En son içerik ekleyen üyeler(resimli) | Hemen üye ol, seçkin bir ortama katıl!
paşa6634paşa6634
50, istanbul
6666
56, Ankara
Filiz ÖzmenFiliz ...
, Niğde
idriscaglaridrisc...
, Elazığ
drozakdrozak
48, yalova
İbrahim Değerliİbrah...
52, izmir
Şair'ül İslam Yunus KokanŞair'...
32, gaziantep
orhan_afacanorhan_...
,

Rabindranath Tagore

ÇAĞIRIŞ

Onu aramakla çok dolaştım,
Birtek seni çağırabilir...
O, kadın lambasını yüzüme kaldırdı
Ve bana bilinmiş oldu....

Sen o semavi kıvılcımsın
Ey taktis olunmuş tek varlık
Cennet haberini sen getirdin
Bu dünyevi eve...

Senin uzak adımlarının sesi için
Ey gizli dost...
Sessiz bekleyiş içinde uyanığım
Bahçemdeki tenha köşkün içinde.

Lambam ateşini arzuluyor,
Lirim parmak dokunuşunu haya...

BENİ BU YERYÜZÜNDE

Beni hep severler bu yeryüzünde
Severler, tutarlar elimden beni korurlar.

Sen başkasın aşkım, Sen onlar değilsin
Sen büyüksün, yücelten büyüten aşkındır
Sensin beni özgür tutan onlar değil.

´Ya unutursa...´ derler, ´Ya unutursa bizi´
´Bir unutursa bizi...´derler, yakamdan düşmezler
Bunu yapmazlar bir türlü, beni bırakmazlar.

An geçer bir dolu, gün geçer ay geçer
Geçen geçer ardı sıra, ...

VESVESELİ

Ey dünya!
Edebi olarak yaşıyorsun
Mevsimlerin tepsilerinden
Çiçekler ve yapraklar
Yolunun üzerine
Dökülüyorlar.
Fakat?
Sen asla durmuyorsun.
Durmak bilmeyen yarışında
Yalnız acele ediyorsun,
Ve asla
Geriye bakmıyorsun,
Ne bulursan
Fırlatıp uzaklara atıyorsun.
Herhangi birşey almak için
Asla durmuyor
Herhangi birşey
Muhafaza etmiyorsun.
Ne kederin ne de
Herhangi bir korkun var.
...

JVAN DEVATA

Varlığımın sahibi
Arzun
Bende itman bulmuş oldu mu?
Günler!...
Hizmet etmeksizin
Geçip gittiler......
Ve Geceler aşksız
Çiçekler
Tozlar üzerine düştüler.
Ve
Senin kabulün için
Toplanmamışlardır.
Harp´ın telleri
Senin ellerinle
Gerildiler.....
Gevşediler
Ve
Notlarını kaybettiler.
Senin bahçenin gölgesinde
Uyudum.
Senin çiçeklerini sulamayı
Unuttum.
Zaman sona erdi mi?
Sevgili...

SENİ, YALNIZ SENİ

Seni-yalnız seni der yüregim
Yalnız seni-yalnız seni-yalnız seni
Günümde gecemde nice tutkularım
Seni der yalnız seni-yalnız seni-yalnız seni
Bir ışık dileği şavklanır karanlıklarda
Derininden derininden seslenir bilincin
Seni der-yalnız seni-yalnız seni
Nasıl çarparsa vargücüyle karayel
Durgunluğa suskunluğu son diye
Öyle carpar aşkına başkaldırışım
Öyle çarpar-öyle ses verir acılı:
Yalnız seni der-yalnız seni yalnız seni
Yalnız..

SON İLKBAHAR

Gün sona ermeden önce
Benim bu arzumu yerine getirmelisin
Yalnız bir defa için,
Bahar çiçeklerini
Beraberce toplamağa gidelim.
Senin bahçene
İlkbahar ayları
Tekrar tekrar gelecekler.
Yalnız seninle eğlenmek için
Dua ediyorum.
Günlerim!...
Boşuna geçip gittiler
Onları ihmal ettim.
Ansızın bugün
İkindi aydınlığında
Gözlerimin
Seninkilerle buluştukları anda
Daha fazla zamanın
Olmadı...

TÜRKÜ

Dünya uyuyunca gelirim kapına,
yıldızlar sessiz ve korkarım türkü çağırmaya.
Bekler ve gözlerim, gölgen geçinceye dek
gecenin balkonunda.
Ve dönerim dopdolu bir yürekle.
Derken sabahleyin türkü söylerim yol kıyısında.
Bahçede çiçekler cevap verirler ve sabah havası dinler.
Yolcular ansızın durup, bakarlar yüzüme,
sanki seslenmişim isimleriyle.

YOKOLMADILAR

Biliyorum, bu yaşam, sevgi olgunluğundan yoksun, bütün bütüne yokolmadı.
Biliyorum, gün doğarken solan çiçekler, çölde kuruyan dereler bütün bütüne yokolmadılar.
Biliyorum, ne varsa geride kalan, ağır ağır ilerleyen bu yaşamda, bütün bütüne yokolmadılar.
Biliyorum, daha gerçekleşmedi düşlerim, şarkılarım söylenmedi, ama Senin çalgının tellerinde geziniyor hepsi, bütün bütüne yokolmadılar.

KAPINA TÜRKÜCÜ GELDİM

Her buyuruşunda türkü çağırmamı
Yüreğim uçarı bir kuş gibi yüceliyor
Gözlerim yaş içinde yüzüne bakıyorum.
Ne varsa gelmiş geçmiş evrende
Hepsi bir düzlükte ezgileniyor
Kuşların deniz maviliğindeki kanat açımında
Öyle kıvanıp göneniyorum.

Türkünü ben çağırıyorum.Sen hoşnutsun
Kapına türkücü geldim- biliyorum.

Evrene uzanmış ezginin kanat ucundan
Gelip gelip ayaklarına dokunuyorum.

Ça...

BAHÇEVAN - 1-

Huzursuzum. Uzak uzak şeylerin susuzluğu var bende.

Ruhum loş uzakların eteğinden tutmak iştiyakiyle çırpınıyor.

Ey büyük Öte, ey flütünün tiz çağırışları.

Uçacak kanatlarım olmadığını ve burada bu noktada ebediyen kalmağa

mecbur bulunduğumu unutuyorum.

Uyanık ve istekliyim. Garip bir ülkede bir yabancıyım.

Sesin nefesin bana imkansız ümidi fısıldayarak ulaşıyor.

Dilin, kalbime tıpkı...

Syndicate content