ey ezilmişlik! bir gün ben de ulaşacağım kapılarına. yoksulluğun o sonsuz panayırını aşacağım. aşkın şiirini ve memuriyetini kuracağım ve elbette bitecek zamanla edebiyat tarihi sevdanın ve alkolün kahramanlığı er mektupları gurbetin yüreğimi dağlayan diktatörlüğü.
sevgilim acemi bir karanfil gibi açıyor her sabah şehrin yanaklarında bense her gece sıkıntıdan ve yeminden elbiseler biçiyorum, namussuz ve onurlu sevdalar dağları dağları da deliyor yalnızlık
ışıdım yoksulluğa, perişanlığa. uykusuz kamyonlar çizdim gecenin alnına devşirme köyler, puslu kasabalarda dolaştım. kaç yıl umudun ve ezilmişliğin çadırında besledim yorgunluğu sokakların dilber ellerinden öptüm saçlarını okşadım dağların ve kuşlar bile uğramazken karanlığıma şimdi hey desem şehri saçaklarından sarsıyor yalnızlığım
eğil yüzüme sevgilim, çöz iplerini o uslanmaz hayvanlığımı utandır, bırakılmışlığımı çınla çünkü doymuyorum abazanlığıma pazar mecmuaları, şahane çirkinliğim ve hülyalarımla ey serseriliğim, ey anılarımın ahşap kraliçesi şarabı sev, tütünü incitme, beni de unut artık.
Refik Durbaş 21.07.2006 Saat: 00:00
|
|