Müştak Erenus

ÖLMEYE VAKİT YOK

İnanmak gerekir güne
Bütün dertleriyle dün
Durmayın çaba getirin güne

İnsanlar güzeldir
İnsanlar iyidir
İnsanlar güçlüdür
İnanmak gerekir güne.

Kocaman bir yürek taşıdım getirdim
Bütün umacılardan korkusuz
Gelincikler der güzel
Sınırlardan üste
Tüm bayraklardan renkli
Yaşamın temel direği
İnanmak gerekir güne.
Gelincikler toprakta gelindin
İnsanın umudu insanda.
Gerçek korkmadan ...

MERHABA YERYÜZÜ

Eşref saati hayra dolu
Bir cömert günün ortasında
Dönüp de yaşar mısın deseler
Uzayası şu güdük ömrünü
Ve verseler elime anahtarlarını
Tüm geçmiş günlerimin
İstemem derim.

Kalsın eksiğinde o kullanılmış günler
Bir su damlası telaşında
Elini öptüğüm ilk sevgilim
Düşlerimle oynaşan o haşarı renkler
Ve Şükriye anamın ölümü ile yalnayak
Eskişehir istasyon yolu..
İstemem derim
İstemem.

Kalsın eksiğ...

GÜNÜN İÇİNDEKİ

Bu bağışlanmak isteği de
Nerden çıktı şimdi
Cam gerisinde bir başına
Şu kumrunun gözleri
Yeşille karmakarışık
Bir türlü anlayamıyorum

Bu bağışlanmak isteği de
Nerden çıktı şimdi
Bir ömür boyu
Birbirimizi görmediğimiz
Bu güzel başım
Ve sanki bir inada
Yürütüp getirdiğim bu ayaklar
Ve nedense her sarhoşluğumda
Bakıp da özür dilediğim bu ellerim
Bugün benden ayrı ve uzak
Ve güzel güneşe gülüyorlar

Fena yakalandım bu sabah
Göğün mavisine

YÜREĞİN VAR YA YÜREĞİN

Geceleri yıldızlar örter üstünü
Bilirsin de yine üşürsün.
Kaçışır boşluğa bu korkak sözcükler
Kan ter içinde.
Susar düşünürsün.
Boşuna mı sana bu sevda yaşamda
Bu yürek
Bu insan onuru.
Gölgelerimiz makaslanmışsa yollarda
Silkele bi kez kendini
At üstündeki kurumuş kalmışları
Yaprakları yeniden güneşe
Tut renkleri ellerinden.
Ha şöyle.

LORCA KARDEŞİM

Ölmek istemiyorum diyordu içinden.
İri taşlı kirli bir duvar önünde
Fazla bekletilmeden
İki beyaz bulut geçti
Ve iki beyaz kelebek
Mavi bir diken üstünde
Sevişemeden uçtular.

Her şey ortada soğuktu
Ve güneş
Sabahları bilerek dikine çıkıyordu.

Biz bütün bu olanları
Anlaşılmaz bir uzaktan seyrettik
Kapılarımız inadına üzerlerimize çiviliydi.
Korkak sokaklarda sarı ışıklar
Geceler boyu çekinmeden u...

YARINA AÇAN GÜL

Gergefte kırmızı bir gül gibiyiz
Umutlu ve keyifli
Onurluyuz bu kavgamızda
Öyle bir güç taşıyoruz ki
Kime ne zaman nerede demeden
İşte buradayız.
Bir çelik ki bu zincirin halkaları
Bilek bilek korkusuz
Yılmayan bu yürek güzelliğinde
Böyle elele.

ELİN BOZUĞU

Sen karanlıkta hiç türkü söyledin mi
Türkü söyledin mi hiç karanlığa
Hiç yemin ettin mi gönülden
Katıldın mı bir inanca
Yürek dolusu binlerle
Hiç sevdin mi ha
Sevdin mi?
Hadi be.

KAPIN ÇALINIYOR

Bir söğüt dalının yeşilini getirdim sana
Üstünde kelebeğin mavisi
Durma işte öyle
Niye geldin diye sorma
Bir nar ağacı gibiyim tepeden tırnağa
Geldim bu söz dinlemez sevgiyle böyle.

YENENİ SEVMEM YENİLENİ HİÇ

Taş kodum taş üstüne
Yedirmedim özüme bu çileyi
Durdum da düşünemedim
Kimlerdi bu eşkıyanın kendileri
Yorulmazlar mıydı bu yağmada
Bıkmazlar mıydı
Hele utanmazlar mıydı hiç.
Nerdeeee..
Oysa ki
Gökteki o cins yıldızlar gibi
Ölümleri çoktan çıktı yola
Ve de hâlâ
Yaşar görürler bu efendiler kendilerini.

BU GÜNLER

Üstümüzde bu şaşkın bulutlar
Küskün bir telâşın peşinde
Nereye gidiyorlar
Ve de bu günler neyi getiriyor böyle
Ve de niçin götürmüyorlar getirdiklerini
Bıktıramazsınız bizleri günlerimizden
Umutlarımız çocuklarımızın gözlerine emanet
Ve de içimizdeki bu tosun sevgi
Yağma yok
Yedirmeyiz kimseye.

Syndicate content