Şimdi nereye gidiyoruz ona bakalım Bilmeliyiz nereye gittiğimizi Kapıları çarparak dışarı çıkıyoruz değil mi Islak taşlarında kayarak bu eski sokağın Hala değişmeyen kaldırımlarında birbirimize tutunarak Ellerimizi arıyorsak Artık bilmeliyiz
İçimde yalnız bir göçmen yerini arıyor Yağmur yağıyor, gökyüzü kapalı Nehrin bulanık suları köpürmüş, duyuyorum Beni kendine ayırmışsın, farkındayım Yollara çıkarmışsın, yaşlı atların toynak sesleri Duman içinde ve alacakaranlığın
Yüzüne bakıyorum bir pencere açılıyor Bembeyaz bir zambak uzanıyor geceye Yaşadığı toprağa benzemiyor Eğimine bakılırsa dağların yalnızlığı Bu kente hiç yakışmıyor
Adresi unutmuşuz kimbilir nerde Bulanık yüreklerimiz Karıştırdıkça eski aşklar ufalanıyor Yalansız, özürsüz hatta özlemsiz Bir kadın bir erkeğe tutunuyor Anılarına tutunuyor, acısız Resimleri tarıyor ıslanmış tümü Hepsi siyah beyaz Kimseyi tanıyamıyor
Bu caddeler, bu evler, bu nehrin kıyısı Siniyor her yere dağıtıp durduğun sesin Sütunlara, vitrinlere, ayak seslerine Kafesler darmaduman Tüm kuşlar salıverilmiş Suyun üstünde tüten sis Dokunsan masmavi hüzün
Özel Arabul 21.07.2006 Saat: 00:00
|
|