Lale Müldür

KADİFE ŞAİRLER

ölüyorlar kadife şairler...

pazarların tozunda ve kulelerin sisinde gömülü

gün geceye akıyor... güne gece...

ölüm yaşama akıyor yaşam bilince...

bilinç de akar / daha karar vermediler

gitse odalarından / gitse odalarından birileri...

Yalnızlık ve melankoli...

heryerdeydiler...

dönecek yerleri yok şimdi...

DELTA GÜNLERİ

Duino harebelerinde bir gölge, ay

ve nesnesi olmayan bir melankoli...

Yitik şeyleri içselleştirmek... İçimizde

hareket eden akıl, Mobius dönüşleri, dönüşümleri...

Yeni bir melankolinin gizli imleri... delta günleri...

Uzak bir günde, delta günlerinin birinde

bir heksagram kurmak ve kapatmak - evreni, arzuyu

bilinmeyeni (ilk çizgi, kırık, öznesini iplerle, halatlarla

bağlanmış olara...

DESTİNA

Dün gece sen uyurken

İsmini fısıldadım

Ve hayvanların korkunç

Öykülerini anlattım

Dün gece sen uyurken

Çiçeklere su verdim

Ve insanların korkunç

Öykülerini anlattım onlara

Dün gece sen uyurken

Yüreğim bir yıldız gibi bağlandı sana

İşte bu yüzden sırf bu yüzden

Yeni bir isim verdim sana

DESTİNA

Sen öyle umarsız uyusan da bir köşede

İşte bu yüzden sırf bu yüzden

Yaş...

SENİ BIRAKIYORUM

seni bırakıyorum semender ellerimle

seni bırakıyorum

seni bırakıyorum

duvarlarda kurutulan anemon ellerimle

içimdeki sulara

içimdeki sazlıklara

içimdeki bataklıklara

seni bırakıyorum

seni bırakıyorum kendine kapanmış

kollarımın anarşik güzelliğiyle

içimdeki yosun yeşili sulara

içimdeki tehlikeli kıyılara

içimdeki siyah ışığa

seni bırakıyorum

seni yatıracağım ell...

ESKİL BİR AŞK ÖYKÜSÜ

boynumda yağmurdan bir kolye...

ıslak taşlara oturuyorum bugünlerde...

bir siyam kedisi ve ben... pek çok şeyi geriye doğru unutuyoruz...

eski rus bir sevgilim vardı...

başka birisini göze alamam bugünlerde...

öykü safir aynalı bir salonda geçiyordu...

herşey önce çok güzel başlıyordu...

sen, gözünde siyah bir bant, beni dansa kaldırıyordun...

ben seni portekizli bir korsan sanıyor...

PİRİNÇ

pirinç ülkesi

pervazlarda beliren ilk

bir erik yeşili gibi dağılan tepelere

güneş nasıl kayarsa

gölge-tarlaların üzerinden

kalem öylesine kayıyor pirinç kelimelerle

bu sabah yatağımın kenarında

bütün günahlarımın silindiğini gösteren

bir işaret buldum:

kayık şeklinde bir leğenin içinde

yüzen bahar dalları...

ah evet, uzak okuyucu,

günahların hatırlanmadığı bir yer olmalıydı...

SU

Firuze rengi suların önünde diz çökmüş

bir okçu, elinde altın yayıyla.

Karalarla kaplanlarla oynuyordu,

kemanıyla oynadığı gibi.

Firuze rengi sularda yüzen

sarı güller...lerin yansıttığı

yanılsamalar...içindeyim...

O uzun siyah eldivenimle

yürüyorum sularda.

sularla evlilik akuatik yeşillerle

gri gözlerle bir anima-kadın

soluk alıp verişi

karanlık yaprakların ardında

Bir yıldız gümüş ...

LA LUNA

bana Zaman ve La Luna

herşey gitti bak

herşey ağlayarak gitti

sular soğudu

bir Kurban düşüyor şimdi aramıza La Luna

üçümüzden biri kurban

serin bir çizgi çekiliyor gökyüzüne

çok geç çok geç artık

terkedip gidiyor beni teker teker bütün güneşlerim

bir daha hiç dönmeyecekler mi yaşamıma

alnımdan fırlayan bir Kartal yarıp

geçiyor göğü

görünmez bir Çarkın çıldırtıcı gürültüsü...

BEYAZ

İz!

Beyaz bir ülkeden çıkıp gelen ikiz!

Lacivert çarşaflara buzdan siluetini çizen sonsuzluk

ve giz, Yaklaş!

Beden nerede parçalandıysa kartallar oradadır. Uykunun

beyaz kum tanecikleri gibi dağıldığı bir gün şeffaf

kanatlar seni yerden kaldıracaklar.

Tuz! Buzu çözen formül, kanallardan akan kar ve pus

Beden nerede parçalandıysa kanatlar oradadır.

Dev kanatların yalayıp geçtiği t...

BUĞU BANYOSU

Kırgızistan´da batık bir vadide

Men seni bela sandım.

Kalbimden uzakta çok uzakta bir kurt öldü.

Şarap kızılı bir lale sızıpdur şimdi orada farkında mısın?

Geceyarısı batkıları ve al kanlar içinde ekşimden

öle budum. Yıllar ve yıllar var ki Bizansiyya´nın

tungasında erguvani balıkçıl gibi yaşadım.

Çünk heeç, heç görmedim dosttan vefa. Gözyaşım duştu.

Gözelsiz, vefasız, hakikisiz
...

Syndicate content