Rabindranath Tagore

ATEŞ BÖCEKLERİ

Hayallerim,
Canlı ışık lekecikleri,
Karanlıkta gözkırpıştıran
Ateş böcekleridir.

O dikkati çekmeyen,
Sesleri, yol kıyısı hercailerinin
Mırıldanır bu gelişigüzel çizgilerde.

Zihnin uykulu karanlık mağaraları içinde,
Rüyalar
Günün kervanından dökülen parçalarla,
Yuvalarını yaparlar.

Bahar, geleceğin meyveleri için değil
Fakat bir anın kaprisi için
Çiçeklerin petallerini saçar.

Neş´...

BENİM GÖLÜME GEL TESTİNİ DOLDURACAK

Ben hep ayaktayım seni bekliyorum
Benim gölüme gel testini dolduracaksan
Göreceksin sularım ayaklarını öpecek
Aşkımı anlatacak, göreceksin
Bu gölgesi kumlara vuran yağmur bulutudur.
Siyah zülfün üstüne kaşın, gözün üstüne
Bu bir tutamlık yağmur bulutudur vuran
Ben hep ayaktayım seni gözlüyorum
Benim gölüme gel testini dolduracaksan
Tüm bayırı yaban çiçekleri sardı
Taze çime otur, yüzüne ...

İZİN VER (İLAHİ)

İzin ver, yanıbaşına bir an oturayım. Elindeki işleri daha sonra
bitirirsin.

Yüzünü görmesem gönlümün ne rahatı ne huzuru kalır;
işim sahilsiz bir çalışma deryasında ucu bulunmaz bir didinme olur.

Bugün yaz mevsimi iç çekişleri ve fısıltıları ile penceremdedir
ve çiçeklenen bahçemin sarayında, arılar ozanlıklarını deniyorlar.

Şimdi seninle karşılıklı sükun içinde oturup,
Bu sessiz ve coş...

KOLUNDA SEPETÇİK,YOLUN NERE?

Pazar dağılmış- akşam dağlardan iniyor
Kolunda sepetin- nereye koşuyorsun
Dönen döndü yollar ıssızlaştı
Ay vurdu köyde ağaçların üstüne
Yaban ördekleri bataklığa çekildiler
Dindi kayıkları çağıran seslerin yankıları
Akşam dağlardan indi- pazar dağıldı
Uyku bulutlarla yeryüzünü sarıyor
Tek ses yok bambu yapraklarında
Kara kargalar yuvalarında sinik
Irgatlar döneli hani oldu tarlalardan
B...

BAHÇEVAN - 2-

Olduğun gibi gel. Tuvalet, süsünle gecikme.

Taralı saçların çözülmüş, saçlarını ayırdığın çizgi düz değil,

korsanın kurdelesi daha bağlanmamış ise, aldırma.

Olduğun gibi gel, süsünle gecikme.

Çimenlerin üzerinden hızlı adımlarla gel.

Şebnemlerden ayakların birbirine dolansa, ayak bileklerindeki

halhallerin sesi azalsa, gerdanlığından inciler düşse

kaybolsa bile aldırma.

Çimenlerin ...

OYUN

Kurtulduk dostlarım, çalışma korkusundan
Çalışmak oyundur biliriz çünkü
yaşam oyunu
Oyundur, vuruşmak, döğüşmek
yaşam ölüm arası
Oyundur, ışığın gülüşünde parlayan
sonsuz gönül içre
rüzgarda kükreyen
ve kabaran denizde.

ODUR O (İLAHİ)

Odur o, derin ve gizli dokunuşlarıyla varlığımı uyandıran,
o en içten olandır.

Odur o, altın ve gümüşten, mavi ve yeşilden uçucu renkleriyle
bu maya ağını ören, temasiyle beni kendimden geçiren,
ayaklarımı, elbisesinin katları arasından gösteren odur.

Günler gelir, asırlar geçer ve gönlümü pek çok isim ve şekil,
pek çok sevinç ve kederin neş'esiyle dolduran hep odur.

ANLAT BANA ESİR ( İLAHİ)

"Anlat bana, esir, seni bağlayan kimdi?"

Esir, "Efendimdi", dedi. "Servet ve iktidarda dünya yüzünde herkese üstün
olabileceğimi sandım ve hükümdarıma ait olan paraları kendi hazine odamda
biriktirdim. Uyku bastırınca, efendime hazırlanan yatağa uzandım; uyanınca
kendimi kendi hazine odamda mahpus buldum".

"Söyle bana esir, bu kırılmaz zinciri kim döğdü?"

Mahpus, "bu zinciri ben kendi ell...

BİR ÖPÜYORSUN AĞZIN ŞARAPLAŞIYOR

Aç kapını aç - sabahın eri girsin
Bu ıtır kokusunu kaldır yüreğimi dağlıyor
Aç kapını aç - bırak yakamı gideyim
Yeter bunca öptüğün
Bunca sarıldığın yeter
Bir öpüyorsun ağzın şaraplaşıyor
Eriyip kendimi yitiriyorum

Aç kapını aç - bırak yakamı gideyim
Geri ver beni - herşey senin olsun
Senin olsun - özgür kıl yüreğimi

ATEŞ BÖCEKLERİ -2-

Geçici ışıklar ve gölgeler
ve bulutlardan oyuncakları arasında,
Şuracıkta, göksel bir çocuk gülümsüyor.

Meltem Lotüs´e fısıldar:
"Senin sırrın nedir?"
"Ben kendimim" diye cevap verir Lotüs,
"Onu çal ve ortaklıktan kaybolayım!"

Fırtınanın bağımsızlığı
ve ağaç gövdesinin bağlılığı,
Dalları sallama dansında elele vermişler.

Yaseminin, güneşe aşkı hecelemesi,
çiçekleridir.

Zalim, özgür...

Syndicate content