serife25serife25
25, Bayburt
samettplsamettpl
18, istanbul
Filiz ÖzmenFiliz ...
, Niğde
mahmutcantekinmahmut...
, ADIYAMAN/
Elena AdanElena Adan
34, Antalya
6666
56, Ankara
ZüricherinZüric...
19, ZÜRICH
şehribanşehriban
18, Van

Hilmi Yavuz

DEPREM

Sen benim kalbimin bakıcısısın
Güldeki karanlık yazıdan bir mesel
Sussam razı değil dile
Konuşsam derin ve geleneksel
Bir hüzündür
Dolaşır dilden dile

Ah bedenin, zakkum bedenin
Bir dağyolu tadında
Ve ben o yolu kalbiyle bilen
Yüzün gizemdir senin, yokluk
Acı sessizce yedi dildedir
Sevdalar kimdedir, kandedir
Ve depremler senin neren?

SEN BİR BÜYÜSÜN YAZ

ben hep yollar düşledim
derin yollarda yürürken

yollar gül sesleridir
beni yazın ta içine çağıran
gitsem mi? yoksa daha
erken
mi akşamın kovanında
anılar oğul verirken

senin gittiğin yollar
bana dolanan yollardır
solduğum bir büyük
ormandır acılarım
geçmişten ve gürgen
ve derin bulut sözleri olarak
yazlar kalbime girerken

ah bellek, acı bellek!
hem arısın sen
hem kimbilir hangi...

KALABALIK SONNET

yalnızlığın sesini yalnızca ben duyarım;
hangi durak, hangisi, bekleniyor biryerlerde?
bildiğim bir şey varsa, o benim acılarım
için yaşıyor artık... belki de kederlerde
bulunan bir söz gibi bende alır yerini;
sanki duyuyor beni, âh, kendini aldatmak!
o ayna... gösteriyor bütün dileklerini;
kederde sakladığı sözleri dışa vurmak
için ne bekliyor o? bir daha akar gibi
yapıyorsa, bilinmez, d...

AKŞAM VE ÇOCUK

Zaman iyice alçaldı... aşklar
görünür oldular ve ´mazi kalbimde yara...´
o konak, yıkık, harap, anımsıyorum,
bulutlar ağır ağır inerdi odalara...

beklerdim, aşklar birer türküydü!
bir kızak, sanki saplanmış kara;
hiç bir şey kımıldamaz, öyle dururdu,
annemsi bir sessizlik çökmüş duvara...

o konakta herkes, büyük aile,
koştururdu, yazlar sanki bir sara
nöbeti gibi yaşanır, bir çırpınıştır
çocukluk, orada, boş akşamlara.

EŞREFOĞLU RUMİYE ŞİİRLER-2-

bahçesi hüzündü onların...

bugün Aşk'ız, belki yarın...
başka yerdeyiz... nerdeyiz?
ne zaman kendimize perdeyiz
ne zaman değil...
ne zaman geçtik yakınından
yoğ'un ve var'ın?
günleri aşklarla kardık,
ve kaybolduk harcında
Zaman denilen duvarın

belki sonsuz birşeyler açardı
sarılıp yattığım bahar seli
sense ten sandındı seni
bir nehir, içinde midir
duran'ın ve akar'ın?
yalnızlık gi...

ÇÖKMÜŞ BİR KENT İÇİN SONNET

ben kimden koptumdu, akşamlar depresif, manik
bir aynayla beni bağladı bana... pis
bir kitap çöküntüsü: o, ben'im! kuğularla garanik
-i ulyá!.. sürüngen giysileriyle iblis;
alan da o'ydu, satan da... şeytanca alışveriş!
bir leşi bir leş tirirken yırtk, yarım;
satan o giysileri benden önce de giymiş...

ben aynayla kopmuşken bana nasıl bakarım?

terelelli terelella, tevellâ ve teberrâ
kent...

ORPHEUSA ŞİİRLER-1

herşey kanser! bu sayrılı
ve çorak kentten
pis, murdar
hüzünler bile kurtar-
amaz olduk... çok gördüler...

duygular yumrulmuş, kalpte kirler
var söz'ün kanserine geldik:
katı sözcükler ve taş
gibi ele gelen şiirler-
le donatıldı bu kent...
yıkım, aşkı; çöküş, umudu
imliyor şimdi;
göğünse yavaş yavaş
dökülüp ıssız bıraktığı sfer
katı... kaskatı...

artık keder bile keder
vermiyor; ...

LOŞ SANDIK ODALARI İÇİN SONNET

loş sandık odaları neden çekerdi beni?
çok müphem bir loş sandık odaları neden çekerdi beni?
çok müphem bir sadakor: kendi kendine saklı
bir aysar ürpertisi... geleni ve gideni
olmayan bir oda bu! belki biraz yasaklı;
kimbilir hangi eşya, sandıkta, ölüm kakma;
aynalar açılırken, lavantalar ve ürkü!
Dışardan seslenilir: ‘sakın açık bırakma!..'
Kapatırdım; âh, o mahcup gelinliği ve kürkü... ...

TAFLAN

ne zaman dinecek,ne zaman?
bu taflan,bu taflan?

ey uçurum gözlü sevgilim!
ne zaman baksam
bir hiçlik tadı
ve ağzından
yıldızlar uçuran
ergin,yeşil ve yabanıl
bir yaz gecesi gibisin
yüzünde yolların gülüşü
ve yaz göğüne ilişkin
bir esenlik üretiyorsun
geçip giden fırtınalardan

ey uçurum gözlü sevgilim!
ne zaman baksam
aşkların büyük yarlarıyla
kuşatılmış görüyorum kendimi
safran ...

BULUTLANMA SONNET Sİ

söylesem hüzün olur, söylemesem de hüzün;
zaten sözler de bezgin... kime anlatılsın?
âh, dil'den ürker olduk; kimse dil'in bir düğün
olduğunu bilmiyor; bir kenara atılsın
diye bekliyor şiir... yılışık ve savurgan
çok boyalı bir gülün yükselişi... ne hâzin!..
giderek kendimize sığınacak korugan
bile bulamayarak... –ve elbette magazin
bir yalnızlık edinip, n'olacaksa olacak
diye yollara vur...

Syndicate content