Fazıl Hüsnü Dağlarca

Sonrasızlık

Dursun bu hatıralar geçerken
Kalbin nedameti biraz daha
Beni hangi yıllara götürecektir.
Dağlar arkası Allah'a

Dursun kapılar yolcular,
Sorsun, benden nasibini.
Ki içime sesizlikler vermekte,
Uzaklarda kalan ninni.

Karanlıklar devam eder yıldızlardan,
Yıldızlar mevsimlerde karanlık bir salkım.
Şimdi nerelere varmıştır.
Camdan gemilerle yolladığım.

SÖYLE SEVDA İÇİNDE TÜRKÜMÜZÜ

Söyle sevda içinde türkümüzü,
Aç bembeyaz bir yelken
Neden herkes güzel olmaz,
Yaşamak bu kadar güzelken?

İnsan, dallarla, bulutlarla bir,
Ayrı maviliklerden geçmiştir
İnsan nasıl ölebilir,
Yaşamak bu kadar güzelken?

DAHA US

Taş atar aylara günlere gezegenlerden o,
Avuçlarında en bağnaz inanış, soyunuk.

Ver sen bir ölçek, bir ölçek daha, bin yıl ötesinden,
Aç gömüleri Dara´nin soyunuk.

Emmez ki bebe, dolmaz ki bebenin annesi,
Nice emse emdirse, anlam soyunuk.

Bir kurt ulumaz, ama kılları delice büyür,
Bakımsız ormanlara, mağaralara, soyunuk.

Yetmiyor, yetmiyor bana bu yeryüzü yalnızlığı,
Burda bütün sevdiklerim soyunuk.

DAYAK

İster misin ellerimizi birleştirelim,
Sen iki vur, ben iki daha,
Çalmış mı,
Emmiş mi alın terini ulusunun,
Sen dört vur, ben dört daha.

Gemi seçmeye mi gitmiş 20 kişi, çay bulmaya mı yollanmış
30 kişi,
Dışbakan olmuş da yüzde mi almış.
- Saçı bitmedik çocuklarım aç iken kerpiç köylerde,
Bebek kızlarım gecelerce aklığını satarken-
Sen yedi vur, ben yedi daha.

Ha, ister misin ellerimizi...

GEÇEN ŞEY

Kocaman yıldızlar altında ufacık dünyamız,
Ve minnacık bir ``hane´´:
Kokar kır çiçekleri gün ağarmadan,
Anısız, uykusuz,
Kokar nane.

Ta öncelerden beri mestolmuş herkes,
Bir bakıma her şey ``mestane´´.
Hayal edilir nazlı yar yönlerden,
Aşk ile kuşlar süzülür,
Değisir gökler şahane.

Farkında değil gönül,
Sanki hepten divane;
İçimizden, dışımızdan
Geçer vakit
Zalim, zalimane !

SİNCAP

Şu ağacın tepesinde

Var bir sincap

Ceviz kırar, yemek arar.

Her gün göremem ki

Saklar onu

Anne yapraklar.

GERİ VERİN

Peki alınız sizin
Daha istemiyorum
Bu el bu ayak
Bu duyu bu düşünce
Sizin
Daha istemiyorum
Dallarda göklerde sularda
Açılarım bir denklemle uykusuz
Belki anlarlar beni
Sevindirirler umdururlar ama
Sizin
Daha istemiyorum

Ta çocukluğumdan beri
Yanım sıra yürüyen
Sevince acıkınca
Konuşunca yazınca duyduğum şey
Sizin
Daha istemiyorum

Gece koyu karanlıklar büyür
Alır tasalarımı ...

YENİLEN BÜYÜR

İşte karanlık büyümüştür,
Dağ daha dağ
Su daha su
Yıldız daha yıldız olmuştur ötelerde.
İşte karanlık büyümüştür,
Ellerin
Ayakların
Solukların karası,
Göklere, göklerin karasına karışmıştır kocaman.
İşte karanlık büyümüştür,
Yaralı atların kişnemeleri
Geri çekilen topların gıcırtısıyla büyümüştür yusyuvarlak.
Uzaklarda
İzmirden çok uzaklarda
İşte karanlık büyümüştür,
İşte gözlerini örtmüştür yenilen.

BOYALAR

Yeşil çalışkandır,
Kırmızı yaramaz,
Sarı uykucu,
Ak yıkanmış,
Kara korkak.

Ben erkenden
Anaokuluna giderken
Yeşil gibiyim.

AKDENİZ ŞİİRLERİ

Sen Deniz Gök,
Bir an dursanız uykuda
Büyür bir yosun geceye karşı.

Tedirgin olur ölüler
Bir an yaslansanız karanlığa,
Sen Deniz Gök.
---------------------
Dalarım engine
Ki yaşadığım
Anladığımdır.

Roma´yla Kartaca´nın arasında
Yüzer, sevgi sevgi
İstanbul.

Böler bir kuş düşüncemi ikiye
Maviden
Yarıda kalır içki.
---------------------
Dersin ki
Ellerimize değecek
Yıldızlar
Bü...

Syndicate content