Metin Eloğlu

ELOĞLU

Eloğlu binlik bozdurur

Ben bozduramam

Eloğlu başını yastığa kor komaz uyur

Ben uyuyamam

Eloğlu sofrasında dokuz türlü

Benim aç yattığım olur bazen

Benim evim gecekondu

Eloğlunda apartıman

Eloğlunda ince müzik

Benimkisi aman aman

Benim kuru başım bana yeter

Eloğlunda karı kızan

Ben keçileri kaybettim

Eloğlunda usta çoban

Bu soyadı bana haram

AŞKLAMA

Şaraptı rakıydı şuydu buydu

Kişi esrimeyi bir aşkta tatmalı ilkten

Dedim ya ondan gayrı korkuluğa güvenmem

İçtiğim hep aşktı benim gerisi tortu

Sevişik bir keçi yumukgöz oğlağına

Özüne aşk sızmış o sütü emziriyor

Yumurtasını bir kovuğa koyarken

Aşkı da koyuyor anaç zargana

Aşk mavisi tükendiyse o boşuna denizde

Bil ki diken diken bir çamurla örtülüdür sığlığı

Niye enez bu...

HADİSENE

Bir kıyımız mı kaldı bu şehirde onuda batır hadi
Çiçeğimizi yol, rüzgarımızı bur, suyumuzu acıt
Gökyüzümüz mü hani nerede? Sahi nerde bizim gökyüzümüz
hani lokman bulutlarımızda güvercin lekelerimiz?
Gözümüzü körelt hadi içimiz börtsün ellerimizi yırt
Bak ıslağımızda kurudu,kurumuz yamyaş
Sanki bönüz,sanki debelenen sıpayız çayırda
Yeşili hiç görmemiş,hiç şenlik görmemiş
Ko yarın sabah ort...

KÖROĞLU

Andıkça içim sızlar
Çukurmuhallebici´de yediğimiz o sütlacı
Suratına çalarım şu sahanı
Canım benim

İstakozun üstüne maydonoz ekiyorlar
bu öğlen Ali´yle dalaştık
Ali çerkeztavuğu yiyor ben niye yemeyeyim
Kaldır önümden şu kapuskayı

Kaldır dedim ulan
Kaldır dedim ulan
Kaldır dedim

SOFRA ADABI

Keşkek şu kazanda kaynar, benim bildiğim;
Şu güveçte helmelenir fasulya.
Kuzu şu kadar ateşte çevrilir;
Tuzlama şu tabağa konur ille..
Yumurta şu sahana kırılır.
Çorba mı? Çorba şu kaşıkla içilir tabii,
Hoşaf bu kaşıkla..
İster uskumru olsun, ister kolyoz,
İster orkinoz, ister hanos;
Balık şu bıçakla kesilir..
Şarap siyahsa şu kadehe konur elbet,
Beyazsa bu kadehe

Yavan ekmeği nasıl yersen ye...

BUZLUCAM

Camı kırmak çok kolay
Göğü hep göğertmek
Unu hiç acıtmamak
Çölü tez çimlemek
Er´i dişilemek
Piçi babalamak
Sonu ilklemek hemen

Zor olanı sen

BOYNUMUN BORCU

Leman Hanım
Size bir şiir borcum vardı ya
İşte onu ödüyorum

SAKINCASIZ

Bir kuş tüyüne değip de
berelenmeden
Bir güz yelinde örselenmeden hiç
Çayırın acı yeşillerine uğramaksızın
Hırpalanmadan günışığında
Papatya kokularıyla ırgalanmadan
Sen yine orda mısın demeden
Sen hala
Sen hala gel demeden
Geliyorum ben sana

DEĞERLEME

Bu aşk senden önce hürriyete yöneldi
Gecenin ortasında sen sımsıcak bir kadın
İçinde sen varken geceler dile geldi
Barışa yöneldi umudu darmadağın
Onları özlemek belki senden güzeldi
Çünkü sen ancak onlarda vardın
Hayatın mavişliği onlarla vardı

YİTİKÇİ

Hadi git azıcık İstanbul iste
Koysunlar o denizi bir çanağa
Bir çıkına elesinler o günlerimi
O yazdan Üsküdar´dan ne kaldıysa Elif´ten
Doldur ceplerine
Onlarda yoksa komşularında vardır
Tanırlar sevinirler
Beni Bay Metin gönderdi, de..

Syndicate content