eynazendeeynazende
, Kırşehi
mahmutcantekinmahmut...
, ADIYAMAN/
mugesunamugesuna
17, Istanbul
tahsin_sahintahsin...
64, KAYSERİ
pamukkalepamukkale
43, denizli
nesimseknesimsek
49, Ankara
6666
56, Ankara
DJ AycaDJ Ayca
22, aydin

Seçme Şiir

Yaş otuz beş! yolun yarısı eder.

Dante gibi ortasındayız ömrün.

Delikanlı çağımızdaki cevher,

Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,

Gözünün yaşına bakmadan gider.

Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?

Benim mi Allahım bu çizgili yüz?

Ya gözler altındaki mor halkalar?

Neden böyle düşman görünürsünüz,

Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?

Zamanla nasıl değişiyor insan!

Hangi resmime baksam...Yaş otuz beş! yolun yarısı eder.

Dante gibi ortasındayız ömrün.

Delikanlı çağımızdaki cevher,

Yalvarmak, yakarmak...

Konularina göre FIKRALAR

SESLENİŞ

Dağ gibi karayağız birer delikanlıydık. Babamız, sırtında yük taşıyarak getirirdi aşımızı, ekmeğimizi.

Arabalar şırıl şırıl ışıklarıyla caddelerden geçerken bizler bir mum ışığında bitirirdik kitaplarımızı. Kendimiz gibi yaşayan binlerce yoksulun yüreğini yüreğimizde yaşayarak katıldık o büyük kavgaya. Ecelsiz öldürüldük. Dövüldük, vurulduk, asıldık.

Vurulduk ey halkım, unutma bizi...

Yoksulluğ...

AYDINLIK

Uyan yârim, uyan, söndü yıldızlar,

Gün, karşı tepeden doğmak üzredir.

Her sabah güneşi seyreden kızlar,

Mahmur gözlerini oğmak üzredir.

Uyan yârim, sesler geldi derinden,

Karanlık oynadı, koptu yerinden;

İlk ışık, kapının eşiklerinden,

Şimdi bir gölgeyi koğmak üzredir.

Sevgilim, kapımı çaldı aydınlık,

Baygın gözlerimi aldı aydınlık,

İçimde tıkandı, kaldı aydınlık,

Bu aydınlık beni boğmak üzredir.

ALACAKARANLIKTA

Akşam karanlıklarla sarmaş dolaş
Sen de sarılmışsın yalnızlığına,
Taksiler kurşun gibi gelir geçer
Troleybüsler salına salına.

Tek tük kadınlar aydınlatır caddeyi.
Genç kızlar beyaz neonlar gibi.
Ortancalar gül rengi ışık saçar,
On beşine varmamışlar masmavi.

Sen de yalnızlık saçarsın.
İçmeye korkarsın, efkâr basar.
Ağlayamazsın elâlem var.
Şapkanı bile çıkaramazsın
Saçlarını uçurur ...

NE ZAMAN .

Yine çığ basmış bütün yolları
Yolu yok haber sormanın
Selam iletmenin dostlara
Hep kavgayla sürecek gibi yaşam
Korkarım ki
Aşka zaman bulamadan gideceğiz
İçimizdeki sonsuz sevgileri
Acının tabutuyla toprağa vereceğiz
Kim bilir
Belki yürürken belki yatakta
Bir yürekte bin şiir götüreceğiz

Ne zaman tatlanacak bu yaşam
Uzun bir öpücük gibi dudaklardan
Sen söyle ne zaman

Yine sabır taş...

YUNUS

Beş duyunun ucuna doğru, sonunda
kavuştu mıknatıs. Dip derin bir
perde çektiler, birlikte
suyu ve karanlığı susturdular,
herşeyin bittiği, herşeyin başladığı
anda konuştular, biri gözünde kor
ışık, öteki kuyudan bir ses :
"Bir ben var bende, şimdi senden
içeri"

AT !..

Anlat bize yürüyüşün güzelliğini
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını

Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Masallardaki şehzadeleri anlat bize

Avradın ve silahın kardeşisin ya
feodalın töresini anlat biraz da
ve terkinde kaçırdığın kızları

Dağları anlat bize, eşkiya gecelerini
ölümleri ölümsüzlükleri anlat bize
sonra ...

GÖZLERİME BAK KIR BENİ

Soğuktan korkarsan
küflenmiş gümüşle kaplanır bedenin
Kendine kışkırtılırsın
çiçekli mağarayı unutursan.
Sana ikindi odaları yok
anarşist ruhunu taşıyamazsan
Kalbin gözlerini örterse
flamalar düşer yerinden
Yüzeyde kalır sevgin
kendini abartırsan...

Yağmurdan korursan sedeflerini
kısalır ve karışır yollar.
Haksız olur hep güneşe uçan kız
kumların altında saklı kalır benlerin.

Şımar...

SİS..

Özenle boyadım ipliğini sevginin,
Gidip de bulamamanın incinmiş rengine.
Sisi gümüş bir rüzgarla tepelerden eğirdim,
Dokudum yalnızlığın bu serin kumaşını,
Sesime ayrılıklardan bir gömlek diktim.
Ölümü tastamam ezberledim de geldim,
Dilimde bu buruk türkü tadıyla
Bilmem ki buradan nereye giderim.

Sonunda kendime bir top yangın edindim,
Soluğumla besledim dudağımın ucunda.
Ömrümün külüyd...

BEN ÖLECEK ADAM DEĞİLİM

Kapımı çalıp durma ölüm,
Açmam;
Ben ölecek adam değilim.

Alıştım bir kere gökyüzüne;
Bunca yıllık yoldaşımdır bulutlar.
Sıkılırım,
Kuşlar cıvıldamasa dallarında,
Yemişlerine doymadığım ağaçların,
Yağmur mu yağıyor,
Güneş mi var,
Farketmeliyim
Baktığım pencereden.
Deniz görünmeli çıksam balkona.
Tamamlamalı manzarayı
Karlı dağlarla sürülmüş tarlalar.
Ekmekten olamam doğrusu,
Nimet ...

SESİMİ ARIYORUM

Bir ses arıyorum
Yeni bir şiire başlamak için
Bir doğum çığlığı gibi kaçınılmaz
Çocuğun ilk ağlayışınca güzel
Bir ses.
Çünkü yüreklerimiz
Acılarla şişe şişe nasırlaştı
Kızgın demirlere değen ellerimiz
Su toplayıp kabarır, nasırlaşır
Ateşe ve demire dayanır
Yüreklerimiz acıyla dövüle dövüle
Çelikleşti.
Yalnız orda, ta dipte küçük bir çekirdek
Gözyaşı gibi titriyor mavisiyle havanın.
Kız çocuklarını...

Syndicate content