Özel Arabul

SEKOYA

Uzanır ulular ulusu ağaç Sekoya
Rüzgarın erişmediği gökyüzünü kaldıran
Tanrının yeryüzüne bıraktığı
İlk şeydir o, ilk sevinci

Öpüşleri seni başka korkulara çekince
Bu ay şöleninde
Kıpkırmızı nar taneleri
Esmer vücudunda toprağa açılır.
Olgun yemişler arasından kucağına.
Serin bir akşama döner dudakları,
Bütün gövde ağırlığıyla
Işıktan olma ormana,
Ormandaki mavi yağmurun
Eski yapıtla...

UYKUDA

Ağzı ağzına açılıyor avuçlarımın
Dişlerimin arasından geçmiyor hiçbir sözcük
Pembe gül reçeli kaynayan
Yüzünden öpüyorum

Bahçemde radikalar,
Soframda bol kırmızı biberli çorbam var
Su gibi fışkırıyor
Odama aydınlığın.

Yalnızlık senden bana
Mor püsküllü akşamda yankılanıyor
Ne ay ışığında, ne şafak söküşlerinde
İçleniyorum.

Küçük bir kız çocuğuyum ben
Ağır, koyu bir kahve gibi
Uykumu yudumluyorum.

DÜŞLEME

Gördüm ben, daha ne ki beklediğim
Yorgun sarsıntısından baharın ağaç
Henüz doğmuş bir kuzu ıslaklığında
Aktı aydınlığa bir çiçek önce
Sonra sıvama güneş

Bir uçurtma asılıdır boynunda
Tüm umudu çocuğun
Bedeni su kırması, köpüren kardan.
İnsan mı bildi sevgiyi ancak
Çay kıyısındaki sazlar mı
Balık yumurtasındaki sancıyla sarsılan

Acıyla yeşermektir biraz sevinmek
Yarların gün görmeyen ...

VARSAĞI

Biz alıştık ne kadar eski olsak
Sularımıza vurduğundan beri ilk kürek
Dönüp durduğundan beri yaprak kozası
Toprağın iliğinde çoğalan umut
Toza dönüşen taş gözesinde

Fışkıran her yüze başka bakıyoruz
Başka dolaşıyor bir başka genişliyor
Öfke ayak uçlarından yükselerek
Senin kanını paylaşıyor
Koparıp alınan bir dağ burcunun
Damarlı gözlerinde

Hep bir yerlerde kendimizi kuşatmak
Yüreğin sürülmüş bo...

ELİMDE DEĞİL

Elimde değil
Karanlığı dağıtmak
Bir yolcunun
Ayak sesleriyle

Elimde değil
Bir hasreti
Dindirmek
Çok yorgun bu yürekle
Yenilenmek

KOLAYDI

Kolaydı bir zamanlar
Değiştirmeye çalışmadığımız
Bozmadığımız sürece gizi

Yağmurda ıslanmadan
Bir tek su vurmadan yüzüne
Cam gerilmiş bir bahçede
Güvez karanfilleri çiğnemeye benzer
Anılara bastırmak kendimizi

Tutunmaz umudum inancım olmadan
İyi niyeti abartarak sevi sansam da
Bana sırt döner
Bunca ilkel ve yabancı
Pusatlarını dökmüş sağduyum
Kırılır kapısında
Yüreğim çarparak, coşku içinde
Beklerim nerede yankılanacaksa sesim

SUS

Sus.
Masmavi bir ay açıyor
Bak yörene
Yeniden doğabilirsin.

UMUT OL

Sevgilim umut ol ulaşmak için bana
Tatlı bir yağmur gibi gecemi yüklen.
Güneşe kavuşmak için kır çiçekleri
Nasıl iter ve nasıl zorlarsa taşları
Sevgilim umut ol ulaşmak için bana

Gözlerim hep sana çevrili
Sıcaklığını, duyarlığını tutabilmek
Uzakta bir yerde bahçesindeki tulumbadan
Penceresindeki fesleğene dek yuvasında
Herşeyini özleyen yorgun bir yolcu gibi
Sevgilim umut ol ulaşmak için bana

YAPI USTASI

Eski bir yapı ustasıyım ben
Teknem sıvama güneş
Yeni bir gökyüzü kurdum bu kente
Taştan ağızlarıyla
Genç dağlara benzer çatılar

Gözkapaklarım düştü
Yapraklar gibi gözkapaklarım
Duvarların soluğunda
Öyle yoruldum ki
Kalın ağaçlar gibi ağır
Kumla karışmış gövdemi
Bıraktım ortasına
Kıyıları salkım salkım kök içinde
Sanki ırmak bu caddeler
Taşır dağınık düşleri

Yaşlı bir köprü yüreğim
Kuşlar geceler...

SÖYLEŞİ

İnsan- Bunaltım öylesine geniş ve dolu ki
Can tırnaklarımı batırmak zorunda kaldım
yüreğimdeki seviye
Onu umut, onu güven sandım.
Ellerim geçti içinden, bir gövde değil
Bendim eriyen benliğinde.
Acım çengelle asılı,
Acım kutsal ve saygılı
Bildiğim her anının üstüne.
Güçlü duyularıma anahtar
Öyle bir anı..
Bir anı, onu yenilmemek için sarıldım kuytulara
360 kez yıkıldı dağlar gibi
360 ...

Syndicate content