Hüseyin Yurttaş

ÖPÜLDÜNÜZ EFENDİM

Buzul günlerinin çözüldüğü mevsimdi
Şiirler gibi akıyordu ırmaklar
Çekildi iğreti yollar ayaklarımızın altından
Saat izmir sularıydı, öpüldünüz efendim

Herkes bir başınaydı, nedense biz ikimizdik
Sokaklar yalın ışıklarla yıkanıyordu
Özlemin kabarmış köpüğü yüreklerimizde
Saat izmir sularıydı, öpüldünüz efendim

Söcükler nereye kaçmışlardı öyle
Neden susmalarla doluydu o uzun yürüyüşümüz ...

ANLAT

kuş ağzıyla anlat o masalları

o masal çocuklarına

sesine imbatı kat

göz göz nilüferler açsın gözlerinde

akşam, sefalar getirsin

ocakta alevden yazılar

gaibi oku!

seni susmak karanlık olur

ihanet kadar puslu

o yürek ansızın soğur

enlemleri boylamlar boyunca

bir çığlık yayılır ki

kutuplardan duyulur

kuş ağzıyla anlat o masalları

o masal çocuklarına

düşleri benzesi...

BUZ MAVİSİ

sisleri geçtim, geliyorum
hüznü sil, ebruli günü ağart
yere göğün öpüştüğü
buz mavisine yaz beni

kurusun kirpiğindeki son damla
dinlensin yorgun gözlerin
kış yolları bitti, yönüm sanadır
ucu görünen aydınlık
siliyor dağlarımın karanlığını
yanan yüzüne değen
kuzey serinliğiyim

o uzak gecelerde özlediğin
uzak sesim kapının önünde işte
atılsan var ya, kollarım birden deniz
birden göğs...

ÖPTÜM ÇOCUKLUĞUMU

Öptüm çocukluğumu
Yorgun bir saatinde gecenin
Bir sesin ışıkları önünde
Öptüm çocukluğumu

Şimdi dönüp geriye bakmalıyım
Silkeleyip ayaklarımın tozunu
Güzün eğri yolu önümde iste
Şimdi dönüp geriye bakmalıyım

Hazır olmalıyım kötü güne
Çünkü yağmur yürüyecek damarlarıma
Yoksul gecelerimin soğuğuyla
Hazır olmalıyım kötü güne

Ama hep yürümeliyim
Şiirin bayrağı altında

O KUYTU LİMAN

su uzak ve derindi sevgim
gölgesi gizlice geçerdi yollarından
seni sorardı kuş kanatlarına
usul uzak ve derindi sevgim
sana sunulan taçtı, taç yapraklarımdan

o suskun saatin kumuydu akan ince ince
beni öğüten zamanın değirmenlerinde
koca gençlik gidip gün kocalığa dönünce
seslere salınan o çığlık, o yitik sesti
nice kalıntıya can veren, sevda örenlerinde

saklı düşüm, can icre sancım, u...

NOSTALGIA

hangi serüvendi uçsuz bucaksız yaşadığımız
genç ışıkları altında bahar güneşlerinin
sonsuz bir ormanı geçmekti baştan başa
kentleri çölleri ve buzulları aşmaktı
ansızın trenlerden inmekti, gemilerle açılmak
geçmiş bozgunların toz bulutlarını dağıtarak

altından geçilecek bir gökkuşağıydı yaşamak!

sevinç kahkahalarıyla kelebekler yağardı gökten
şen şakrak yağmur yanılıp kara dönünce
kırağ...

PARADOKS

beni yağmura bırak
sen çekil
iğreti bir cama yazıl
susar gibi bak
akşama bulaşan o son koku
o zencefil
sen ol
göğsümde tüt

gözlerimdeki buğu ben isem
onu sil
beni yağmura bırak
sen çekil

HOŞGELDİN..

Su sandım içtim sesini
İnce gölgeni gördüm
Bir yamacın başında
Sarışın günlere yürüdüm

Sözcükler buldun bana
Gizem kapılarını açan sözcükler
Yüzümde gülücükler göğerdi
Şarkılara büründüm

Kara kışların ardından geldin
Avucumda çiçek oldun
Kuşlugum da kuş sesi
Yeşilinle örtündüm aşkın eski çağlarından
Önüme açılan söylence
Hoş geldin

İZMİR İÇİN KENAR SÜSLERİ

1.
imbatı dök yazıya
şiir olur
söz renk değişir serin mavi
izmir olur

2.
saçlarına ilişmiş imbat
gözlerinde akdeniz
yalnızlığın buğusu sabah ağızlarında
işte asfalta vuran kartal gölgeleri
bıçkın bıçakların bilekleri doğradığı
kan tüten geceler

bu kent bir kadındır say ki kadındır
her gün kanama geçiren

3.
sabahsa sonsuz güllerle gelir
belkahve üstlerinden
akın akın bulutl...

DAR SOKAĞIN AŞIĞI

İnce minareye eğilen ay
Düşme sakın dar sokağa
Orda ben varım
Elim, eline uzanmış onun
Aşkı fısıldayan gecede
Duyuldu duyulacak
Yüreğimin vuruşu
O bir şiir gibi
İç geçiriyor pencerede

Yağmuru unutsak da içimiz ıslak
Her sözcükte ayrı bir özleyiş
Bilmem ki bu nasıl konuşmak
Yaseminlerden geceye savrulan
O uysal düş yalnızlığı
Gözlerimizi kapasak

İnce minareye eğilen ay
Düşme sakın...

Syndicate content