alev24alev24
24, Ankara
aslihan schneiderasliha...
27, stuttgart
pakize bilginpakize...
25, Malatya
Kış GüneşiKış ...
, istanbul
6666
56, Ankara
smilesmile
, laughcity
sonbaharsonbahar
37, Yalova
amasyaliamasyali
38, Amasya

Hilmi Yavuz

MEVTANE HAYDAR

güneş de batarken sararır

acılar kaldıysa dünden bugüne
elbet sorulacak bir hesap vardır
ve hüznü bir kirmen gibi eğirip
yükleyip türküleri tuza ve yüne
ve ilkyazı bir garibe efsane
diye söyleyenler, yaşatanlardır

ölüm, uysal bir mesnevi gibi
aktı gider, döne

ve gel zaman, git zamandır
söz yanar, cönk üşür, yaz morarır
saçları çil kuşu, sesi nar tane
ve ürkek bir kilim gibi seğirip ...

ÖLÜM VE ZAMAN

yollar belli belirsiz yükseliyor

yollar yakut uzaklıklardır
ve onlara ulaşmak, kimbilir
ne kadar, ne kadar zor...
yunus yana yana yürüdüydü
mevlânâ döne döne
bense kana kana yürürdüm
bir şair, neydi adı, * şöyle diyor:

bir gülün biraz daha gül,
bir hüznün biraz daha hüzün
oluşu gibiydik
ayrıyken de, birlikteyken de...
yaşadık: bir kayboluşun kayboluşu...

şiir belli belirsiz yükseli...

SIRASI GELİNCE

acının vergisini verdik, gülün haracını ödedik
hüznü demirbaş defterinden düşmeye geldi sıra

sen ki eyvan ağıtlarda
sürekli ve ahşap bir gülümseme gibi durdun
gözlerin bozkırdan devşirme
yolların bozgundan derlenmiş
karanlık yolcusu turnaların ve kurdun
ey hüzünlere reâyâ olan derviş

acının vergisini verdin, gülün haracını ödedin
hüznü demirbaş defterinden düşmeye geldi sıra

tarlalarla uzar gid...

KANTO

Denizdir en güzeli martıların

Martıların birazında ak köpük

Martıların martıların en güzeli

Aşktır

Nerde bir deniz buldumsa soyundum

Sonsuz kumsallar aldı yöremi

Kumsalların kumsalların en güzeli

Aşktır

Sen bir çocuksun annesi ezik beyaz

Sen bir çocuğu anlamak için birebir

Annelerin annelerin en güzeli

Aşktır

DOĞU 1310

işte Solhan ve işte kocaman
dağlarıyla kalaba
ve gülleriyle hısım
olduğumuz Palu
gözleri korkunç bir deprem
hem aslı, hem kerem
gibi yanan suvar:
İbrahim talu
işte akşam ve işte Çapakçur
ve Çapakçur'da akşam
bir divanıharp gibi kurulur
ağır giden bulut müfrezeleri
hem bulanık hem firari
yağmur
ve bir vur emri gibi ansızın
bir akar suya doğrulur
Hınıs'tan kopan süvari:
İbrahim talu...

YILKI BİR AT İÇİN SONNET

eskiden, âh, bu kentte uçuk mavi süvari;
kısrağı sokakların, dört nala, uça uça...
şimdiyse bir ihaneti, İsa ya da havari
gibi yaşamak işte... sürükleyip bir uca
yerden yere vurdu da topallattı, körletti
bir yılkı atı gibi savurdu ve yağmaya
verdi idi, sokakta, o ürkmüş iskeleti...
ararken bulduğumuz kemikleri yığmaya
başlasak da faydasız... kirli, tozlu, kararmış
eski zaman hayvanı! âh, ...

HURUFİ SONNET

nesimî ve mansur'la tenim dağıldı benim;
kendi yasımı tuttum, ölüydüm, aşk şehidi...
bir ayna düşer de kırılırken bedenim,
söylenen söylenmeyenle mühürlendi idi...
düşüş düşleri oldum... –ve ‘kendinle seviş!'
dediler... Söz'ü gördüm... zaten nicedir
üstünde kar ve inkarla belenmiş meneviş
sırları var! âh bu zehebi gecede,
at üstünden ‘eğer'i, atla kayıtsız koşulsuz
dörtnala, o serseri ayn...

DİVAN EDEBİYATI BEYANINDADIR

Kuş sananlar yanıldılar
Bir bakıştır dedi kimi
Belki de bir bakış kuşu
Kimseler bilmiyor hala
Güzelliği yaz iklimi
Çiçek boyunca susuşu
Uçardı azala azala

Kaldı eski gazellerde
Uçarı gözlere talimli
Usulca yaklaşır sevmeye
Kuş dediğin de neresi
Bakışları gül resimli
Bir şu âRab tezkiresi
Yazılır azala azala

Hilmi anladı gizini
Giderdi hep hava uz re
Bakış mülkünce Osmanlı
İşsizl...

YAHYA KEMAL İÇİN RÜBAİ

Sen gittin gideli kuşlar anlamaz görünür
Her acılan gülde yepyeni bir Sırâz görünür
Bakışlar dağılırken denizin belleğinde
Senin her sihrinde geçmiş bir yaz görünür

DOĞUNUN SON SÖZÜ

bir gece Çölemerik üzerinde
bakır bir bilezik gibi hilali
gördü
ezik çiğdemleriyle Elazığ
acı dağlarıyla Ergani
dersim Pülümür, horasan
İbrahim talu´nun oğlunu gördüler
ve bir keçe kilimi andıran elleriyle
göğü bir beşik gibi sallayan
Fatma'yı Zeynel'in ayali
kimse bizim sevdamızı anlatamadı
ne meç u zil hikayesi
ne de ahdede hani
yaylalar kelepçeydi asi Fırat'a
en büyük mahpushane d...

Syndicate content