Hiçbir kuşun, üstüne konmadığı bir ağaç; Ömrüm; ne diye kondun bu ağacın üstüne? Sana kim dedi ömrüm kuşa, şarkıya muhtaç? Hiçbir kuşun üstüne konmadığı bir ağaç;
Her gün başka ahenkte söylediğin şarkılar İnandırmıştı beni ömrümün düğününe. Ne yazık, şimdi her dal hasretinle hışırdar´ Ah, nasıl inanmıştım ömrümün düğününe´
Rüzgar bir cellat gibi sallarken satırını, Yapraklar dökülüyor, günler bir bir düşüyor; Kupkuru bir gövdeye ümitler üşüşüyor. Hayat bir cellat gibi sallıyor satırını!
Gel yine gölgemde kur ömrünün çadırını, Sen ki benim şeklini sevdiğim ilk baharsın; Bir doğdun bir de batma, hayatıma kıyarsın, Gel yine gönlümde kur gönlünün çadırını!
Cahit Sıtkı Tarancı 21.07.2006 Saat: 00:00
|
|