Behçet Necatigil

KAÇAKLAR

Bölün bölün kaç parça, evleri düşün
Dayanılmaz özlem uzaklara.
Önlenmez korku: Ölüleri düşün!
Sonra bu kafayla yürüttüğün işin!

Saçlarda akları nasıl saklamalı
Sığınmaya yağmurla saçak
Koy üst üste tabakları
Kolay gider, tek tek taşıma!

Ben şimdi yakındaki arsada
(Siz de gelin, üç beş adım)
Yaşıtım çocuklarla
Bilye oynuyorum.

KİRLİ SORU

Benim oralarda hiçbir işim yoktu
Şeytana uydum
Aç ahtapotlar kaynaşırken dipte
Kaypak kalabalıkta sürükleniyordum

İnce yüzünüzde üzgünce bir bakış
Birden sizi gördüm
Açtı arı doruklarda bir safran
Durdum

İlk sevgili güldü yitik anılardan
Mutsuz, yalnız
Sessiz kınamanızı, utançlarda küçülmüş
Aldım, geri döndüm

Gelsem
Siz yine orda mısınız?

GECE VAKTİ

Erkekler evlere çekildi çoktan,
Katran gibi camlara yapıştı perde.
Göreyim sıkıntıyı sav başından,
Gel de dolaşma caddelerde.

Kale her zamankinden korkunç:
Gece vakti, karlar altında, kışın.
Üzüyor mu seni delikanlı,
Yollar gibi sokaklarda kalışın?

Yine yarın benimlesin bekleyiş,
Gelmedi posta treni!
Bu berbat düşünceler saatinde;
Tanrım, başıboş bırakma beni!

ESKİ SOKAK

Küçük ahşap bir dizi evlerdi
On yıl önce o sokak.
Sonra geniş caddelere çıktık
Apartman - - sizden uzak.

Çocuklar orda büyüdü
Orda okula gitti,
Komşunuzduk ama görüşemedik
Hiç vakit yoktu.

Sizdendik, yalnız biraz okumuş,
İki kadın, bir erkek, iki çocuk
Uykulu, acele bir karıkoca
Bizdik geçen önünüzden başları eğik.

Akşamları çanta, file - - yorgun, ağır
Dönerdik eve.
Bir hamal bil...

SADE

Ancak bulunduğun yerde,
Gündüzüm gündüzmüş,
Yokluğum seni de üzmüş,
Allah kısmet ederse
Kalkıp geleceğim.

Fazlası istenmez bence,
Gözlerin olmalı sade
Görüp göreceğim.

BİR BİR DAHA BİR DAHA

Tanrı imtihan eder
Tekrar imtihan eder
Kul hazır ümitler
Kendi öyle zanneder.

Kiminde hafif geçer
Hatta bir şey sorulmaz
Kiminde bu kaçıncı
Çokları isyan eder.

Değişik konular
Ne belli bir kitap
Ne bunca hastalıklar
Birbirine benzer.

Ezelden yazılmışsa
Geçilir ince köprü
Herkes mutlu olamaz
Boşunadır çareler.

Onu neye bıraktı
Sır gözetir Tanrı
Kutsal aydınlığına
Sırları kalkan eder.

KAPI

Çalınır
Kim ne getirir
Vazgeçemediklerin
Anahtarları vardır.

Sezilir
Kim ne zaman gelir
Yatağında uyuyan bir kedi
Söyler içindeki türküyü

İnsan bazan o kadar yalnızdır.

EŞYA GÜCÜ

Güçsüzüm eşyalara
Kırılsa, bir şey olsa
Nerde yapacak adam
Git gel yalvar!

Kırılsam insanlara
Çaresi var
Çekil yalnızlığa
Güçtür aynalar.

BİR ÖLÜMDEN KALANLAR

Doğuşundan beridir sakladığı
Tanrının bir emaneti vardı.
Yatağa düştü,
Üçüncü gün akşam üstü, geri verdi güler yüzlü.
- Kalsın bende temelli, diye ağlar bazıları. -
´Pişirdiğim aşla, bağladığım başla gideyim,
Üç gün yatak,
Dördünde toprak olsun yerim! ´, derdi.
Geleni gideni yokkken gençliğinde bile,
Akşamları gizli gizli, bilinmez
Kimi gözlerdi?

Tanrının sevgili kuluymuş,
Muhtaç olma...

BEYLER

Sökülende bir çadır
Yaklaşırken çıngırak
Deve boyunlarında
Kulak çınlamaları.

Önünde, uzakta alıştığın sofra
Alırken ondan ondan
Çıt eder, çatlar fanus
Kulak çınlamasından.

Ne telaş, ne de ezgi
Çevrenizde güzeller
Yahu, beyler!

Kesilir uğultu
Silinir arazi
Gider tapu, beyler!

Syndicate content