Şükran Kurdakul

YAĞMURDA

Yağmurda parkta oturulmuyor,
İstasyon çok hüzünlü;
Acaba nasıl geçirmeliyim,
Bu koskoca günü?

Kitaplar koltuğumda ıslandı,
Sigaram söndü sudan,
Belki methiyeler yazdığım için,
Çok iyilik gördük bulutlardan.

Dudaklarımda dostlardan şiirler,
Şimdi haykırarak da okusam kimse duymaz;
Şehir acınacak halde,
Boşalmış bütün caddeler.

Hayatımı sürükleyen ayaklarım,
Suları kabul ederek nered...

YAZIT

Dehşeti, karanlığı, korkusu, gizi
Üstümüze çöktüğü zaman bile,
Ölüm gerisinde kalıyor yaşamın
Heybemizdekiler ayakta tutuyor bizi.

SORULUNCA

Denizler sorarsa
En mavi kaygılarını açarak önümüzde
´Nerde benim esinlerim,
Nerde sen? ´
Güzelle bakalım kendini.

Coşkusu sularında rüzgarlanan
Irmaklar sorarsa
´Nerde benim yarışlarım,
Nerde sen? ´
Sürükle bakalım kendini.

Çocuklar sorarsa
Yaşamları yüreğimizde dokunan
´Nerde benim sorularım,
Nerde sen? ´
Bütünle bakalım kendini.

Ölüler sorarsa
Silahların kazdığı çukurlarda
G...

DALGIÇ

Kendi denizlerimin dalgıcıyım ben

Bir alışkanlığı sürdürür gibiyim belki

Soluğum son aşamalarına geldi

Geçtim durdum bilincin dehlizlerinden.

Bahçeler mi yoktu, eski ve yeni

Şarkılar mı, anılara benzer

Gemiler mi yoktu, küsmüş yelkenleri

Gözümün önünde eriyip gittiler.

Bilirdim çizgen neresiydi, yol neresi

Dalardım mavilerin güneşle buluştuğu yerden

Hevesleri, coşkuları, ...

EMEĞİN ÖYKÜSÜ

Kitaplar ellerimde öykülendi
Düşlerim vurdu şiirler denizine
Eski ezgilerle coşkulanan
Sesimdir, çağları delip geldi.

En güzelle en yaşayan
Gözlerimden aldı rengini
Meriç köprülerinde
Alın terim karıştı suya
Santim santim ellerimde büyüdü
Süleymaniye ve Aya Sofiya.

Kaç iklimin toprağı bağrına bastı beni
Ustalığıma kefil olur tarihler,
Kaç dönem içimde savaş verdi.
Utkularım çağımın ...

ELİNDE SENİN

Gecenin karanlığında bir yol bul

Sokağımı ara, yokuşumdan in

Gölgemi görürsen penceremi vur

Anıların feneri elinde senin.

Bezginlik mi saran kentimi,

Burama kadar dayandı işte...

Mağaralara kapanmış gördüm kendimi

Haramiler arasında bütün gece.

Neyi bildik acılarla gelen,

Kapattı kapımı, penceremi...

Işığını söndürdü, tuttu elimden,

Sayrılıksa bu, n´apacağı belli mi?

...

NEDEN SONRA

Yaşam gölgesidir sabrımdaki gerçeğin
Yorgun damarlarımı sevindiren.
Düğümlerin gizini çözmeye geldim,
Cinnet orduları geçti bahçemden.

Yaşasam, bende kalan doğanın görkemini
Çiçeklerle koklaşsam, kuşlarla söyleşsem.
Esinlerin dalgasına bıraksam kendimi,
Sarhoşluğun bordasına vurdukça evren.

BENDİM

Dalgalanmış deniz bendim kendi içimde
Sonra yorgun düşmüş denizlere dönüşen
Ormandım,
Ağaçlarım düş ağaçlarından sıktı.
Tan yeriydim
Göğsüm bağrım payını aldı güneşten
Yanım yörem aydınlığa çıktı.
Gece de bendim
Uzak uzak yıldızları getiren
Su da bendim tarlanızda
Elinizin altında kitaptım
Penceredeydim odanızda
Kurşun geçmez dizeler çiçeği
Özgürlüğüm benim
Canımın saksılarında büyüdü
Ayıplara gömülen çağınızda

ARMAĞAN

Bunca yıl çok ışık birikti avuçlarımda
Senin olsun
Esinlen sevgi dokuyan ellerimden
Bunca yıl şiirin, kardeşliğin, kavganın
Has bahçelerinde yarattım bu gerçeği,
Sabrım senin olsun.
Aşkım senin olsun.

Acıların sütüyle büyüttüğüm umutlar
Mahpushane avlularında boy verdi,
Dolunay menekşelendi kirli kara camlarda.
Her görüşte yeniden vurulduğumuz ana evren
Özgürlüğe boyadı saksımdaki çiçeği
Senin ol...

BURDA KALAN

Anımsama yeter mi
Bilirsin sen..
Kalan kaldı arkamızda
Bir defa geçilen yollar gibi
Unuttuğumuz günler
Nerde şimdi,
Nerdesin sen.

Beklemekse bekledindi
Eksile azala...
Yürümekse yürüdün,
İyi kötü zamanlar gördün
Saatler durmadı,
Trenler bastı gitti
Burdasın sen.

Syndicate content