mahmutcantekinmahmut...
, ADIYAMAN/
Haydar MetinHaydar...
,,, Hilden
sairzekisairzeki
54, BOLU
hasan hüseyin bayarhasan ...
52, istanbul
grafikergrafiker
,
serife25serife25
25, Bayburt
blackramcoblackramco
, mersin
eynazendeeynazende
, Kırşehi

Ahmet Erhan

TÜRKÜ

Uyandım, dağlarda duman
Ovada sabahın tütsüsü

Deniz ürperiyor uzaktan
Koynunda güneşin gülü

Kanat kanat dağılsam
Unutmam kendi göğümü

Gelirsin bana sulardan
Yüzünde yosunların tülü

Yaşamak, seni seviyorum
Demenin başka türlüsü..

AKŞAM . .

Nereye gitsem,
Hangi boylama sığınsam
Bir kentin kenar mahalleleri gözlerin
Ne kadar bulvarlara yerleştirsem de anılarımı..

Sensin, kendinden öte bir şeysin.
Bence biraz daha uzatmalısın saçlarını,
Bir yaprak fırtınasında usulca rakı içeyim.

Anladım,
Adı niye akşamsefası bu çiçeğin...

UYKUSUZ LEYLİ

Leyli okudum ölümün okulunu
Beştaş oynayarak yıllarla
Yüzümde mecburi hizmet solgunluğu
Uçkuru düşük bir acının ayazında

Leyli okudum... aklım karışık, bıyıklarım gürdü
Ömrünü parselleyip, alkole imar izni çıkartmakla
uğraşan
Bir memur, dayardı yüzüme yüzünü
uzun uzun içerdik her akşam

Leyli okudum ölümün okulunu
Ben çalışkanıydım intiharların - ip, ilaç ya da
sınıfta kaldım, okşadım diye oğlumu
Tayinim çıktı hayatın doğusuna...

ÖLÜMÜN SÖZLÜĞÜ

Yirmi dokuz çeşit ölüm buldum, bir de sen düşün
Artık yağmur altında mı olur
Nasılsa gözyaşları yosun tutmaz
Bellek denen o orospu,
ardından koşturur da kimseyle yatmaz
Bir gün gidenler de unutulur

Kaç şiir yazdım ki ölümden söz eder
Kimi görsem "daha ölmedin mi",
der gibi yüzüme bakar oldu
Arapçaları, İtalyancaları, Türkçeleri ayıramasam da
Sıfat, fiil, ad, zamir
Ölümün sözlüğüne çalıştım, yılla...

YALINLIK, BENİMLE KAL

Yalınlık benimle kal,mavi göğümün
Enginliğinde uçan kuşların kanatlarına
Şiirler yazayım diye,onlar götürsün
Sevincini sözcüklerimin uzak ülkelere...
Yalınlık benimle kal,bir yaprağın
Yeşilliğinin altında damar damar yatan giz gibi
Baktıkça derinleşen bir şey
Okudukça yenilenen şiirler yazayım
Sözcükleri eğireyim gecenin saçlarından
Artık bilmiyorum bu serüven nerde biter?
Hiçbir belirti...

KOKTEYL

Evlerde, güneşin kapadığı evlerde
Bir çocuğun güzel günler düşündüğü
Molotof kokteyl yaptığı
Bir ölçü cin, votka, nane likörü, soda
Ve sonra birbirine bir güzel karıştırdığı
Bir ölçü ölüm, hayat, acı, mutluluk
Go home amerika! Go home amerika!
-Altıncı filo büyük bir törenle karşılandı
On-onbeş kişilik bir topluluk
Sol yumruğunu gökyüzüne doğru kaldırdı
Dostlarımız gücenmedi bile

Babam o günlerd...

UÇURUM .

Aklımda kayalar kopuyor, duvarlar yıkılıyor
Yüreğimde, kuruyan bir ırmağın yatağındaki
boşluk
Ayak izlerimi bırakmaya çalışıyorum taşların
üstünde
Kimsenin arayıp bulamayacağı bir adresim var artık.
Dostlar da çekilip gidiyorlar hayatımdan
Yürüdükleri yollarda arıyorum anları,
Sevdikleri kıyıların gözlerinde
Kendi sularınca boğulan bir denizim ben
Kendi taşlarınca zapt edilen bir kale
Başımı avuçl...

BULUŞMA

Hiçlik´te bulaşalım sevgilim, oturup konuşalım
Dört yanımız dizboyu insan
Yağmurdan bile usanalım
Yağmurla sevişirken

Bende inanmaların çağı geçti
Sende sanki ilkbahar
Bizimkisi karşıtların birliği
Böyle sevgili olunur herhal

Nihilist bir otobiyografi
Buldum iç cebime astım
Ben de bir kelimeyim ölümün dağarcığında
Türkiye benim yurdum

Hiçlik´te buluşalım, öpüşürken göz kırpalım
Baş...

YOLCU..

Akdeniz kazan,
yüreğim kepçe
dönüp, dolaşıp durdum
turuncu sokaklar
boyunca.
Elimde bir mavi
çiçek kaldı.
Ben soldum,
o solmadı..

İKİ KÖŞELİ YALNIZLIK

Gökyüzüne asılı kalmış bir yankı
Arıyor kendisini bırakan ağzı
Yeniden,yeniden sesini bulmak için

İki köşeli yalnızlığın bir ucunda sen,bir ucunda ben
Birleşip ayrılıyor çizgilerimiz
Hangi boyuttan koparılmıştık ki biz

Anı bile yok,ses,koku bile
Bir elin yazdığını öteki el karalıyor sanki
Silgiler hatırlıyor,kalemler unutuyor bizi...

Syndicate content