En son yorum ekleyen üyeler(resimli) | Hemen üye ol, seçkin bir ortama katıl!
drozakdrozak
48, yalova
KILIÇ KESKİNKILIÇ...
57, denizli
mahmutcantekinmahmut...
, ADIYAMAN/
idriscaglaridrisc...
, Elazığ
Yakuphan kılınçYakuph...
, Antalya m
mehmetalucmehmetaluc
51, Ankara
seref_cosgunseref_...
52, Balıkesi

Ahmet Uysal

SÖZDÜŞÜ METİNLER

Sen ki bir sözdüşüydün
Ulaşan en eski aşklara
Kırık testimde biriken su
İlk yazılı taşı söylencemin

Sendin bulduğum büyü
Bozkır buğulu bedenimle
Tuzuna inandığım çöl kumu
Kuşlar uçurtan susuzluk

Yollar ayrımı yüreğim
Zaman dokuyan çıkrıktı
Dönen ışık hızıyla
Boşluğa düşen sarmal

Aşk ki bir sözdüşüdür
Çıkar en eski yazmalara

SANA NE SÖYLESEM ÖMRÜM

Güz geldi ah, güle ne söylesem
Sana ne söylesem ömrüm
Sen ki şiirler düşürürdün
Uzun uğultularla akan sulara
Toprağın tuzu, taşın izi olurdum

Ayışığı toplardın güllerden
Gecenin ürpertisinden çocukluğumuza
Kırgın kadınlarımıza yazılarda
Oradan oraya savurduğumuz
Sarılan sarılan yalnızlığa

Şimdi nasıl koysam yerine
Kırılan dalı, örselenen çiçeği
Okşasam usulca, öpsem öpsem
Bulutlarla...

GÜZ SONU ŞİİRLERİ

Her şey hazır belki
yarın giderim
Yağmurun sesini de
alırım yanıma
Gömleğimin cebindedir
kuruyan otlar
Eski yerinde kalır gene
bozkır kokusu

Herşey hazır kesin
yarın giderim
Kırgın güz sokağı
uğurlar beni
Benim için rüzgâra
bürünür evler
Kapısını açık bırakırım
ıssız avlumun

Her şey hazır olamaz
hayal bunlar
Şehrini bulamaz bulanık
akan nehir
Savrulur derin vadilerden
düşer köpüğü
Kırık bir dal ucuna döner
kırgın şiirler

ISSIZ GİDİLİR KUMSALA

uzun gidilir öteki ucuna kumsalın,

martı izlerine basmayınız lütfen

çocukların arasından geçerken,

çakıl taşı toplamak iyi gelir ömrünüze

gece içilen son şaraptan sonra,

başlar orada sevgililer zamanı

devrilirse kaçamak öpüşlerle

aşkınızın kum masası, şaşırmayınız

unutulmuştur masallarınız, belki de

paslı izler kalmıştır bellekte

ıssız gidilir sonsuza, ölüm için

giyininiz artık, sonsuzluk giysinizi

SİSLİ ŞEHİRLERDE KALAN

Sisli şehirler bıraktın bana
Erken ölümünü kuşların
Ay ışığı da görünmez oldu
Çiçeksiz, yarım balkonumda
Uçuşan eteğini bulamadım

Kalbimi acıtıyor tenimin yarası
Her gece amansız bir sorgulama
Elimde kalan kırık dal ucu
Yırtıyor dokunduğu yeri
Kanlı bir hançer yatağımda

O kırgın yağmur sokağı da
İşte kaybetti ince yağmurunu
Silindi penceremdeki ıslak gölge
Yakıcı öpüşlerin sıcaklığı
Tuzun eski t...

O TEMMUZLAR

Nereye gitsem karşıma çıkıyor ansızın

O temmuzlar, gözlerine benzeyen bir kızın

O temmuzlardı karanlığı sevdiren bana

Parlarken uzaklarda ışığı bir yıldızın

Otlarla, böceklerle uyuduğum günlerdi

Simgesiydim sonsuz bozkırlarda yalnızlığın

Şimdi unuttum bütün adları ve yüzleri

Yüreğimde yangınları kaldı temmuzların

Solumak, bir daha solumak o temmuzları

Güzelliğine vararak çok eski yazların

DÖRTLÜKLER..

Geceyi aldattım suç ortağı
arıyorum kendime
Geçen ömrümü aldattım aşklar
kapatmadı yaramı
Bir çocuk ağlıyordu içimde
yaz yağmuru sandım
Ah, yaşlanarak mı silsem onun
ıslak yanağını

Uzun koşu bitti yarısını bile
geçemedim çölümün
Deli dikenli kaktüsün tutamadım
yasak yemişini
Yenildim bu kuşatmada da uzun
mızrağım kırıldı
Yere düşürdüm aşk burcundan
simgesini üçgenimin

YALNIZLIK ŞİİRLERİ

yaz

uzun bacaklı
bir kadındır yaz
gizlice uzanan yalnızlığıma

güznihal

zaman alevidir, geçmez
yine bir güznihal
daha bırakır ardında

elveda

dudağımda uzun öpme
imleriyle söylüyorum
son sözlerimi yalnızlığa

yaz öğlesi

yosunlu kayalar
dibinde, saydam bir yaz
öğlesidir yalnızlığım

hayal sözler

dilimin altındaki
hayal sözlerdir
yalnızlığımın şiirleri

İNCE BİR HANÇER

Issız bozkırda usul esen
yaz yelidir hançer
Bütün eski kalıtların yanılmaz
belleğidir hançer

Ayrı kalınca kınından yitik
gümüş kabzasıyla
Zaman içinde çürüyüp gidecek
eğri demirdir hançer

Yıkım günlerinde odur öfkeli
imgesi şairlerin
Pul pul döker pasını birden
umutla devinir hançer

Ay ışığını sever ne de olsa
gecenin dostudur
En çok bir kadın koynundaysa
sevinir hançer

Islak bir parıl...

EVVEL ZAMAN ŞAİRLERİ

NECATİGİL
Sokaktan eve taşırdı
İncecik kırgın bir aşkı

EDİP CANSEVER
Mendilinde kan sesleri
De bıraktı Edip Abi

TURGUT UYAR
En güzel ona uyardı
Büyük Saat, erken durdu
Kayayı Delen İncir´in
Yurduydu onun da yurdu

CEMAL SÜREYYA
Çiçek dolu şapkasıyla
Hep güvertede oturdu
Ölümünden sonra bile
Cıgarası yandı durdu

CAHİT KÜLEBİ
Mavi bir türkü söyledi
Bergüzâr oldu Külebi

NÂZIM
Yeryüzüne bir kez gelir
Adı Nâzım olan şiir

Syndicate content