Hilmi Yavuz

TEN İÇİN SONNET

ben tenime yürürüm, tenim benim gereksiz
et parçası, atılmış, duruyor bir kenarda...
áh, aşklar vardır şimdi, amaçsız ve ereksiz
birlikte dolaşırlar; yırtıcı ve hovarda...
belleğim? bir kurttur o! dâima ipe sapa
gelmeyen bir şeyleri parçalıyor... kemirgen!
aşk uzakta uluyor, yalnızlık lapa lapa
yığılıyor kapıma... âh, kendini kürerken
kaybolan kar günleri!.. elimle yediririm
tenimi yeralt...

KAAB İLE HIRKA

"beni örün, beni örtün!"

bir şey var: eski sözleri
uzun ve anlaşılmaz şeylere gömdüm
gördüm: sözlerin kumunda
bir vaha idi yaz
duydum, yeşil kuş, hadra!
dedi, ‘siz,
ölmeden önce ölün!'

"beni örün, beni örtün!"

gördüm: göğsünden kopan güneş'ti
yeşil sözü gördüm
avucunda doğan nehri
bir kemerdi; giyindim aşk'ı
hırkamı ördüm bürde!
dedi ‘üşüyordun,
sana verdim!'

"beni örün, beni ö...

AKŞAM VE SEN VE BEN

ikimizdik, sen ve ben, bir çiçekle
onun tomurcuğu arasında bir yerde;
öylece durur muyduk, ikimiz gibi?
dâima birlikte olurduk hüzünlerde...

anımsar mısın, yaz günü, bir bahçeyle
gizledikti kendimizi birbirimizden;
sen ve bahçe, ben ve bahçe, sen ve ben:
akşamlar derlerdik her ikimizden...

üşürüz, çünkü uzağız şimdi o yazdan;
ey, birazdan bir yazdan geçer olan, ey!
kimbilir ne anlama geliyor artık,
şu eskiden "hüzün" dediğimiz şey?

TENHA

her şiir boydan boya
bir ıssızlıktır artık
dizelerse giderek daha tenha

acının düzyazısı olmaya
hazır mi sözlerin kişi?
aşklar! onları yazan yasasın
sarışı
n atlas kağıtlarda yaz
ne güz okunur ağaçlar güya

sen sussan da susmasan da bir
tutup tutuştuğun hayale
ağırdan iri güller ve lale
düşer düştüğün melale
ve hüznü yeniden okumak
için bir kitap olur dünya

ve her şiir boydan boya
bir issizliktir artık
dizelerse giderek daha tenha

BEYAZİD PAŞA

. beyazid paşa

gün akşamlıdır devletlim
elbet biz de ölürüz

gözüm hep o asılmışta kaldı

sanki karanfil zülfünü dökmüş de
şimşir topuzlu bir gürz
indirilmiş gibi tanyerine
kanlıydı kartal kanadı
bir tarikat değneği gibi
pürüzsüz ve düz
bir beden, asılmış

gözüm hep onda kaldı

susan yazdı, konuşan güz
usuldu, uzundu denizin boyu
sanki tüy bacaklı bir tazı
ya da kırmızı ve koyu
bi...

YALNIZLIK BİR TARİHTİR

Yalnızlık bir tarihtir ikimiz
Dururuz odalarda bir giysi gibi
En kalın soluklarla çekiyor ipi
Kim bilir kimlere kalmışlığımız

Yalnızlık bir tarihtir sen misin
Bir geçmişi şurup giden ak turna?
Ya benden önceydi ya da çok sonra
Bir halk türküsüne gül olan sesin

Yalnızlık bir tarihtir onlarla
Gök dediğin iki kuşun arası
Ey ilkyazlı gülüşlerin sonrası
Ansızın donuyor gül, bakışlarda

KOÇ SALİH

ey can huması, bize bu ruzigardan
bir sayfa okur musun?
sen umuda bak ve onu güzel eyle

ey tanyerini kızıl bir harmaniyeyse
boydan boya örten uzun bedevi
bize altın lengerlerde ölümsün
sonra bir dudağı yerde
ve bir dudağı gökte bir devi
sanki sen doğurmuşsun
gibi acıyan memelerle
bizi emzir

gün döner, ay ırılır, ey can huması
bize bu ruzigardan
bir sayfa okur musun?
şimdi gök, susk...

DOĞUNUN KADINLARI

biz batan güne sahip çıktığımızda
ay, Bitlis'te sarı tütün
ya da bir akarsu imgesi
gibi yiğit ve bütün
bir ağıttı
kadınlarımızda
onlar hüznü bir çeyiz
çileyi ince bir nergis
ve gülerken bir dağ silsilesi
taşırlar
ve birer acıdan ibarettiler
kayıtlarımızda

kadınlar ki alınlarımızda
doğuyu mavi bir nokta
ve yazgıları çok uzakta
bir nehir yoluna
karışırlar
ölümleri duvaktan beyaz
v...

DOĞUNUN SORULARI

hangi umut, hangi sevda, hangi dağ
ve hangi-

dağ, allahu ekber dağlarıdır
sevda, nazımınki

ve ozan bir garip derviş işte
acısı Gevaş'ta, gidi Muş'ta
kendini yollarla bezemiş

mendili boydan boya meneviş
bir büyük akşamın külü
sabrı, hasreti doğulu

ve ölüm, bir kır yoksulu
gibi gök ekin arıyor sanki

hangi umut, hangi sevda, hangi dağ
ve hangi-

DOĞUNUN SEVDALARI-2-

ay kanar, sevda akar, bir dağ
bir dağ kendini delerse

sesini yangına verse
o dağdır acıların külhanı
ve usul uçan şahin
kanadında bir çerağ
ve kalbim bir sehrayın
gibi kendinde yananı
alıp hasrete giderse

ay kanar, sevda akar, bir dağ
bir dağ kendini delerse

akşam ki pekmezle yanıp
korkunç bir ipek humması
ateşi kükreten, vahim
ve kolsuz ve tecride hırkası
gibi kendini kuşanıp
ö...

Syndicate content