Gönül Duranoğlu

SEVGİ KAÇAĞI

Yorgun sabahlara başlıyoruz
Karabasanlı düşlerden
En güzel anlar yaşamadığımız
Törelere tutsak mı
Zaman utanır savrukluğumuzdan
Rahatlığımız üçyüz yıl öteye
Bilmeyiz rengi nedir sevginin
Yeşil mavi
Eflatun belki büyüdükçe morlaşan
İyi biliriz korkularımız acı yeşildir
Bir de yürek dolusu haykırmayı haksızlığa
Soyunmayı kavgalara
Susmaları sevdalarımıza
İyi biliriz.

DENİZ GEZGİNLERİ

(Deniz'e masallar IV)

Dünyanın bilinmeyen insansız bir adasında
Akıllı ve hüzünlü otuzyedi deniz kuşu yaşarmış
Masal bu ya gerçekte bu kuşlar bir zamanlar insanmış
Tanrı onları kötü ruhlu insanlara görünmez yapmış
Vakt-i karanlıkta yaşarlarken ve insan suretindeyken
Bu kuşlar her karanlığa ışığı ve sevgiyi taşırlarmış
Günlerden bir gün bu 37 can ve dostları
Geçmişi aydınlık bir diyara sevgi al...

YARGI

Zaman umarsız bir konuktur gözlerimizde
Saz başlayınca acılı türkülere
İncecik bir ışıktır sevgiyi sevebilmek
Bilemedik
Gizli gömütler kazdık yüreklerimize

Sen ey suskunluklarla gelen
Kendinden habersiz acı
Bilir misin gözyaşsız ağlamayı
Pazarlık kurmamayı sevgi üzerine

Bir düş izlemcisi gibi
Toz duman içinden gelmiş
"yorgun savaşçılarıyız alanların"
Şimdi her birimiz sanık hem de yargıcız
Kendi tutsaklığımız önünde

ANNE BAK KAR YAĞIYOR

ne zaman kar yağsa
soğuk bir hüzün umarsız bir acı
gelir çöreklenir sayrılı yüreğime
bak anne kar yağıyor gene
küçükken her çocuk gibi
yağdığında sevindiğim kar
sanki yüreğime yağıyor anne
çocukluğumun soğuk kış gecelerinde bana
kocaman bir yorgan gibiydin
yıllar seni ufalttıkça
ben çocukluğumdaki sen gibi
kocaman oldum anne
her derdimiz için bir parça koparttık senden
senin yüreğin d...

EYLÜL RONDOSU

-Çiğdem'e-

Yine bir eylül bozgunu yüreğim
Yağmur saçlım gider olmuş bu ilden
Odalarda kokusu dolanır hala
Duvarlarda resimleri
Bakışlarında nedensiz bir parça sitem

Hüznün rengi hep paslı bir kapıdır
Kapanır acımasızca yalnızlaşmış akşamlara
Özlemse sayısız ilmikleridir yüreğimin
İki ters bir yüz uzayıp gider sonsuza

Bir çiçeği gizlice öper koklarsam eğer
Bil ki senleştirmişim bütün demetlerim...

İKİ SÜRGÜN

Kendinden başka bekleyeni olmayan bir yolcuyum
Karanlık bir sokağa bakıyorum tedirgin gözlerle
Trenim rotarlı bu yüzden vaktinde gelemiyorum
Yolcusu ve bekleyeni olmayan katar gara girdiğinde
Uyuyordum
Son yolculuklarımı artık tek başıma yapıyorum
Asırlar önce asyalı bir şamanla tanışmıştım
Develerimizle aynı yerde uyuduğumuz
Bir garip kervansarayda tanışmış iki sürgün
Sonra da ölümüne do...

DAĞ ŞİİRLERİ-SİSYPHOS 1.

Acıyla eski dostuz
Sevgiye adaklı
Yine de yalnız
Çıkarım yolculuklara
Kendine konuk
Bir dağlıyım
Ben bu dünyada
Torosları boyarım
Sabahtan akşama
Bulutlar siler boyalarımı
Akşamdan sabaha
Oysa dağlar sever
Yaban dağlıları

DOSTUM

Benzersiz umarsız
Bir bulut indi bahçeme
Kırkikindi yağmuruyla Ankara nın
Gece gibiydi gözleri
Ve kara bir gün gibiydi
Çaresiz
Gülüşü
Duruşu
Bir selam gibiydi
Kardeşime benzer
Tanıdık biriydi
Sımsıcak
Sevecen
Dost
Sanki bendendi
Gözyaşlarındım senin
Tanımadın mı
Dedi

YİNE AYRILIK ÜSTÜNE

Cankoparan fırtınası mı gelen
Acıları ve umarsızlığıyla
Bu kaçıncı bölünüşü yüreğimin
Yeniden çoğalmalarda
En olmayacak serlerde büyütürüz
Sancılı sevgileri
Kırgınlık kalır avuçlarımızda
Yakınmalar buz çiçeklerinde solar
Neden hep ayrılık üretir türkülerimiz
Ve hep suskundur eski geceler
Zaman tutsağı sevgilerimiz
Açar dağbaşlarının yalnızlığında..

...

Ben tüm kişilerinin
Mutsuz olduğu,
Bir garip kentin çocuğuyum
Yalnızlığım saçaklardan
Damlar içime
Benim yağmurlarım dinince,
Evrenimde toprak kokusu yoktur.
Ben sarhoş anılarımın rüzgarında
Delik deşik bir yaprak
Bazen de mutsuzluğunca mutlu
Bir bilinmeyen dert için
Bir bilinen kişiyi ararım ki
Mutlu mu mutlu

Syndicate content