En son içerik ekleyen üyeler(resimli) | Hemen üye ol, seçkin bir ortama katıl!
6666
56, Ankara
samettplsamettpl
18, istanbul
eynazendeeynazende
, Kırşehi
basqentlibasqentli
31, ankara Ç
Seyfi KaracaSeyfi ...
45, Bad walds
mahmutcantekinmahmut...
, ADIYAMAN/
idriscaglaridrisc...
, Elazığ
drozakdrozak
48, yalova

Özel Arabul

GÖZALTI

Bir sabah ansızın gülümsediler
Elleri ulaştı yüreklerine
Kestiler soluğunu toprağın
Gözleri bir sıra ışık mıydı ne
Güneşi yazmak için biçimlendiler

Nasıl da böldüler öfkeleriyle
Pençeleri ağarmış dağları ortasından
Uzaktan uzağa büyüdü sesleri
Hızla vurdular topuklarını
Yeraltı suları çoktan haberliydiler

Bu bir korkuydu üstünde
Kaçındığı bir yazgı
Ne yana dönse yollarını kestiler
A...

SEN İÇERDE BİR YERDESİN

Sen içerde bir yerdesin
Zaman kök ağzında çiçek
Bir gelirsin gölge kayar geriye
Yürek ki çoğu kez süt damarıdır

Başın dayanır suya, uykusuz iner
Sabah iner incecik, gün artığından
Ölüm nasılsa sondan öncesi
Nasılsa umudun yaprak altıdır

Nereye değil nereden düşer acı
Çember çember dönenerek
Sen içerde birikimim kaskatı
Özlemin aydınlığa yaslıdır

GÜNLÜK

Bu ne kaygusuz gündür
Sıcağa asılıp kalmış
Bir şey yok diyeceği

İki balık döner durur
İki balık birbirine değmeden
Yutmak için yalnızlığı.

Ses, yine o ses
Bitişe karşı o ses
Can güneşinden tutuşturan yüreği

MASAL

Masal bu..
Seni sevmek bir masal
Bütün düşler seninle
Sebebim sensin
Ey Sevgili
Kalbim güller içinde

Saklamadım
Hiçbir zaman
Ne nefreti ne de aşkı
Böylesine bir zamanda
Sevgililer düş masalı

Bir ormanda yasaklı
Kurtlarla kuşlar yaşar
En içinde, en derinde
Küskün bir peri saklar

Güller açar ipekte
Masallarda buluşur
Yıldızlar düşer suya
Gizli bir aşk dokunur

Sana aşık olmaktı...

YENİ

Bana yeni bir şey öğret, bir şey söyle
Eskitmeye çalışmayacağım
Mutluluk gibi örneğin

Şamatası kaplar doğada
Çiçek açan insanın
Öylesi de değil
Yarı karanlığı yüklenmek usancından
Bol ışığı özler yüreğim

KUŞLUK VAKTİ

Bir sal üstünde gecelediğim
Bir kuşluk zamanı
Ansızın duragelir
Suçlu olsam, uzakları
Yaşmak olsam, akşamları
Devşirir

Nerdeyse dün değil, yıllar öncesi
Demir parçalar gibi dağıttığımız
Güneş körü bir zaman
Üstümüzden yavaşca
Gölgemize devrilir

Uzun saçlı bir ateşte
Sevmiş gibi, yanmış gibi
Uslu, ağır, yorgun değil
Rüzgarından hızla dönen
Sapsarı bir su çevrilir

KIŞ DÖNENCESİ

Kalın gövdesinden tutuşmuş tomruk gibi
Rüzgarda acısını tanırım onun
Hiç bu kadar yakına gelmemişti
Gökyüzünün gergin göğüslerinden
Toprağa kar olup sağıldı hüzün
Öyle şeyler gördük ki
Utandık sıcaklığımızdan
Işık olmanın aydınlığında ölüm

Kim bıraktı bizden önce bu korkuyu
Yüzlerimiz duvara dağlanmış gibi
Kitap içyüzlerinde soyadımız tutuklu
Daha kaç dilde susacağız
Kaç yaşamın üstümüzde yalınka...

OKUL ÇAĞI

DERS1

Atlaslarda tuzlu tuzsuz gölleri
Belletirler uzun değnekleriyle
Sanki karınca yuvası
Daracık kahverengi çizgiler
Sınırlar çiçek açmaz diken içinde
Gemiler geçmiyormuş izinsiz
Paylaşılmış deniz dipleri
Olgun bir dut gibi sallanır başım
Kürsünün gölgesinde

DERS2

Sultanlar girer birden sınıfa
Altın işlikleri
Ve saf ipekten otağlarıyla
Savaş tortusu gibi
Biçilmiş gövdelerin üstü...

KİM İNANIR

öyle uzun zaman geçti ki üstünden

kim bana benziyor şimdi

kim artık senin çizginde

izlermiş gibi çiçek açmış ağacı

kalakaldık düşlerimizin önünde

hiç sorduk mu neden bu kadar yakınız

uzak kaldıkça birbirimize

yazıktır tek başına bir bulutun

tepeleri sarması

taşır sürekli serinliğine

paylaşılmayan yalnızlığını

bu yüzdendir hüzün

gökyüzünün en eski parçası

yine de sen...

SEVİ

Koydum seni suyun yerine
Dağıldı yüzün
Bir bataklık otu gibiydi ellerin
Kavradı taşların altında yıkanan günü

Yerinden kaldırıp bir ağacı
Uyuttum seni
Habersiz benden
Çevirdi ağzın nehirlerini

Yulardan boşanmış bir tay gibi
Devrildi gök üstümüze
Öptüm seni
Biraz yana döndü güneş o kadar

Syndicate content