Rukiye KaramanRukiye...
32, Afyon
persiapersia
,
mahmutcantekinmahmut...
, ADIYAMAN/
hamburgluhamburglu
, hamburg
DJ AycaDJ Ayca
22, aydin
tahsin_sahintahsin...
64, KAYSERİ
smilesmile
, laughcity
nesimseknesimsek
49, Ankara

Melih Cevdet Anday

SEVİNCİN YARISI

Kuşlar yağmur yağdırır da

Yağmur güneşi vururdu ya

Ben sana gelirdim

Sevincin yarısı ağzımda

Zambağa birikir sabahlar

Ovalar atlara binerdi

Kulesine koşuşunca deniz

Cebimde geceden yıldızlar

Arılarla ballarla kanımda

Yüreğim avuç olurdu da

Sonra çeşme de olurdu ya

Mutsuz dönüşler ayında

Ben sana gelirdim

HAZİNELER İÇİNDESİN

Mehmet
Hazineler içindesin
Bu toprağın altında ne var ne yok
Kömür bakır altın demir
Hepsi senin, hepsi senindir
Çıkar çıkarabildiğin kadar
Ne çıkarırsan
Hepsi benimdir.

GELİNLİK KIZIN ÖLÜMÜ

sela verilirken kalktık kahveden ,
cumaydı,yılın en beklemiş günü,
yemeni gibi üstünde tabutun,
gölge veren ağaçsız bir gökyüzü.
kızın babası yanımızda,boyu nuzun,
zayıf,ağzında mırıltılar,
on köylü,iki subay bir tezkereci er,
sıralandık ahşap mescidin avlusunda,
namaz kılmadı adam,ağlamıyordu da,
alnı bir uzun sabrın kabaran gelgiti,
sürgün duvarı bekleyişin,
dünyaya çok yakın bir gece...

HER GECE BÖYLE DEĞİLİM

Benim de öyle akşamlarım vardır.
Kapıdan girince anama sarıldığım,
Çocuklara karamela ve çekirdek getirdiğim,
Meyhaneye uğramadan çakır keyif,
Düşmanım yok,
Gündeliğim cebimde,
Küfretmeden
Öyle tasasız döndüğüm akşamlar..
Benim de öyle akşamlarım vardır.

Her gece böyle değilim.

ÖLMÜŞ BİR ARKADAŞTAN MEKTUP

Eskisi gibi yaşıyorum
Gezerek, düşünerek..
Yalnız biletsiz biniyorum vapura, trene
Pazarlıksız alış-veriş ediyorum.

Geceleri evimdeyim, rahatım yerinde
(Bir de sıkılınca pencereyi açabilsem)
Ah... başımı kaşımak, çiçek koparmak
El sıkmak istiyorum arada bir..

SENİ DÜŞÜNÜYORUM..

Çocukluğunu düşünüyorum Emilia
Deniz boyundaki ıssız yolu sabahleyin
Hani saçların, atkın uçuşurdu rüzgarda
Kokusunu duyuyorum bembeyaz gömleğinin
Seni kucağıma alıyorum Emilia

Ben büyüttüm seni, ben yetiştirdim
Bugüne bu sevdaya
Toprağım ekmeğim kitabım şiirim
Sen ne varsa iyiden doğrudan yana
Gözümün nuru, başımın tacı, efendim

YILDIZ

Evren esrisin diye gövdende

Tuttum elinle bir dünya dokudum

Savatlı ayı taktım bileğine

Bak yaz kıyısından limon çiçeği

Yüklü kızarık gece yükseliyor

Köpeklerin uyuduğu bahçemize

Minderlerimizi ansı, nerdeyse

Doğar o anasonlu yıldız

Kırılmış dağın balkonundan.

Uzanalım, kavağın ve beynimin

Kum saatlarını duyuyor musun

Tenle karışıyor, sürgünlerinle.

Kaktüs bana bir ağıt söyle.

ŞAŞIRTICI KARŞILAŞMA

"Çok eskiden yaşadım bu ânı ben"

Dersiniz şaşkınlık içinde.

İlk girdiğiniz bir ev, bir merdiven

Birden güneş vuran pencere,

Ve tam sırasında tren düdüğü...

İşte böyle gelmişti siz dünyada

Değilken bir gün öğle üstü

Bu renklerle bu sesler bir araya.

Yaşamak anımsamak mıdır yoksa?

Sanmam, biz de bir sestik belki

Birileri için yıllar önceki

Şaşırtıcı karşılaşmada

GÜNEŞTE

Çünkü saatler dardır, her şeyi almaz

Güneşte çözülür ve kayarlar bir yana.

Mısırlar güçlükle büyürken yağmursuzluk

Kaygılandırır dilsiz bahçıvanı.

Sessiz kuşlar, bir keçi, ağır iğde ağaçları.

Bir araba geçti incelmiş yoldan

El salladı biri, belki tanıdık,

Belki değil, süreksizliğin eşanlamı.

Ve denizin yorgun çağındaydı çocuklar

Çığlıkları titretir balkondaki sarmaşığı, ...

BİZDEN SONRA

Haydi burda öl dediler bana
Ölmek istemiyorum demedim
Demedim ama
Şimdi bilmek istiyorum
Toprak gene bizim zamanımızdaki gibi mi sürülecek?
Tezgah başında çalışırken
Gene denizde,güneşte mi kalacak adamın aklı?
Biz nasıl olsa öldük.
Artık ne çiçek koklamak.
Ne de ötekine berikine içerleyip
Rakıya sarılmak var bizim için?
Hiç hiçbir şey kalmadı.

Bari bizden sonra ne olacağını bilsek...

Syndicate content