Özdemir İnce

SEVİYORSANIZ EĞER

Seviyorsanız eğer;
Geç kalmayın sakın aşkınızı
söylemeye
telgraf çekin, telefon edin,
mektup yazın...
Uçaklara, trenlere
tüm taşıtlara binin...
Koşun, arayın, bulun,
haber gönderin, birine anlatın...
Duvarlara yazın, ağaçlara kazıyın...
Yani deneyin bütün olanakları,
hiç olmazsa; iki yaprak
samanlı kağıda yazın...
Ama sakın geç kalmayın!

AŞKINIZI SÖYLEMEYE...

EVREN YORUMCUSU

Atlayarak çiz dünyayı,

gerçekler söylenmeyen alanlarda kalsın,

yani gerçekleri söyle, sadece onları;

Bana sorarsan -ki sormasan da olur-,

yüreğindedir yaşamın bütün ipuçları.

YAKARI

İdris peygamber, terzilerin pîri,

izin ver güzel bir şiir yazayım ben de,

yaşım kırkı geçti yaşlanıyorum artık,

izin ver güzel bir şiir yazayım ben de,

"ozan" desinler bir kez ölmeden önce.

İdris peygamber, terzilerin pîri,

el ver artık kendi dükkânımı açayım,

bir kaftan keseyim kendime ben de,

astarı sözcüklerden dikişi ibrişimden.

Ben de güzel bir şiir yazayım artık,

ok...

BİR KENTİ YAŞAMAK

Bir kenti yaşamak

ona boyun eğmektir-

sözleşmesiz, anlaşmasız-,

ne derse tek tek yapacaksın,

düşünmeden, direnmeden.

Yabancıysan

ve gezgin değilsen

"bir kent yeter" diyeceksin,

"tek bir ölüm";

boğazına oturmuş olan

bir bardak su isteyen.

Boyun eğeceksin yolcu!

bir köle gibi tıpkı,

anlamak için belki,

nedir mutluluğu bir tutsağın?

DURUM

Pazar günü geçmek bilmiyor
Birden bir kavak fışkırıyor pencereden
Hızla kapıyı örtüyor bir sokak
Bir kız saatine bakıyor alanda
Gençliğim, güneşim, rüzgârım benim!
Bu çıraklık sabah akşam sürüyor.

Pazar günü geçmek bilmiyor
Toprağın alnında eriyor güneş
Sevdiğim uzakta, bir an kadar yakın
Aramızda sessizliğin amansız yasası
Aklımda denizle donatılmış kentim
Alışıyor sevgilim yaprak dökümüne.

Paz...

CAN YELEKLERİ TAVANDADIR-1

Karada, denizde ve havada, kutlu olsun,
yeşil gözlerde, hokka ağızda, tas memelerde;

Her zaman ve her yerde, kutlu olsun,
ömrümüzün şarapları dolarken seher vaktinde;

Senlikte, bollukta, zenginlikte, kutlu olsun,
engin göz halkalarında, mavi ve lacivertte;

Savaşta ve barışta, harp ve sulhta, kutlu olsun,
tek bir atlı, yek süvari mürur edip geçerken de;

Karakolda, morgda, mezarlıkta kut...

BİR YAZ GECESİ GÜLÜMSEMESİ

-I-
Son konuk olacağım uyuyan kurşun gövdende
gözcü sudan ve terli topraktan başka
bir de yuvarlak turuncu ve asi

-II-

İki gözün olacak bakan irdeleyen yüzünde

bengi savaşcısı etin tuzun kara ekmeğin
umut aşkın yakın aşkın kin aşkın.

-III-

Ağzının ince sessizliğinde ve kara kışın
direnmesi öç alması gibi durgun etinde

yaşanacak eşit harlı günlerde
senin aşkın
benim gücüm olacak.

SANDIKLI PAZARINDA

Birden anımsadın bunca yıl sonra
o gördüğün badem gözlü
çingene kadını
tam yirmi beş yıl önce
Sandıklı pazarında.

Şimdiye kadar hiçbir kadın
öyle bakmadı
meydan okumadı sana;
gözlerini gördün
bir anda sevişip ayrıldınız.

Gökyüzüyle birlikte bakmıştı sana,
çaktırmadan arasta esnafında.

EY OĞUL YAZICI OLURSAN

Ey oğul bir gün yazıcı olursan
gözü gözünde yüreği yüreğinde eli elinde
inancın tadını söyle ülkemin çocuklarına

Ey oğul bir gün yazıcı olursan
kuşkunun birikmenin ve beklemenin yazıcısı
sakın masal anlatma ülkemin çocuklarına

Zaman akıp gitmekte dağ taş değişmektedir
demir paslanmakta temel çürümektedir
al kalemi bildiğin en gerçek sözü yaz

İşte ateş tuğlası ağaçlar kökleri
işte ayağ...

ÖTE

Benden, onlara benzer olmamı beklemeyin,
Ve onları yineler olmayı beklemeyin.
Herkes yeniliğine varır, kendi kalırsa.
Kimseden bana benzer olmayı beklemeyin.

Syndicate content