Pablo Neruda

SONSUZ İNSANIN GİRİŞİMİ

(...)

ve işte evim
ormanlar kokularıyla dolduruyorlar yine
arabayla taşındığı bu yerden
parçaladım yüreğimi ayna gibi geçip gitmek için içimden
işte yüksek pencere ve ağaç bedenlerini düşüren balta olandan
kalan kapılar
rüzgar kalaslara astı belki
derin ağırlığı kendisini unuttuğunda
dans ediyordu gece ağlarında
hıçkırarak uyanıyordu çocuk
anlatmıyorum mutsuz sözcüklerle söylüyorum
alacakaranlığı...

ATLAR

Pencereden atları gördüm.

Berlin'deydim, kıştı. Işık
Işıksızdı, gökyüzü yoktu gökyüzünde.

Havanın aklığı ıslak bir ekmek gibi.

Ve penceremden boş bir sirk
Kışın dişleriyle kemirilmiş.

Ansızın bir adamın yedeğinde
On at göründü sislerin içinden
Çıkarken titremediler, ateş gibi,
O saate kadar bomboş olan
Evreni doldurdular gözlerimde. Görkemli, yangınlı
Uzun bacaklı on tanrı gibiydiler,
Yeleleri...

SON

Bu sözcükleri kanımla yarattım,
evet, acılarımla yarattım bu sözcükleri!
Anlıyorum sizi dostlar, her şeyi anlıyorum.
Benim olmayan sözcükler girdi araya,
anlıyorum sizi dostlar!
Havalanmak istiyormuşum gibi
kuşların kanatları, bütün kanatlar
imdadıma yetişti,
işte benim olmayan bu sözcükler
ruhumun bu karanlık esrikliğini kurtarmaya geldi.

Şafak,
sıkıntı düğümlerini boğazımda hiç
bu kadar sıkmadı...

MARURİ BİR SOKAĞINDAKİ PANSİYON

Maruri bir sokak

Karşı karşıya değildi evler, sevmezlerdi birbirlerini,

yine de yan yanaydılar.

duvar duvara, fakat

pencereleri

bakmazdı sokağa, konuşmazdı,

öyle sessizdiler.

Bir kâğıt uçuruyor havalanır gibi ağaçtan

kışın kirli bir yaprak.

Akşam ortalığı tutuşturuyor, kaygı içinde

yok oluveren bir ateş boşaltıyor gök.

Kara sis balkonları örtüyor.

Açıyorum ...

EN İYİ GÜNE ÖVGÜLER

En iyi gün tan atmadan önce başlar ve geceden sonra biter. En iyi gün
karanlık süngerlerinin arasına fırlatır oklarını ve işte karşımızda, en iyi
gün, iyi bir yoldaş gibi, ayakta durur yol ortasında.
Bu mutlu zamanı haber verir belirtiler ama kimse derlemez onları. Kim okur
kayan yıldızların alfabesini? Hiç durup çözmedin sokaklara dökülen küçük
öncü belirtileri. Son rüzgarların temel gülünü de in...

BU AKŞAM EN HÜZÜNLÜ ŞİİR

Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim
Şöyle diyebilirim: gece yıldızla dolu
Ve yıldızlar, masmavi titreşiyor uzakta
Şakıyarak dönüyor gökte gece rüzgarı.
Bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim
Sevdim ben onu, o da beni sevdi bir ara.
Kollarıma aldım bu gece gibi kaç gece
Kaç defa öptüm onu sonsuz göğün altında
Sevdi beni o ben de bir ara onu sevdim
O durgun, iri gözler sevilmez miydi ama

Bu gece en ...

GÜZ ÇİÇEKLERİNDEN NÂZIMA BİR ÇELENK

Niçin öldün Nazım?
ne yaparız şimdi biz
şarkılarından yoksun?

Nerde buluruz başka bir pınar ki
orda bizi karşıladığın gülümseme olsun?

Seninki gibi ateşle su karışık
acıyla sevinç dolu
gerçeğe çağıran bakışı nerde
bulalım?

Kardeşim,
öyle yeni duygular, düşünceler yarattın ki
bende,
denizden esen acı rüzgâr
kapacak olsa bunları
bulut gibi, yaprak gibi sürüklenir
yaşarken seçtiğin
ve ölümünden so...

***

Rüzgar saçlarımı tarıyor, anaç
parmaklarını geçiriyor saçlarımdan.
Anının kapısını açıyorum
Düşüncem çıkıyor, çekip gidiyor.

Başka seslerdir taşıdığım,
türküm başka dudaklardan,
Anılarımın mağarasının
tuhaf bir aydınlığı bile var!

Yabancı toprakların meyveleri,
bir başka denizin mavi dalgaları,
başkasının aşkları, adını anmaya
yüreğimin elvermediği acılar.

Ve rüzgar, anaç elleriyle
saçımı taray...

MATILDE İÇİN SONE

Seni sevdiğimi göreceksin sevmediğim zaman,
çünkü iki yüzüyle çıkar karşına hayat.
Bir sözcük sessizliğin kanadı olur bakarsın
ateş de pay alır kendine soğuktan.

Seni sevmeye başlamak için seviyorum seni,
sana olan sevgimi sonsuzlaştıracak
bir yolculuğa yeniden başlamak için:
bu yüzden şimdilik sevmiyorum seni.

Sanki ellerimdeymiş gibi mutluluğun
ve hüzün dolu belirsiz bir yarının anahtarları
he...

MÜCEVHER

Gözden geçirmelisiniz kendinizi, efendim
arkadaşım, gözden geçir kendini,
söylediler bana bunu tek tek,
kaç kez,
kendimi kaybedene kadar
ve kaybettim kendimi hepten,
kuşkularım silik
ve uzak görünene dek,
inatçı her şeye karşın,
saçma ve inatçı,
ama kendimden geçerek
unutacağım her şeyi.

Gezmek için uygun bir ırmakta
yolculuk ettim kuğular gibi
kayığımı tehlikeye atarak,
devinen dizelerimle
öyle ...

Syndicate content