Sadık YılmazSadık...
36, İSTANBL
nesimseknesimsek
49, Ankara
mahmutcantekinmahmut...
, ADIYAMAN/
pilotpilot
42, Dalaman
drozakdrozak
48, yalova
beriwanberiwan
, Wan
6666
56, Ankara
kemaldoganaykemald...
59, Tokat Zil

Garcia Lorca

ISSIZLIK

Dinle çocuğum ıssızlığı.
Dalgalanan ıssızlığı,
Vadilerin kaydığı ıssızlığı,
Yankıların olduğu ıssızlığı,
Alınları toprağa eğilten ıssızlığı

UMARSIZ AŞKA GAZEL

Gelmek istemiyor gece
Ne sen gelebiliyorsun o yüzden
Ne de ben gidebiliyorum.
Ama ben gideceğim.
Akrepten bir güneş şakağımı yesede.
Ama sen geleceksin.
Dilin tuzlu yağmurlarca yakılmış.

Gelmek istemiyor gün.
Ne sen gelebiliyorsun o yüzden.
Ne de ben gidebiliyorum.
Ama ben gideceğim.
Kurbağalara atarak ağzımda çiğnediğim karanfili.
Ama sen geleceksin.
Çamurlu lağımından karanlığın.
...

AKŞAMIN NİNNİSİ

Ninni söylüyor akşam,
portakallara.

Kız kardeşim şarkı söylüyor:
Dünya bir portakaldır.

Ay ağlıyarak diyor:
Bir portakal olmak istiyorum.

Olamaz kızım,
pembeleşsen de.

Olamaz dönsen bile
küçücük bir limona.
Yazık!

AĞIZ-KASİDE

Kapadım balkonumu
duymak istemiyorum ağıtı
ama yalnız ağıt var
gri duvarlar ardında

Çok az melek var şarkı söyleyen
çok az köpek var havlayan
bin keman bir avuca sığıyor;
Ama ağıt koskoca bir köpek,
ağıt koskoca bir melek,
ağıt koskoca bir keman,
gözyaşı ağzını tıkıyor rüzgarın
duyulmaz başka bir şey
ağıttan

DENİZ SUYU TÜRKÜSÜ

Deniz
gülümsüyor uzaktan.
Dişleri köpükten,
dudakları gök.

"Ne satarsın, deli kız
rüzgarda memelerin?"

"Suyunu denizlerin, yiğit,
suyunu denizlerin."

"Ne taşırırsın kara oğlan,
kanınla karıştırıp?"

"Suyunu denizlerin, yiğit,
suyunu denizlerin."

"Bu tuzlu gözyaşları, ana,
nerden gelirler?"

"Ağlarım suyunu denizlerin, yiğit,
suyunu denizlerin."

"Bu derin sızı, gönül,
nerden doğdu oy?"

"Ne ac...

ATLININ TÜRKÜSÜ

Kurtuba

Uzakta tek başına

Ay kocaman at kara

Torbamda zeytin kara

Bilirim de yolları

Varamam Kurtuba´ya

Ovadan geçtim yel geçtim

Ay kırmızı at kara

Ölüm gözler yolumu

Kurtuba surlarında

Yola baktım ama yol uzun

Canım atım yaman atım

Etme eyleme ölüm

Varmadan Kurtuba´ya

Kurtuba

Uzakta tek başına

GİDEN CAN

Ne boğa tanır seni ne incir ağacı,
Ne evindeki atlar ne karıncalar
Ne çocuk tanır seni ne de ikindi
Ölüsün çünkü, dirileceğin de yok

Taşın sırtı da seni tanımaz artık,
İçinde düşündüğün kara atlas da.
Dilsiz anıların da tanımaz seni,
Ölüsün çünkü, dirileceğin de yok.

Deniz kabuklarıyla geldiğinde güz,
Sis üzümleriyle, dağ öbekleriyle,
Gözlerine hiç kimse bakmak istemez,
Ölüsün çünkü, ...

HOŞÇAKALIN

Ölürsem
açık bırakın balkonu.

Çocuk portakal yer.
(Balkonumdan görürüm onu.)

Orakçı ekin biçer.
(Balkonumdan duyarım onu.)

Ölürsem
açık bırakın balkonu!

SERÜVEN DÜŞKÜNÜ BİR SALYANGOZUN BAŞINA GELENLER

Bir çocuksu tatlılık
almış sakin sabahı
Ağaçlar da geriyor
toprağa kollarını.
Bir titrek buğu
örtüyor ekinleri,
ve örümcekler geriyor
ipekten yollarını,
-sarıyor yol izleri
göğün parlak camını-
Kavaklı yolda
bir pınar durmuş şarkıya
şarkısı otların arasında.
Ve patikanın sakin
efendisi salyangoz
saf ve kendi halinde
çevresini süzmede.

Değerbilir ve
yiğit kıldı onu
doğallık için...

AKŞAMLEYİN SAAT BEŞTE

Saat beşte akşamleyin
Tam saat beşte akşamleyin
Ak çarşaflar getirdi çocuk
Saat beşte akşamleyin
Hazırdı bir sepet kireç
Saat beşte akşamleyin
Kalanı ölüm.Yalnız ölüm.
Saat beşte akşamleyin
Rüzgar savurdu pamukları
Saat beşte akşamleyin
Kristal,nikel serpti oksit.
Saat beşte akşamleyin
Kumru parsla savaşır şimdi
Saat beşte akşamleyin
Bir kalça,bir ıssız boynuz
Saat beşte akşamleyin
Sesler başladı,...

Syndicate content