Bu Domain Siirdostu.com satılıktır. Bizimle iletişime geçin
This domain Siirdostu.com is for sale. Contact us!
Dieser Domainname Siirdostu.com ist zu verkaufen. Kontaktieren Sie uns!
1.000 €
mahmutcantekinmahmut...
, ADIYAMAN/
eynazendeeynazende
, Kırşehi
idriscaglaridrisc...
, Elazığ
ABDÜLHAMİTABDÜL...
51, Elazığ
samettplsamettpl
18, istanbul
alp3alp3
45, ankara
darkynessdarkyness
99,
drozakdrozak
48, yalova

Özel Arabul

DÜŞÜYOR SEVİNÇ

Bunca istekle aradığımız
İri bir çınar yaprağı gibi
Düşüyor sevinç
Yılgıdan mermere dönmüş yüzlerimize

Bir ağaca sımsıkı sarılan insan
Parmaklarıyla içse de özsuyunu
Acısını taşıyamaz
Taşıyamaz çünkü yalnızlığı geleceğine

Dargın bile değilim artık
İlk oturduğum zaman masa başına
Böyle yine korkusu basmıştı beni
Aldığım tüm coşkulara karşı
Susmamın doğada patlayışıyla

Öylece başıboş...

SAKIZ AĞACI

Bu gece yaşlı bir sakız ağacı gördüm
Kolları karanlığı taşımıyordu
Bu gece ay ilk dörtlükteyken
Toprakta karıncalar yuvalarını
Su böcekleri yosunlu keaya diplerini bırakıp
Kımıltısız ve dar zamanlı
Yaşamı karşılıyordu

Göğsü yarılmış, morarmış dudaklarıyla
İnip kalkıyordu susuzluğu denizin
Ve bu gece havada
Durmadan kaçındığımız
Yalnızlık tütüyordu

Yaşantımızdan ayrılıp sessizce
Özle...

İÇERDE BÜYÜMEK

Pas kokulu bir çiçektir gökyüzü
Sabahları açmalara utanan
Daracık pencerede

Zaman geceleri içimde
Su yürüyen hüzündür
Salınır saçlarında anamın
Kaskatı bir ağaç taş döşemede

Güneş ne zamandır bir bıçak
Keser duvarı
Gölgemi uzatır karşı dağlara
Uçmasını bilmeyen kuşlara benzer
Ayak izlerim yanar toprakta

Ben burada doğmuşum
İçerde bütün analar benim
"ziyaret günleri" nden kalmış
y...

USULCA BIRAK

Usulca bırak başını
Usulca suyun yüzüne

İnce yüzlü bu çocuk
Kaç ay devşirdi
Düzlüğe inmeden
Acır gibiydi bize
Bir çömlek dolusu güneş
Taşır gibiydi
Sırtının ortasında

Gece yorgunluğundan
Öyle doluydu ki gözleri
Dut yaprağında ipek böceği
Gül lokumu
Süt kesiği
İnce yüzlü bu çocuk
Yaşamayı öğrenmeden
Aramızda eskidi

UNUTURUZ

Hep unuturuz da bir öncekini
Sanırız yenidir ya da sağlamdır andımız

Hiç denemedik ki beklememeyi
Zor günleri kolaylaştırmak
Rahat bırakmak için kendimizi

Bir solukluk yolu kalmış
Son diye bir şey varsa
Güven sorumluluk demekse ya da
Yalnız kendi adıma onu yükleniyorum

ŞİMDİ SENİ ANMIŞIM

Şimdi seni anmışım
Önce uyandı yüzüm
Kapalı bir gül ortasından
Ağdı aydınlık

Duyuyor musun
Ürktü gökyüzü
Akca karnını geriyor

Seninle yatmadım sanki
Sulara girmişim gibi
Her yanım mavi kokuyor

ERİK AĞACI

Uzun süre baktım sokağa
Kimse yürümemiş o yoldan
Yürüdüyse de belli değil
Kuru yaprak gibi yapışmış
Ayak izlerim kaldırımlara

Yeni bir yaz başlıyor
Rengi, tadı, kokusu değişik
Bir hayat geçmiş önümden
Ancak bir kaç saniye...

Aynı dalda ama farklı çiçekler
Anlıyorum bu yüzden bana yabancı
Kaç yıldır tanıdığım
Şu arka bahçedeki erik ağacı

YAĞMUR ADAMI

Bütün gücüyle camlara çarpıyor yağmur
Ve bin yıl ötede
Acıdan katılaşmış
-Ağır kayaların arasında sessizce uyuyan
Ve uyandırılmayı hiç ummayan-
Bir dağ adamı
Sonsuzluğu özlüyor
Farkına varmadan

Bütün perdeler ağır
Bütün camlar karanlık
Bu evleri arıtamaz yağmur
Dışarıya
Hiç ışık sızdırmıyor

Öylesine korkmuş
Öylesine güvensiz ki aşklarımız
Bütün geceler
Yağsa da yağmur
Arınamıyor...

GECE BOYU

Kımıldar toprak, kımıldar gece boyu
Baş göstermeye görsün bir
Çılgına döner bahar

Su aklığından zamanın
Tutkuyla girer de onsuz çıkarız
Bir elhimizde çocuk, ötekinde ölüm
Aydınlık güne doğru, yalnız

Güneşin adağı oldu hepsi
Sürüyle ateşe dökülür kuşlar
Tabu çekilirken üstümüze
Ağaç meyvasını atar

Bu acıyla
Nasıl yırtmaz pençelerim
Mavisini gökyüzünün

YALNIZ YAŞAM

Ne daha az yunmuş, ne daha canlı
Bekledik uzun zaman kurulan düşü
İncecik bir elin uzanıp, incecik soluk verişiyle

Bağışlamak mı, unutmak mı yoksa
Kolay değil, sevi göreneğimizde
Seçmek birini
Başkalarından ayırınca

Gelir, tezcek gelir ne kadar kaçsak
İtilir yüreğimiz yalnızlığına
Bir ağaç gibi devrilmiş
Bir ağaç gibi yol üstünde
Yakıcı, hızla inen örümceğin
Daracık acılı karanlığın...

Syndicate content