En son içerik ekleyen üyeler(resimli) | Hemen üye ol, seçkin bir ortama katıl!
mahmutcantekinmahmut...
, ADIYAMAN/
samettplsamettpl
18, istanbul
idriscaglaridrisc...
, Elazığ
drozakdrozak
48, yalova
İbrahim Değerliİbrah...
52, izmir
Seyfi KaracaSeyfi ...
45, Bad walds
eynazendeeynazende
, Kırşehi
Filiz ÖzmenFiliz ...
, Niğde

Kemalettin Kamu

KİMSESİZLİK

Yıllardır ki bir kılıcım kapalı kında
Kimsesizlik dört yanımda bir duvar gibi
Muzdaribim bu duvarın dış tarafında
Şefkatine inandığım biri var gibi

Sanıyorum saçlarımı okşuyor bir el
Kıpırdanmak istemiyor gözkapaklarım
Yan odadan bir ince ses diyor gibi "gel"
Ve hakikat bırakıyor hülyamı yarım

Gözlerimde parıltısı bakır bir tasın
Kulaklarım komşuların ayak sesinde

GURBET GECELERİ

Bekçisiyim, bu serin
Bu siyah gecelerin
Gurbetten daha derin
Bir yara yok içimde!

Korku bilmez ölümden
Her gün yeniden ölen
Bir bade gibi neden
Biteyim bir içimde!

Ne aşkım, ne emelim
Soluk bir karanfilim
Ben gurbette değilim
Gurbet benim içimde!

ZAMAN İÇİNDE

Gök uzak, yer uykuda...
Yalnız değilim ama;
Bir açık pencereden
Ay doluyor odama!

İçim, odam gibi loş,
Ürperiyor geceden...
Şurada yatağım boş,
Burada uykusuz ben.

Gök uzak, yer uykuda...
Engin mesafelerle
Ay giriyor buluta...
Sesler hatırlatıyor
Bana uzak-yakını...
Durdurmak istiyorum
Saatin tik takını.

Sen yok... Mesafe silik...
Odamda iki kardeş
Bakıyor birbirine,
Birisi ca...

BİNGÖL ÇOBANLARI

Daha deniz görmemiş bir çoban çocuğuyum
Bu dağların eskiden aşinasıdır soyum
Bekçileri gibiyiz ebenced buraların
Bu tenha derelerin, bu vahşi kayaların

Görmediği gün aynı pınardan doldurup testimizi
Kırlara açılırız çıngıraklarımızla
Okuma yok, yazma yok, bilmeyiz eski yeni
Kuzular bize söyler yılların geçtiğini
Arzu, başlarımızdan yıldızlar gibi yüksek
Önümüzde bir sürü, yanımızda bir köpek
Dola...

GURBETTE RENKLER

Doğuda kırmızı, batıda turunç,
Yanık bir yörüğü andıran bu tunç,
Şu renk aleminde ne yok ki bizden,
Mavi: Marmara´dan, mor: Akdeniz´den!

Yeşil bir köşedir bana Bursa´dan,
Kara: Erciyes´in yarları gibi,
Sarıda güzü var Uzunyayla´nın
Beyaz: Erzurum´un karları gibi.

ATAMA AĞIT

.
Sırma sarısını yay saçlarına,
Gözüne rengini koy denizlerin;
Düşün dudakların en incesini,
Yüzüne tuncunu ver benizlerin.

Onda yürüyüşün en yiğitçesi,
Onda bükülmezi vardı dizlerin
Gezerdi ülkede bir hızır gibi
Em olup derdine çaresizlerin.
II.

Durgun bir denizi andırır dışı
İçi hiç sönmeyen bir yanardağı.
Sesinde ıslığı eser kuvvetin,
Sözünde şahlanır Hakkın bayrağı

Gökle Güneş gibi bulu...

GÜZ

Kurudu artık otlar
Bitmiyor tazeleri
Birikinti sularda
Yaprak cenazeleri

Döndü yayladakiler
Erdi dağlara batı
Ovalar daha geniş
Kayalar daha katı

Başım avuçlarımda
Bir ağır külçe hüzün
Düşüyor gözlerime
Çiğ taneleri güzün..

İZMİR YOLLARINDAN SON MEKTUP

Belki şimdi sana son
Sözlerimi yazmadan
Gözlerim kapanacak.
Belki var daha beş on
Dakikalık bir zaman.
Anne, için yanacak
Mektubum okunurken.
Beliren bir emeli
Çok görme bana sakın.
Ben Tanrı´ya en yakın
Bir yola sapıyorum,
Milletimin uğrunda
Türbemi yapıyorum.
Düşündüm huzurunda
Ebedi bir akşamın,
Düşündüm ki babamın
Dizi dibinde geçen
Yirmi iki seneden
Elimizde kalan ne?
Sorarım sana anne:
Madem...

DADAŞ

Dediler; "davranma,düştün kapana,
Ya çek bıçağını,ya gel amana!"
Dedim ki; "Dadaşı doğuran ana,
Taşır mı karnında eğilecek baş?"

Bilmem ki öldü mü?, kaldı mı diri?
Kanla temizlendi elimin kiri.
Koyu karanlıkta haykırdı biri,
Dedi ki; "ben ettim, sen etmem Dadaş!"

Yerine gelmişti Dadaşın andı,
Kamayı parlattım yüreğim yandı,
Kurtulan, kancıkça pusu kurandı,
Elimde ölene döküyorum yaş

GURBET

Gurbet o kadar acı
Ki, ne varsa içimde
Hepsi bana yabancı
Hepsi başka biçimde

Eriyorum gitgide
Elveda her umide
Gurbet benliğimi de
Bitirdi bir biçimde

Ne arzum ne emelim
Yaralanmış bir el´im
Ben gurbette değilim
Gurbet benim içimde

Syndicate content