Ahmet Uysal

KIRGIN GÜNLER GÖÇEBESİ

Yurdun neresiydi senin
Ey rüzgâra bürünen göçebe

Tükettin işte barındığın
Kırgın günleri de
Biriktirdin ve çürüdün
Eski taş oyuklarında
Çimlendi gizlediğin tohum

Islak bir çizgiydin
Kuşların geceye çizdiği
Acı sularında çığlıklar
Kırk yıl eğirdin ipliğini
Kırkıncı şiirinin

Önünde duruyor şimdi
Yangınlar atlası temmuz
Kül üreten kent günleri
Geçit vermeyen köprü
Çıkrıkta bekleyen iplik

Çıkı...

ÖLÇÜMLER SÖZLÜĞÜ

hüzün/ölçer
rüzgâr: hüzün ölçeridir eylülün,
ürpertir geceyi öptüğü yerden

acı/ölçer
şiir:acı ölçeri kanlı yüzyılın
yaralı bir temmuz atlasında

aşk/ölçer
hançer:ah, onunla ölçülür bütün
ölümcül, yasak aşkları ülkemin

güz/ölçer
şair:güz ölçümüyle yazan şiirini
uyaklar düşüren uzak rüzgârlara

KALIT

cemal süreya´nın öldüğü
yaşı da geçtim

öldü
sevdiğim şairlerin çoğu

yağmura indirgediğim
söz

ve bir ince rüzgâr
kaldı bana onlardan

SON DURAKTA

Bir düşteydin bunca yıl
Boynunda şiir ilmeği
İnce olsun istedin hep
İnce olsun şiirin ipliği

Bir sürgünden bir sürgüne
Her zaman şiirden beklemeli
Eski bir çıkrık olsan da
Gülle dokudun ipeğini

Şimdi son duraktasın işte
Cemal´in indiği durak
İnmek istediği Metin´imizin
Sana bir şiir yazımı uzak

SONSUZ

yaz geçer günlerin tortusu
şiirden sorulur

hesabını versen de uzak iklimlerin
şiirin sonu hep sorgudur

şair, kuruyan otlarla özetliyorsun o büyük aşkını
halbuki her şey senin elinle aşk olur

yıktın yükünü ıssız ormana, sesinde ırmakların
akışı duyulur

işte sen de anladın sonunda bunu
yaşam ki şiirle sonsuzdur

GÜZALTI ŞİİRLERİ

-hüseyin´e, hidayet´e-

artık gizlisi kalmadı arka bahçemin
ele verdim saklı orman yolumu

yaşlı kadınlara dağıttım
kurutulmuş otlarımı da

genç şairlere gönderdim, kırk yıldır
biriktirdiğim rüzgârları

seksen öncesi, sonrası,
ben hep bir kırgınlığı yazdım

nasıl olsa bilirdi büyük ustalar,
yalnızca gül alıp satmadığını bir şairin

SONSUZ VE BÜYÜLÜ

Sisli şehirler bıraktın bana
Erken ölümünü kuşların
Ay ışığı da görünmez oldu
Çiçeksiz, yarım balkonumda
Uçuşan eteğini bulamadım

Kalbimi acıtıyor tenimin yarası
Her gece amansız bir sorgulama
Elimde kalan kırık dal ucu
Yırtıyor dokunduğu yeri
Kanlı bir hançer yatağımda

O kırgın yağmur sokağı da
İşte kaybetti ince yağmurunu
Silindi penceremdeki ıslak gölge
Yakıcı öpüşlerin sıcaklığı
Tuzun eski t...

UNUTULMUŞ BİR MEKTUPTUR AŞK

kırılgan günler edinmişsem
altmışından sonra.
bir çiçeği
koklar gibi tutacaksınız demektir bu
tutarken saydam ellerimi

aşkın önüne geçen şiirler beklemesin
artık benden sevdiğim kadınlar

ve bütün güzel kadınlar,beni
öper gibi öpsünler yaz ırmaklarını
sevgilim olan, kızım olan, ıssız
ormanım olan ülkemin o kadınları

ölümü ardına almış,çağcıl
soluğumdur yarışır durur hala atlarla

be...

GECE TANIMLARI/ 2

bir kadın tenidir gece
ay ışığında soyunan
benim için mi gizlice
gelir denizin koynundan

suyla rüzgârla öpüşür
onun ıslak ürpertisi
açık kalsa üstü üşür
kayınca şiir örtüsü

SÖZLÜK

leylâk: yağmurlu günlerde
mora boyar gecenin örtüsünü

poetika: yağmur sözlüğüyle yazılır
burada rüzgârların şiiri

rüzgâr: küçük orospu çiçeklerinin
kokusunu sürükler gizli bohçasında

gece: güz ırmağına düşürür
tülünü, koynuma girmeden önce

Syndicate content