Metin Demirtaş

KALEİÇİ SOKAKLARI

Kaleiçi sokakları
Basma perde
Çiçek kokuları
Geçerdim hep
Koltuğumda şiir kitapları

Yine geçiyorum
Koltuğumda
Koltuk değnekleri

DAKTİLODAKİ BAHAR ŞİİRİ

Bahçedeki vişne ağacı
Çiçekten meyveye döndü
Daktilodaki bahar şiiri
İnat ediyor

GÖRECE

Mavilik
Dışardaki insana
Yalnızca mavilik
Cam önünden geçen
Kırlangıç da öyle

İçerdeki insana öyle değil ama

BARIŞ KIZ VE HÜSNÜYUSUF ÇİÇEĞİ

Balkondaki hüsnüyusuf çiçeği
Unutulmuş üşüyor
Korkuluk demirine vuruyor kendini
Netsem ki?
Sahibine haber mi?

Ya o küçük kız
Görüş yerindeki
Tüten sarışın hasret
Anasının koynundan
Babasına sarılmak isteğiyle
Ansızın fırlatınca kendini
Kararıp kalıyor tel örgüde
Ümidi, sevinci, her şeyi

Netsem, netsem, netsem?
Gergedan çiğniyor gelincikleri

KIZ VE KİRAZ

Kiraz ağacındaki kız

Seker daldan dala

Kiraz devşirir

Dere boyunda ince ılgın

Salınır sağa sola

Savrulur etekleri

Sallanır iki yana

Kiraz moru memeleri

Açılır kapanır

Öpülse eriyip ağızda kalır

Kiraz çürüğü dudakları

Bir şarkıdır söylediği

Mavi bir sevda şarkısı

Hayır mavi değil

Ela bir şarkıdır söylediği

Kız basar

Dal ırgalanır

Yel eser kirazlar.

Yelde...

YAK BİR CİGARA

Yürüsek bulur muyuz o havaları
Alkol almış, az üzgün
Bir sevdanın ilk günlerinde
Ürkütülmüş yalnızlığıyla güvercinlerin
Dağılan bir akşamın serinliğine

Kararsız nereye dursa şimdi
Hüzne eğik dallar
Mutluluktur ya bilinmez şimdi
Öğretir sonra gelen acılar

Ne zaman geçsek o köprülerden
Bir ufak rakı dönüşü köprülerden
Abanmış korkuluklara
Mırıldanırken o şiiri
-La Pont Mirebeau-
Dalı...

YENİ GELİN

Geldim, konuk oldum evine

Çardak altı serin

Avlun yeni süpürülü, ıslak

Nane kokar

Yeşil soğan, sarmısak

Pencerende saksılar

Penceren kıraçlara bakar

Elinle mi diktin?

Sabah sefaları, gülhatmiler

Böyle güzel kokar...

Sedirde sıra sıra

Çağla çiçeği yastıklar

Üstünde pembe güller

Ve kuş sürüleri

İpekle mi işledin?

Böyle canlı ve serin

Seslensem uçacak

Koklasam ...

DURAKTA BİR KIZ

Durakta bir kız
Durgun gözlerinin mavisi
Kuşlar uçar savursa saçlarını
Dalgın göğe baksa bulutlar
Ve üzgün güz ayları
Gülümsese birden ilk yaz

Ben bu sevinci alırım
Eğilip usulca bir gelinciğin dalından
Güneşli kırları, ormanı yürürüm
Soluğum ısıtır toprağı
Otları büyütürüm
Mutluyum, yeniyim
Az sonra eski bir yanım kapalı mağarasından çıkmasa

GÜZEL İKİNDİ

Eğerek mavi kirpilerini
Uğrun uğrun bakıp geçtin
Başımı döndürdü ergen gül kokun

Esrik bir hava estirdin
Gençlik günlerimden
Ne çıplak kuğu boynun
Ne körpecik ağzın
Kayan bir yıldız gibi geceden
İki mavi göz indi yüreğime
O kokulu güzel ikindiden

ÇOBAN DAĞLARI

Başlarında kayan yıldızları yok
Çoban Yıldızı var
Geçip gitmiş Beyleri de
Kalmış sade
Bir vefalı çobanları
Ama hala atlaslarda
Bey Dağlarıdır adları

Dinleyin
Ey haritacılar!
Bu bir ozan fermanı
Bundan böyle
Çoban Dağları olsun
Bu güzelim dağların adları! ..

Syndicate content