtmak istiyorum, caddelerin
İntiharlara doğru büyüyen içinde
Ben, yani Yakup
Kurbağalara bakmaktan geliyorum işte
Açgözlü, mor kurbağalara
Akşama doğru bir dilim ekmek yiyeceğim belki
Bir bardak da süt içeceğim. Sonra
Bir güzel uyumak istiyorum, bütün gün çok yoruldum
Ben
Gözlükten, taş hamurdan ve çarşaflardan
Ve biraz hiç çağrılmamaktan yapılmış Yakup
Uyumak istiyorum.

Ve sabah bunları bir bir kendime anlatacağım
Yakubun gene bir yokluğa doğru büyüyen içinde.

Edip Cansever


21.07.2006 Saat: 00:00

Edip Cansever - Şairin Tüm Şiirleri | Arkadaşına Gönder | Yazdır | Sevdiklerime Ekle!|




    Sairin (Edip Cansever) diger siirleri:

  1. BELİRSİZLİKLER-4
  2. BİR TAŞ ATARSIN
  3. KÜRK TAMİRCİSİ YORGO VE KÜÇÜK BİR OLAY
  4. ODA
  5. GÜL KOKUYORSUN
  6. YERÇEKİMLİ KARANFİL
  7. KOKMAYI PAYLAŞTIM
  8. BEYAZ ATLAR SULARA
  9. BU GEMİ NE ZAMANDIR BURADA
  10. MENDİLİMDE KAN SESLERİ
  11. DÖNELİM
  12. ŞU BALLANAN BAHÇE
  13. KAKTÜS
  14. ÇAĞRILMAYAN YAKUP
  15. KONYAK
  16. UÇAK ALANI
  17. ÖLÜ BİR DENİZ YILDIZI
  18. CENAZE KALDIRICISI ADEM
  19. BİR AY ALDIM DİYARBAKIRDAN TOKATTA BİRİ OLDU O ZAMAN
  20. GELMİŞ BULUNDUM
  21. ONA BİR KOLYE VERMİŞTİM
  22. ÖYLEDİR
  23. KEKLİK KOKAR
  24. BEN RUHİ BEY NASILIM?
  25. SONRASI KALIR
  26. BİR MEKTUP ATANIN..
  27. GÜL DÖNÜYOR AVCUMDA
  28. BELİRSİZLİKLER-5
  29. KIRDA KARANLIK
  30. ŞU KÜÇÜK ŞEY
  31. CİN
  32. BİR GÜN..
  33. UÇURUM
  34. TANGOLAR KENDİSİYMİŞ
  35. SU ALTINDA KANAT ÇIRPAN ÜVEYİK
  36. MULETA
  37. İÇİNDEN DOĞRU SEVDİM SENİ
  38. DOSTLAR
  39. RUHİ BEY ANLATIYOR:
  40. O YALNIZ
  41. BİR MEYHANE GARSONU
  42. MEDÜZA
  43. BİR GENELEV KADINI VE..
  44. TRAGEDYALAR-3 ( AĞIT )
  45. ÜRPERTİ
  46. AY KIRMIZI AYLAR KIRMIZI
  47. VAR VAR
  48. ÖLÜMÜN KONUMU
  49. PESÜS
  50. ADINI FUNDA OTELİ KOY
  51. DİPSİZ TESTİ
  52. KUŞ SÜRÜLERİNDEN BİR DUVAR
  53. KENDİME
  54. MASA DA MASAYMIŞ HA
  55. AKDENİZ SALGINI
  56. AMERİKAN BİLARDOSUYLA PENGUEN
  57. KAYBOLA
  58. BORAZAN
  59. MESİRE YERLERİ
  60. İŞTE BİR EKLEM YERİ DAHA
  61. BİTTİ O SEVDA..
  62. YÜZÜMÜ SİZE ÇEVİRİYORUM
  63. EYLÜLÜN SESİYLE
  64. EK..
  65. BİR PLAK GİBİ DÖNÜYOR GÖKTE
  66. ŞEKERLİ GERÇEK
  67. CÜCELER
  68. GÖK ANLAM
  69. SEVİŞEN
  70. TRAGEDYALAR -3 (KORO )
  71. ÖLÜ MÜ DENİR
  72. DÖRT GÜNEŞ
  73. ALÜMİNYUM DÜKKAN
  74. PHOEN I X
  75. GÜZEL ATOMLARIN YAPTIĞI AYAK
  76. YAŞ DEĞİŞTİRME TÖRENİNE YETİŞEN ÖYLE BİR ŞİİR
  77. SESLİ HARFLER
  78. GİDEMEYİŞ
  79. AŞKLAR İÇİNDE
  80. BİR OTEL KATİBİ
  81. DÜŞLÜYOR ÖLÜMÜNÜ RUHİ BEY
  82. SU..
  83. ANISINDAYIM
  84. SAPLANTI
  85. BİR OTEL DE SİZİN ADINIZ
  86. ESKİ BİR TAKVİM İÇİN ŞİİRLER
  87. ACABA
  88. KESİN
  89. Aaaaaa !...
  90. YANGIN
  91. BİR SU YILI DENEBİLİRDİ
  92. UMUTSUZLAR PARKI
  93. KİRLİ AĞUSTOS
  94. SENİ GÜNLERE BÖLDÜM
  95. ŞEY ŞEY ŞEY VE ŞEYLERDEN
  96. ÜÇLÜKLER
  97. ÖĞLE SONU
  98. UZAK YAKINLIK
  99. GELİNCİKLER
  100. KAVGA
  101. YENİLİŞ
  102. BAKMALAR DENİZİ
  103. BİR ÇİÇEK SERGİCİSİ DER Kİ
  104. TAHTA KALE
  105. BİLMEZ MİYİM HİÇ
  106. PAŞATIQUE
  107. UZUN..
  108. BİZ BU ŞAFAK VAKTİNİN..
  109. TÜFEK
  110. IHLAMUR BARDAĞINI
  111. NİYE İMALI ÖYLEYSE
  112. ROBESPİERRE
  113. BAŞLANGIÇ
  114. TOTEM YENMEZ
  115. OTEL
  116. İNFİLAK
  117. KISA BİR NOT:
  118. GEÇTİKTİ BİRGÜN HANİ...
  119. KUŞATMA
  120. BUZ GİBİ
  121. BELİRSİZLİKLER -1
  122. SEVDA BİR ATEŞ BULDU SENDE
  123. SALINCAK
  124. BİR OLAY: RUHİ BEY VE..
  125. BİTİŞ
  126. KAÇIŞINA UĞRAYAN ÇİÇEK
  127. BELİRSİZLİKLER-2
  128. YAŞAMAK TELAŞI
  129. HİÇBİR PUL HİÇBİR ZARFA YAKIŞMIYOR
  130. EY !..
  131. YILAN
  132. ARMALAR..
  133. İKİ KENT
  134. ADSIZ BİR ÇİÇEK
  135. RUHİ BEY VE LİMONLUKTAKİ YANGIN
  136. BELİRSİZLİKLER-3
  137. BEN BU KADAR DEĞİLİM
  138. DAĞILGAN
  139. O MAVİLİK DERDİ
  140. GÖZLERİ
  141. UYANINCA ÇOCUK OLMAK
 
· Genel şiirleri



En son eklenen Genel şiiri
Kendi Hikâyesine Ağlamak


Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu siiri puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü



 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa




Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Siirdostu.Com 2000-2006 ©
Genel Yayin Editörü : Mesut Yekta
Sitedeki tüm eserlerin telif hakları sahiplerine aittir.
Anasayfa | Şiir Listesi | | Şiir ekle | Şiir MP3 |Kitaplar | Forum | Iletişim | Editörden | Hakkimizda| Reklam

Teknik altyapı ve bakım Yekta Information Technologies Book Shop


0.27 sec.