Ahmet Ada

YAZIT . .

sen ey yeniden çiçek açan ağaç...
gökyüzünün mavisini dağıtan rüzgâr..
bunlar senin gözlerin ey yıkıcı sevgili

sen ey yırtıcı sevgili, ey yetinmezlik
gökyüzüne alıştık, suyu işledik
sevinmelik gönderdiler dünyayı geçtik

sen ey buğday denizi gözlü sevgili
güz öğlelerinden geçtik
elimizdeki file bağ-bahçe sevinci

sen ey dirim sabahları, yoksul kuşluk
sarımsak kokulu sokaklardan geçtik
kalktı koru...

SEVDAYA İLİŞKİN

Yüzünü bana döndür

Böyle bakışımın nedenini sorma

Uzun tümceler ezberletirim sana

Kalın kitaplar getiririm o zaman

Dakikalar tükenir. Birazdan

Bir ömür tamamlanır

Yaşanır olur yaklaşan ayrılıklar

Otobüs şöyle bir sarsılır da

Yaslanır birden

Sevgilimin gurbet aklına

Bir su olur giderim

Gittiğim yerlerden alır

Esmerliğini yüzüm

Emekçilerin yaşamına karışırım sonra

Ter ...

SERÇE.

Giydim ben de yalnızlık hırkasını
Dilimde eski hüzzamlar
Kulağımda ipek sesi unutulmuş hatmi çiçeğinin
Kar mavisi kirpiklerinin sesi
Bir güvercin curcunası olan yaz göğünün sesi
Usulca çömelip yem arayan serçe sesi
Uçtum o serçeyle
Uçmasını bilen limon ağacının sesi
Bir Chagall resminin çocuksu sesi
Uykusuz şairler korosunun güneşli sesi
Sanayi sokağında hangarların orada
Uçarı gölgeler...

SEVGİLİ

Gitsem, gitsem, dargın ayrıldığım

Sevgilime bir mendil kiraz götürsem

Mutluluğun nice rengini

Yitirip de aradığım

Gençlik günlerimi

GÜNLERİN ÇIKRIĞINDA

Bir dağ gölünün ılık yıldızlı
Sularında hırçınca seken taş
Sen daha özgürsün, daha yırtıcı
Bir sapanın rüzgarlı ucunda
Buğday saçlı köylü çocuğundan

Kuğuların gölde buğulu bakışları
Rüzgarını yadırgayan çiçeklerin çanı
Uyandırsın seni kahyadan önce
Sen ki üretici sevinci taşıyan
Ekin bereketi verdin yüreğinden
Kanla zulümle örülen güne

Ötede bir bulut pabuçlarını giysin
Düş onunla yayla bükümü p...

ÜLKE.. .

Akdeniz mavisi saklı koynunda
Ey gül yanığı güller ülkesi
Yoldaşlık etsem kanlı gömleğinin acılarına
Küllerle savrulan ay ışığında

Kanadı gümüş bir kuş olup da
Yaz kış demeden dolaşsam dereboylarını
Kırmızı bulutları, sulara dökülen
Gazel yaprağına yazsam çığlığını

Umut hilesiz karanfilse sorguda
Tutuklanmayı bekler kimimiz geceleri
Ey türküleri çiçek döken ülke
Yurtseverlerin, yiğit şairlerin n...

ÖZLENİRSİN SEVGİLİM

Ne kaldı, ne kaldı son güzden geriye
Sevgilim, beklemesini bilenim benim
Kar yağdı kirpiklerine
Kar sesi kuşattı çevremizi
Umutlar gibi birikti kar
Özlemler gibi birikti
Biliyor musun acılardan örülü
Sözcükler kaldı aramızda
Acıları tersyüz ettik
Yenildik, evet düpedüz yenildik
İçimize bıraktık kar sesini
Yeni bir ezgi üretecek olan
Çığlıklardan, kurumuş gözyaşlarından

Biliyor musun gülün kokması...

BEGONYALI PENCERE

Senin bu küsümser yüz
Bir ağlar bir gülersin

Seninle ayakta duruyor
Hercai sözcüğü.
Seninle biçim - bozuma
Uğruyor Türkçe.
Günübirlik değerleri ters yüz ede ede
Döküntü değeri kazanıyor
Her sevgili.

Yüzün göğe açılmış
Gündeş yazı
Begonyalı pencere

İYİMSER BİR AŞK TÜRKÜSÜ

Bağlardan inen patikalardayım

Cebimde mis gibi şiirler, kuş cıvıltıları

Sokağınızdan geçiyorum öğle üstü

Sokağınızda sararan yaprakların kokusu

Şuramda ince bir sızı, serseri bir acı

Senden öncesi olmayan bir acı

Yalnız senin mecnunun olan bir acı

Her pazar geçtiğin yollarında bir yaprak

Yeşeriyor kuşanmış bütün cesaretini

Göğsünün içinde yaşatmak için aşkı

Bir yaprak da sen...

HEP SENİ SEVDİM

Hep seni sevdim
Yaz kendini anlatırken yaprak yaprak
Günler ne çabuk akıp geçti sevgilim
Yüzyıllar geçti sanki aradan
Yollar yollar boyunca yan yana
Hangi yokuşu çıktıysam seninle
Kuşlar uçuştular saçlarından

Hep seni sevdim, silinmez izi
Sevimli şaşkınlıklarımın o yazdan

Kır kahveleri kuş sürüleri sonra
Konuşmadan oturduğumuz masa iskemle
Demli çay, demli çayın buğusu
O yaz daha mutluydu seninl...

Syndicate content