Hosgeldiniz degerli Siirdostu! 2008-07-09 17:28:48 | Üye / Sair Girisi - Üye Ol

SiirDostu.com » Cezmi Ersöz şiirleri » 'ARKADAN KONUŞMAK' şiiri

Arkadasina gönder! | Favorilere ekle! | Açilis sayfasi yap!

Üye / Şair Girişi
  Yeni Üye / Şair kaydı Kolayca, hemen üye olun aramiza katilin; üyelik ücretsizdir.
Ana Sayfa
Şair Listesi
Şiir Listesi
Resimli Şiirler
Sesli Şiir/MP3
Şiirli E-Kart
Öyküler
Denemeler
Kitaplar
Chat-Sohbet
Forum
Fıkralar
Haberler
Seri ilanlar
Üye / Şair Listesi
ŞIIR - ŞAIR EKLE
Resim Sergisi
Hakkimizda
Reklam
Iletişim
Mozilla-Firefox
Destekleyenler


Çin Atasözü derki:

Bir yillik varlik istersen bugday, on yillik varlik istersen agaç, yüz yillik varlik istersen insan yetistir


Buraya Reklam vermek istermisiniz?

Siir Klipleri, Görüntülü Siirler, Güzel Sahneler, Youtube ve diger Video portallarindan secmeler

Resimli Siirli E-kartlar, Poem with Picture, Bild 1159913091su ustunde cicekler[1].jpg


Resimli Siirli E-kartlar, Poem with Picture, Bild Sunu2.jpg



Tüm Şiirli E-Kartlar


ARKADAN KONUŞMAK

Yolculuğa... O uzun, o zorlu, ama bizi iyileştirecek acıya doğru yolculuğa çıkarız umuduyla gitmiştim yanlarına bu gün de.. Heyecanlıydım, sabırsızdım, çocukluğun kutsallığından renkler kuşanmıştım üzerime...
Ama yanlarına vardığımda yüzlerinde sanki beni ıssız, karanlık ve balçıktan bir göle itmişler, sonra kurtarmayı çok isteseler de kurtaramamışlar gibi kirli gölgeler ve hak etmedikleri ´suçlu zevklerin´ çürümüşlüğü vardı...
Yine benimle ilgili gerçek düşüncelerini ben yokken konuşmuşlardı... Yanlarına geldiğimde ise benimle ilgili bütün gerçek düşüncelerini söyleyip bitirmişlerdi. Hayatına ortak oldukları, kararlarını etkiledikleri, dostluk oyunu oynadıkları birini arkasından kötüleyip, orada yokken onu balçıktan simsiyah bir göle atmak onları birbirlerine bağlayan, yakınlaştıran tek ortak şeydi neredeyse... Şimdi birlikteyken bana ´umutsuz bir hasta´ gibi bakmaları biraz önceki suç ortaklığının tadını biraz daha uzatmak içindi sanki...
Ne tuhaf, onlarla birlikteyken biraz önce beni önce mahkum edip, ardından balçıktan karanlık bir göle attıklarını hissediyorum, ama böyle yapmaları sanki çok doğalmış gibi bunu onlara ya söyleyemiyorum. Neden ben çekip gitmiyorum yanlarından? Neden ihtiyaç duyuyorum onlara? Beni tekrar yok etmelerine neden katlanıyorum? Kurban olmaya alışkanlık mı bu? Yoksa onların benim celladım olduklarına mı inanmak istemiyorum bir türlü? Ya benim kaç kurbanım var? Yoksa şöyle ya da böyle ben de onlardan biri miyim?
Ben bu sorularla boğuşadurayım, onlarsa beni balçıktan, ıssız, karanlık bir göle atmış ve oradan gelmiş, ama yaptıkları bu infazı sanki biraz fazla ağır bulmuşlar gibi yüzüme bu hayata özgü çürümüş bir acıma duygusuyla bakıyorlar. Ben yanlarında yokken, karanlık bir gölde infaz edilme kararımı verirken bildikleri her şeyi, hayallerimi, yorumlama yeteneklerini koşuşturmuş, iç dünyalarının derinliklerine dalmış, şimdiyse yorgun ve yüzeye çıkmış gibi bir halleri var.
Bana ölümümü unutturmak için basit, günlük, sıradan şeylerden bahsediyorlar. Güldürmeye ve eğlendirmeye uğraşıyorlar akılları sıra. İçlerinde gururumu okşayan, bana umut vermeye çalışanlar bile var. Daha biraz önce karanlık ve ıssız bir göle attıkları birine umut vermek bu hayata özgü bir şey olsa gerek...
Bütün bu olup bitenleri bildiğimi hissettikleri halde davranışları hiç değişmiyor. Korkuyorum onlardan. Garip bir ürküntü veriyorlar bana. Söyledim ya, yine de ayrılmıyorum yanlarından. Garip, hastalıklı bir duygu yanlarında tutuyor beni. Belki de aralarından biri bu korku ve ölüm oyununu bir yerden bozar diye bekliyorum. Belki de herkes o kişiyi bekliyor sanıyorum... Ama sonra bu bekleyişimin balçıktan bir göle atılmama sebep olan yanılgılarımdan biri olduğunu anlıyorum. Çünkü artık biliyorum ki, bu oyunu hatırlatacak, yani bozacak kişiler gülüp oynuyor...
Anlaşılıyor, onlar burada bu hayatta kalacaklar. Yola çıkmak istemedikleri, asıl acıyla buluşmak istemedikleri çoktan belli. Çocukluklarından gelen o uzak, o sahici, ama artık kısılmış çığlığın sesini artık birçoğu hemen hiç duymuyor. Duyanlarsa bu tedirginlikten işledikleri bir iki cinayetten sonra kurtulacaklarını tahmin ediyorlar. Kendilerine bu çığlığı hatırlatan bütün insanları, anlamları ve duyguları bu hayattan kaldırmaya ant içmişler sanki.
Kötülükleri bile öyle gizli, öyle yorgun, öyle bencil ki, içlerinde saklı kalmış ve yaşayan tüm duygularını bir başkasının itilmişliğinde ve yenilgisinde yok etmeye çalışıyorlar ve sonra ona: biz her şeyi senin iyiliğin için yaptık, diyorlar. Kendi ölümlerini bile başkasına taşıtıyorlar. En yakın davrandıklarında bile son kez görüşür gibi bir halleri var. Ruhlarında bir atom savaşı sonrasındaki ölümcül ıssızlığa bile alıştırmış gibiler.
Yola çıkmak isteyenleri ise ısrarla, gidilecek yerde artık düşlenen hiçbir şey olmadığını, bu hayatın bütün hayatlardan daha güzel ve iyi olduğunu söylüyorlar. Gitmeye kalkanların dayanılmaz felaketlerle karşılaştıklarını, birçoğunun çıldırdığını anlatıyorlar..
Kim gözlerini kamaştırır, kim bu hayatın alternatifsiz olduğunu söylerse, onu ´en büyük sanatçı´ ilan ediyorlar. Aldırmamak gerekiyor, çoğu zaman donuk ve kayıtsız gözüktüklerine; bu hayatta kalmak için hiç bu kadar kararlı hissetmemişlerdi kendilerini.
Her gün bir başka zehirli cemiyet yasaları yapıyorlar aralıksız. Tuzaklarla dolu yeni günlük hayat haritaları çiziyorlar durup dinlenmeden.
Ve asıl olarak düşünceleri, düşleri, bilinçleri ışık sızdıranları, kurtuluş yollarının üzerinin sürekli olarak kapatıldığını söyleyenleri, bu hayata uyum gösteremeyenleri büyük tehlike ilan edip onları en yakın çevrelerine yok ettiriyorlar... Çünkü her şey oluyorlar: arkadaş oluyor; sırdaş, komşu, akraba, okul arkadaşı, iş arkadaşı oluyorlar.... İçimizdeki kompleks, ihtiyacımız, takıntılarımız, umutlarımız, zaaflarımız, her şey, ama her şey oluyorlar...
Önce biz hep beraberiz, biz güçlü ve yakın bir çevreyiz duygusu uyandırıp sonra sanki gizli bir yerden emir almışçasına ansızın kayboluyorlar. Onca beraberliğin, onca yakınlığın bir anlamı, bir sürekliliği olduğunu yadsımamak istercesine. Sonra yine eskisi gibi ortaya çıkıyorlar. Sistemin ta kendisiyken, sistemden zarar gören, ezileni oynuyorlar...
Ve bütün bu maskeler, şaşırtmacalara, asıl acıya doğru yola çıkmak isteyenleri düşlerini, çocuksu umutlarını, çabucak ayaklanan duygularına karşı mahcup durumuna düşürüyor. Birçokları bu mahcubiyeti insanda soyluluk uyandıran bir akşamüstü hüznüne dönüştüremeyip tiksinti veriyorlar. Bir kalemde düşlerinden, umutlarından, duygularından...
Bu basit, bu kaba, bu derinlikten yoksun görünen hayatın arkasında süren o korkunç, o karmaşık ve amansız savaşı gizlemek için suçlarına ortak etmedikleri kimse kalmasın istiyorlar. Ve hayat, hayat olalı hiç bu kadar güçlü olmadıklarını da biliyorlar... Hiç bu kadar egemen...
Ama ne tuhaftır ki, gördükleri düşleri hiç unutmayan ve bizleri kurtaracak olan asıl acının bu hayatın dışında bir yerde olduğunu isyan dolu bir aşkla söyleyen çocuklardan gittikçe daha çok korkuyorlar...

Cezmi Ersöz


21.07.2006 Saat: 00:00

Cezmi Ersöz - Şairin Tüm Şiirleri | Arkadaşına Gönder | Yazdır | Sevdiklerime Ekle!|




    Sairin (Cezmi Ersöz) diger siirleri:

  1. ?
  2. YÜZÜMÜN AYNADAKİ BOŞLUĞU
  3. HAYAT BİR EMRİN VAR MI / TİTREK BİR MUM IŞIĞINDA
  4. BU KADAR SEVMEDİM Kİ
  5. CANA YAKIN HAYALET OL
  6. HAYALLERİNİ YAK EVİ ISIT
  7. ACIYLA ERİR YÜZÜNE AŞIK ÇOCUK
  8. ANNELİK OYUNU BİTTİ
  9. UYKUNDA ÖPÜYORUM SENİ
  10. YOLUNU ŞAŞIRMIŞ KELEBEK
  11. KENDİNİ SAKLAMA ÇİÇEKLERİ
  12. ELLERİN VİTRİNİN DIŞINDA NASIL DA SICAK
  13. ÖMRÜMÜ KAYDA GEÇİRDİ BİR SOKAK
  14. BEN YAZARKEN KENDİ YÜZÜME TÜKÜRÜYORUM
  15. DİLİMDEKİ KESİK
  16. ŞİMDİ BURADA DEĞİLSİN
  17. SEN ASLINDA ÇOK ESKİ BİR ŞEYE AŞIKSIN
  18. KAFKA MARKET / KAFKA MARKET
  19. BU ŞEHİR YIKILMAYACAK
  20. KALP AĞRISI
  21. GEL...
  22. ANCAK BİR BENZERİM ÖLDÜREBİLİR BENİ
  23. ISTIRABIM SENDE
  24. GÖLGEM DÜŞMÜYOR ARTIK EVİNİN DUVARLARINA
  25. İKİ KARANLIK ORMAN BİRBİRİNİ SEVSE NE OLUR / SEVMESE
  26. ARKADAN KONUŞMAK
  27. O KANATAN RÜYA
  28. BOŞLUĞUNU SOLUDUĞUN HAYAT
  29. BİR DAHA UYANMAZDIN
  30. ARKADAŞLIK HATALARI
  31. SESİNE DÖNDÜN HEP
  32. AŞK VE YURTSUZLUK
  33. GÜNAHKAR MEVSİM
  34. SEVİNÇSİZ ANILAR
  35. BİR HAYALET
  36. SENİN OLMADIĞIN YERDE
  37. HADİ BULUN EN ZAYIF YERİMİ
  38. GÖZLERİME BAK KIR BENİ
  39. YETİM SEVİNÇLİ AŞKIMIZ
  40. BİR SEVGİ İLETİSİ
  41. BENİ HEP BİR BAŞKASI SAVUNUYOR
  42. BİRAZ EĞİL
  43. ÇATLAMAYA KOŞAN AT
  44. YOK KARŞILIĞI YÜZÜNÜN
  45. CEHENNEM MELEĞİ
  46. HAYALLERİNİ YAK EVİ ISIT / SENİNLE ÖLMEYE BİLE HAZIRDIM
  47. MELEK ÇIKMAZI
  48. YÜZÜNÜ ARADIN SEN HEP
  49. KARANLIK KOKULU OTLAR
  50. AŞK KARARMAK ÜZEREDİR ODANDA
  51. AYRI ODALAR
  52. SEN ORADASIN
  53. İYİ KALPLİ GÜNAHKARLAR
  54. ŞEHİRDEN BİR ÇOCUK SEVDİN YİNE
  55. ESKİ BİR KADINSIN SEN
  56. GÖZLERİMDEN ÇOK YARAMI SEVDİM
  57. ZEHİRLİ ÇİÇEK
  58. AŞKTAN NEFES ALAMADIĞIM O YERDE
  59. BİR PUSU DÜZENLİYOR HERŞEYİ
  60. AŞK OLSA GEREK
  61. ARAMIZDAKİ GÖRÜNMEZ BAĞLAR
  62. YÜZÜN..
  63. AYNA..
  64. ARTIK SOKAĞA ÇIKABİLİRSİN
  65. BANA TÜRKÇE BİR EKMEK VER/BİR BADEM AĞACI GİBİ YAŞAMAK
  66. OTOBÜSÜMÜZ YOLUN KENARINDA ÖYLECE DURUYORDU
  67. KİMSEM KALMAMIŞTI ARTIK UZAĞIMDA
  68. KENDİNİ SAKLAMA ÇİÇEKLERİ
  69. KİM OLDUĞUNU BİLMEDİĞİM BİRİNE
  70. AŞKTA YARIN YOKTUR SEVGİLİ
  71. HAYAT BİR EMRİN VAR MI / KENDİMLE YOLCULUK
  72. HAYALLERİNİ YAK EVİ ISIT / HAYALET
  73. DAHA FAZLA YABANCI "ÖLMEK" İSTEMİYORUM SANA
  74. ŞEHİR TUTKUN YABAN VE SANA AŞIKTI
  75. VAZGEÇİLMEZİMDİN
  76. BİLİYORUM BU YARA HİÇ KAPANMAYACAK
  77. ENGELLENMİŞ KAÇAK
 
· Genel şiirleri



En son eklenen Genel şiiri
İstanbul Süsler Rüyalarımızı..


Ortalama Puan: 4
Toplam Oy: 4


Lütfen bu siiri puanlamak için bir saniyenizi ayırın:

Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü



 Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa




Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Siirdostu.Com 2000-2006 ©
Genel Yayin Editörü : Mesut Yekta
Sitedeki tüm eserlerin telif hakları sahiplerine aittir.
Anasayfa | Şiir Listesi | | Şiir ekle | Şiir MP3 |Kitaplar | Forum | Iletişim | Editörden | Hakkimizda| Reklam

Teknik altyapı ve bakım Yekta Information Technologies Book Shop


0.5 sec.