Aydın Hatipoğlu

AKŞAM

Ürperen denize kavuşan akşam
Ne çok yalnız adam çiziyor ufka
Ne çok yalnız adam ne çok kadın ne
Yitmiş umutlar gibi bir günü noktalayan

Hiç sevinçler göğermez mi bahçelerinde
Acı ve hüzün taşıyorlar durmadan
Nerde çiçekleri ellerinde nerde inançları
Birden geceye bulanıyor saçları

Hâlâ gülüşlerini arıyorlar aynalarda
Hep ölüm hep karanlık hep korku hep

ALAZ

Hüznün kızıl yaprakları düştü zamana
Aktı canlar yangınlardan o kızıllığa

Karardı coşkular söndü umutlar
Döndü ağır ağır umutsuzluğa

Sesler koparıp kanayan şarkılarımdan
Göçüp giden kuşlar gitti uzağa

Kurumuş dallara takılmış bir uçurtma
Düşürür çocuk sevdalarımı tuzağa

Sustu solgun bir gül gibi akşam
Savaşları soygunları bırakıp küstü çağa

Bilmem hangi eller hangi kadehler
Kalkar bir uzun sükût gibi yalnızlığa

KEDİ

Usulca okşuyor sesi sabahı
Güne ulanan bebek uykusu
İğdiş sevinçlere hazırlanıyor

Usulca geriniyor düş günlerine
Eşkiya doğası çiziyor sınırları
Sağıyor sevginin memelerini

Usulca sofalara sızıyor korkusu
Özgürlüğü bilmiyor kuşatılmış
Kıyısında hiç yaşamadığı sevda

Müstevli ordulardan arta kalmış nefer
Yalnız ve içedönük kimi zaman da
Usulca çıkıvermiş mısır tarihinden

SÜRGÜNÜM YALNIZLIĞA

Karanlıktan korkan çocuk
Boğulmuş çığlıklara koşuyor
Boş tenekeler takılıyor ayaklarıma
Soluğumu tıkıyor sokaklardan akan çiğfe

Bir papatya beyazı çiğneniyor
Kirli agorasında başkentin
(Ve ormanlar yanıyor)

Haramiler tanrı tacirleri bezirgânlar
Ölüm alıp ölüm satan/lar
Bir bebek gülücüğünü pazarlıyorlar haraç mezat
(Ve ne kadar soylu şey varsa insana ait)

Faili meçhul bir kayıptır yüreğim
Dar k...

HANIMELİ

Gün mü uyanıyor
Gül mü
Yaprağında çiğ tanesi
Kokla/sam

Süt mü sızmış balam
Gül memelerden
Bir bebek gülüverse
Okşasam

Seher yeli geçer gibi
Gelin dalından
Dağıtsan saçlarını
Uzan/san

Bir çin porseleni kadar saydam
/Sırçadandır gümüş teni sırçadan/
Düşlerin ürperir mi
Dokunsam

Sanki mermer heykellerde yaşayan
Kadim yunan
Yakın dursa da
Uzak /san

Bir de pamuk toplarken gör tarlalarda
Türküsünü ...

KANLICA

Sen zehir yeşili bir resimsin
Kararmış çam ormanlarından
Eski izniklere sıçramış acı
Ellerinde pürüzsüz beykoz izleri

Sen serin bir çizgisin
Uçuk denizlerin zemherisinde
Çeşmibülbül burgacında yükselip
Umuda huruç eden selçuki derviş

Sen zor bir küheylansın
Özgür ırmaklar akar soluğunda
Bakar mermer merdivenli tapınaklarda
Donmuş gülümseyişiyle meryem

Sen bir masalsın düş kuşaklarında
Yasak sev...

NİŞAN

Suların uzak denizlere vardığı yerde
Uçsuz zamanlar çiçeği
Lanetli zakkum
Sağıyor yitirilmiş maviyi ıtırlardan
Yüzüm bulutlara boyanıyor
Ey çocuk aklım

Savruk bir yağmur sonrası
İçe kapanış
Duyarsızlığı sürüyor üstümüze
Sekerek bir küfürden geçiyor pırıltısı
Ne yağmur duyuyor sesi
Ne pencereler

Her şey yarım yamalak
Yarım yamalak sevi
Bir kadın köpeğini salıyor özgürlüğe
Koşup bütün zamanlara sa...

YAPRAK

Karanlık sıvışıyor
Korkunun denizleri saydam değil
Uyanıyor düşlerinden ırmaklar
Suda hüzünlü bir yaprak
Okşuyor saçlarını duygusallığın
Bir çiçeğin maviliği
Doyuruyor ergenliğimi

Karanlığı bir çam dalı başlatıyor
Önce ormanlar vardır
Dalgın çocukların sevdalarında
Rüzgarlar mı taşır hala
Eski çağlar baltasını
Gecenin bahçelerinde
Irmak kımıldıyor
Suda sevdalı bir yaprak
Ölümün tar...

DİLLEŞMEK

Savrulan saçların gibi savurur
Uzak iklimlere sesin sesimi
Güneşe koşan yağız çocuklar
Dilleri yüzyılları soluklar

Neler der toynakları incecik
Akıtması apak sevgililer kuytuda
Kavgalarda ilençlerde ne derler

Duruşu onurlu bir başkaldırış
Sekişi kaçınılmaz bir boyun eğiş
Sevgileri kardeştir sevgilerimize
Sövgüleri sövgülerimize benzer

Gelir sıcacık türkülerim
Seklavi eşkin yürür dünyaya
Toprağı...

KARA...

Kara
Kara/nlık
Çözülüyor tel tel
İpek bir şalın dalgalarında
Parlayıp sönen yıldızlar
Yansıyor laciverde

Kara
Kara/nlık
Bir keman akıyor ırmakta
Kadife gözleri kara sürmeli
Bir çingene kızı bakıyor
Uzayan kıvrılan savrulan
Yılan dilli alevlerin ardından

Kara
Kara/nlık ışıyor
Geceye ay vuruyor
Irmağa gün
Dökülüyor büklüm büklüm
Ak yuvarlak yamaçlardan
Kırk örük kırk ibrişim
Şavkıyor şafak
Dağlanıyor ellerim

Syndicate content