Bu Domain Siirdostu.com satılıktır. Bizimle iletişime geçin
This domain Siirdostu.com is for sale. Contact us!
Dieser Domainname Siirdostu.com ist zu verkaufen. Kontaktieren Sie uns!
1.000 €
drozakdrozak
48, yalova
mahmutcantekinmahmut...
, ADIYAMAN/
DJ AycaDJ Ayca
22, aydin
idriscaglaridrisc...
, Elazığ
pamukkalepamukkale
43, denizli
nur sibel aksunur si...
21, berlin
ZüricherinZüric...
19, ZÜRICH
nesimseknesimsek
49, Ankara

Aşkın Hamurunda.

Sen ne zannediyordun yani?
Sanki:
Değirmende mi ağartmıştım?
Saçlarımla sakalımı,
Sen çınlatabildiğin kadar çınlatsanda,
Kulaklarımı.
Hadi gel
Sayabilirsen say,aklarımı,
Eğerki:
Birdirsem veya bir nebze var ise,
Helal etmeyeceğim Haklarımı.

Daha düne kadar:
Sen karanlıklarımı ağartan şafaktın.
Sen Toroslara yağan kardan da aktın,
Hatırla ne demiştin?
Güya beni bağrına basacak topraktın,
Şimdi soruyorum,
Ne günahım vardı da?
Beni öksüz bıraktın.

Biz ikimiz,
Kimi gün Sakarya gibiydik taşkın.
Kimi zaman,
Ceylanları aratmayacak kadar şaşkın,
Seninle/Ben!
Hamurunda yoğrulmamışmıydık Aşkın...

Henüz Oy verilmemiş

Yorumlar

...18 MART ÇANAKKALE DESTANI
Eğer yazabilirsen, görmediğin o harbi,
Umarım şad olurdu, şehitleri'nin kabri.
Bedeninde yüreğin, İman doluysa şair,
Bir destan yazmalısın, Çanakkale'ye dair.

Selam olsun sizlere, Çanakkale erleri,
Duam sizler içindi, Vatan Gazanferleri.
Şafak yeni sökerken,ufkunda Akdeniz'in,
Rahmetler diliyorum, bu şanlı destan sizin

Dün gibi hatırlarda, sene dokuz yüz on beş,
Şair bu ızdırab'ı deşebildiğince deş.
Hangisinden başlasam, biri birinden kansız!
Hele o iki millet, İngiliz’le, Fransız.

Tarihin yüz karası, yazacağım bu destan,
Güya sen komşumuzdun, vefasız Yunanistan.
Sana ne desem azdı, hey! Sıkılmaz, uslanmaz,
Tarih tekerrür etse, Yunanlıdan dost olmaz.

Unutmak mümkün müydü? O rezilce miladı,
Heba olup giderken, onca Vatan evladı.
Kimi torun sahibi, kimisi daha gençti,
Şahadet şerbetini, Çanakkale’de içti.

Kim boynunda taşırdı? Hunharca bu vebali,
Bir boğaz harbidir ki, yoktur eşi, emsali.
Dağı taşı Dögerken, şimşek gibi mermiler,
Yurdu talana gelmiş, medeni haramiler.

Ayrı lehçe, dört nesil, kaç tabur, kaç alayla?
Korsanlar Marmara da, en güçlü donanmayla.
Topyekûn başlamıştı, acımasız taarruz,
Taarruz karşısında, bir avuç Türk'tü! Maruz.

Bir dramdır başladı, açılırken ilk perde,
Vatan'ın savunması, o çelik süngülerde.
Milletçe yok olsak ta, bu topraklar uğruna,
Bu sevda başka sevda! Yurt aşkı derler buna.

Yurdu çiğneyecekmiş! Ayaklar ki ecnebi,
Secde halinde nefer, diyordu ki "Ya Rabbi".
Medeniyet beşiği, güya bu Avrupalı,
Böyle vahşet görmedi, dünya, dünya olalı".

Zorba erişemezken, o yüce merhaleye,
Sancak mı dikecektin? Çıkıp Çanakkale’ye.
Tarih yapraklarında, çok duyduk bu masalı,
Bu kaçıncı ayıptı? Medeni Avrupalı.

Çizmeleri yırtıkmış, sırtında eski aba,
Merak edip sorardım! Anlat birazcık baba.
"Sorma oğul yaradır, hem yürekler yarası,
Bu nasıl medeniyet, âlemin yüz karası".

Senin maksadın neydi? Seviyesiz ukala,
Vatanımda ezanlar, inlemekteyken hala.
Gücün mü yetecekti? İman dolu o sedde,
Çan mı çaldıracaktın? Haçlı denen müsvedde.

Yaşanan bir dramdı, ortasında mahşerin,
Haddi hesabı yokken, şehit düşen beşerin.
Cephe’nin ön safında, desem ki! Şimendifer,
Gülleyi kucaklarken, seyit onbaşı nefer.

Öyle bir ağırlık ki, sırtta zor taşır katır,
Mermi kucakta ama! Kemikler çatır, çatır.
Dehşete düşürürken, kemiğim gürültüsü,
İngiliz'e yönelmiş, topun en güdümlüsü.

Esaret yakışmazken, hür doğmuş bu Millet'e
Millet'çe sığınmıştık, İlah_i adalete.
"Ya Allah'ım" demiştir, "Ya Allah tam isabet",
Haddini bilmeliydi, soysuzun o elizabeth.

Mahşer uykuya dalmış, sema sessiz mi sessiz,
Haydut’a dar gelirken, Çanakkale de deniz.
Sanki sükut içinde, yer, gök, ağaç, zemin,
Neferim nişan almış, artık kendinden emin.

Birden ısınıverdi, Marmara'nın suları,
Artık elimizdeydi, Avrupa'nın yuları!
Gözü dönmüş sırtlanlar, inlerine sinmişler,
Bu ne sukuttur Rabbim, sanki leş kesilmişler.

Ulusun tarihini, kanıyla yaratanlar,
Ebedi istirahat, dergâhında yatanlar.
Sen! Boğazda bükerken, Avrupa'nın belini,
Diktirsem az gelirdi, boğaz'a heykelini.

Sizleri yâd ederek, anlatırken vahşeti,
Sizler şad etmiştiniz, bilin! Medeniyeti.
Size vaat ediyorum, yazacağım destanı,
Kabristanın taşında, benden kalmalı, anı.

Bu topraklar değerken, onca dökülen kana,
Yarın mahşer gününde, eğer sorulsa bana!
Çanakkale ufkunda, topraktaki yatana,
Cennet bahşettirirdim, gücüm yetseydi, sana.

Benim de anılarım, bir yerlerde okunsun,
Ben bu meydanda toyken, kavrarlardı paçamı!
Çanakkale’ye yazdım, onun ruhu şad olsun,
Rahmetle anıyorum! Mehmet Akif hocamı.

Her iki cihan eri, dinimizin önderi,
Geçmişte uhud, bedir, kazanılan zaferi.
Teni anımsatırken! Tıpkı misk_i amberi,
Anmadan geçemezdim, O Yüce Peygamberi...

Hatay / İskenderun / Ali GARBİOĞLU.
Kopye edilemez! Noter Tasdiklidir...
Şiir. 22 kıta ve hece sayısı 7 dir..,.

S

Selam.
Değerli okuyucum,
18 Mart Çanakkale Destanını,
Usta başı olduğum,
İ s k e n d e r u n
Demir ve Çelik Fabrikalarında
6 Ayda yazdım...
Saygılarımla
GARBİOĞLU.

Yorum ekle! (Bu içerik hakkında şuan ne düşünüyorsun?)

(If you're a human, don't change the following field)
Your first name.
The content of this field is kept private and will not be shown publicly.
 
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Resimde gördüğünüz rakamları bu kutuya yazınız