Özkan Mert

ASYALIYIM YAREM DERİNDİR

Asyalıyım, fermanlıyım
Başım, kaşım yaralı sevdalıyım
Dağlar
Dağlar
Benim yoldaşım.
Kim ki can cana katmış
Bir gelin gibi mahzun
Uzanan
Toprağa kan katmış
Ben onu bilirim
Aşı,tahta kaşıkları
Ondört yaşında ihtiyarlayan
Kadınların işlediği gergefleri.
Yarın
Öteki gün
Bir gün
Tohumun
Su'da ve toprakta
Bir dinamit gibi
Patladığı gün
Senin alın terin
Altınla tarttıkları gün

AH ŞU AKDENİZ KENTLERİ !

Ah! Şu Akdeniz kentleri
yıldızlara asılı
sallanıp dururlar geceleyin

Barcelona! Akdeniz´e fırlatılmış
masmavi bir uçurum
Mersin! Unutma sevgilim
Akdeniz´in en güzel kızı sensin
Bodrum´u hiç sormayın:
Ner´de gecelediği hiç belli olmaz
Akdeniz´le flört eder
Ege denizi ile yatağa girer
Venedik´ten koca bekler

Ne zaman yüzsem Akdeniz´de
ellerime ayaklarıma
çarpar durur şu kentl...

BEN SAVAŞÇI DEĞİL GÜL YETİŞTİRİCİSİ

1.

İşte! Gene bahar
saçlarım dolu rüzgârlarla
Merhaba! Diyorum
bir sürgün olarak yaşadlğım Yeryüzüne
Merhaba! Böceklerin, yanardağların, rüzgârların
ve okyanusların evi
Bizim sevgili küçük bahçemiz
Benim doğduğum planet
Takvimlere bakıyorum: Mart´ı gösteriyor
Ben´se Nisan´a çarpıyorum
Öpüştüğüm güzelin
adını soruyorsanız: Mayıs
Geceleyin yıldızlarla flört eden
...

DÜNYADA ÇOK GÜZEL ŞEYLER VAR

Çok güzel şeyler var dünyada. . .
Ben mesela bir sokak tanırım İzmir´de
yere düşen inci taneleri gibi dökülür denize.
Ekvator´da, Quito kentinde uykulu sokaklar
çok kızarlarsa dağlara açılırlar birdenbire.

Zaten akşam kırmızı düşer o dağlara.

Amazonların derinliklerinde akan nehirlerde
bembeyaz bir orkide büyür:
o kadar güzel ve keskindir ki kokusu
çılgı...

BİR DÜNYALININ NOTLARI

1.

Adres defterimi Pekin´e taşıdım
Bir karpuzcunun çocukları
uyuyor üzerinde. Gece
siyah bir kadife gibi
sallanıyor kirpiklerinde
Ben hep uzaktayım zaten
Napoli ile Rio arasında
bir sokakta
Taşların binlerce yıldır
anlattıklarını dinliyorum
Eskiden denizdibi olan
bir elma bahçesiydi ilk arkadaşım
Ve küç...

BİR AŞK ŞİİRİ "SANA"

Parmaklarını öpüyorum teker teker,
serçe parmağın dahil.
Bir eriğin çekirdeğini
kucaklayışı gibi kucaklıyorsun beni.
Ne ışığa ne havaya ihtiyacım var orada.
Senin tenini içiyorum su diye.

Senin tenin benim gezegenim.

MAVİ ZENCİLER

Seni öpüyorum sevgili dünyamız
ışıklarla yıldızlarla dolu bir alan´da
Kalbim... Dünyanın ortasında bir menekşe.

Dudaklarımda ıslak bir tango
yaşam mı beni avlıyor, ben mi yaşamı
portakal renkli Gökyüzünün altında

Turuncu saatlerle kuşatılmış
bir İskandinav kentinin kahvehanelerinde
hiçbir şeyi yönetmiyorsun. Kalbini bile

Bu kuzey kentlerinde hüzün
bir likör tadında
ve ne zaman öpsem bir Fin...

97 YAZ MANZARALARI..

1.

Yüzüm
cappadocia´da
Peribacalarının üzerinde
yüzüyor.
Peribacaları ki,
Erciyes ile Hasan Dağı´nın
öpüşmesinden
doğan
çocuklarıdır:
şapkalarını hiç çıkarmazlar.
Güneşin
batışını beklerler
milyonlarca yıldır Kızılvadide. . .

2.

İsveç´te
Vettern Gölü´nün kıyısında
küçücük bir kasaba:
Grenna.
Bir kasaba değil belki de
bir
karamel.
Genç kızların
çapkın bakışlarından almış
rengini.

3.

Çanakkal...

DİREN! EY KALBİM

Diren! Ey kalbim
Diren! Hayasızlığa
Namussuzluğa
Diren! Kötüye
Çirkine, yanlışa
Diren! Yenilme

Ne güzeldir yaşamak
Bir ırmak gibi coşkunca
Dağların üzerinde yürümek
Bulutlara değdirmek başımızı
Sıcacık ak bir somun
Koltuğumuzun altında
Kırlara çıkmak
Karışmak insanların arasına
Milyonların arasına.

Ben öylesine severim
Savaşmayı ve sevişmeyi
Anlatmayı insanlara
Durmadan, bıkmadan anlatmayı.
...

BEN AĞZINDA DİNAMİTLE ÖPÜŞECEK...

Yüzleştir beni, yeni doğan gün´le,
gömleğimin düğmelerini çöz
ve savur!
Çünkü haber geldi: Kabul etti hayat beni!
Bir süre daha kalacağım dünyada
balıklarla ve ağaçlarla.
Ağaçlar ki, en güzel yüzümüzdür bizim.
İnsanlara
görmedikleri şeyleri göstermemin
hesabı sorulacak...

Syndicate content