Süreyya Berfe

ÇİĞDEMLER

Kar satan adam dağdan indi
Kar getirdi
Ekmek verdik kar aldık
Yediğimiz kar yazı serinletti
Tozu tüketti

Karcı nereye ben oraya
Karcı nereye ben oraya
-Eşeğin semerindeki çiğdemler var ya
Verir misin bana bir tanesini
Çeyrek ekmek vereyim
Hepsini değil bir tanesini

-Çiğdemler satlık değil
Oğlum hasta yatıyor
Çiğdem istedi benden
Ona götürüyorum hepsini

Elimde
Ucundan yenmiş bir çeyrek ekmek
Ger...

NEDİRCİK YAVRUSU

Nedir aydınlığı yaratan, günü güne benzeten
hayatı yaşanır kılan, insanı insan eden?

Nedir yarına inanmalar, inanmamalar
geçmişteki gül bahçesi, gelecekti diken?

Nedir azgınları, kaçkınları yola getiren
iyileştiren, yaşama gücü veren?

Nedir sevecenlik aşılayan, sıcaklık saçan
destek, dayanak, merdiven?

TERSİNE MÜSLÜMAN

Bulanık bir sabah
Güneş çoktan doğmuş ama parlamıyor
Metropolümüzün dışına - varsa - yürüyorum
Yanımdan arabalı, çoluklu çocuklu aileler geçiyor
İmanına kadar dolu trenler, vapurlar, minibüsler geçiyor

Herkes o yana gidiyor
Ben eve dönüyorum

DUVAR

Gençliğim çevrili
Atlayıp geçsem
Ne taş ne tarla
Kağıt mürekkep yıldız
Bir adım atsam

Düğün var karşıki evde
Aramızda duvar
Gece kolla beni
Rakının hatırı için
Gidip dönsem

Duvarın ötesinde
Kemik topluyor
Yeni açılmış iki çiçek
Güneşten önce düştü çöplüğe
Varıp koklasam

Yıkılır birgün gülerim
Kağıtlar eskir
Yazılar ses vermez
Yıldızlar düşer
Bir yel çıkar
Uçup giderim

UÇURUM, SU, KIRLANGIÇ

Alnın bir uçurum
önce gözlerimin
sonra dudaklarımın düştüğü
ve her seferinde
saçlarına takılıp kaldığı bir uçurum

Serin bir su alnının kokusu
Bu çok sıcak şehirde
birdenbire önüne çıkan
yenileyen dirilten
serin bir su

Gözlerin
yükü ağır iki kırlangıç
Bana doğru kalbime doğru
uçan uçan iki kırlangıç
Kimi zaman değip geçen
kimi zaman çarpıp kalan
karanlık şeylerden aydınlıklar taşıyan
sevinçle ked...

SON AYLARIN ŞİİRİ

Ben sevince yeryüzü arınır
Yüzüme vurur gölgesi
Yüreğim aşkla beslenen başaktır
Açılır
Soymak ister kabuğundan bedeni

Ben ağlayınca serçeler uçar
Dünya küçülür gözümde
Durur önümde bir hüzün serpintisi
Yayılır
Yıkmak ister acıdan kuleleri

Ben gidince öfkem ayaklanır
Dindiremez onu çocuklar bile
Köpürür taşar ama yalnız kalır
Morarır
Yalnızlığın verdiği sessizlikle

İSKELE BABASI

Nasıl başlayabilirim bu şiire
Sen geleceğin içinde gizliyken
Yavrum benim korkulu umudum
Baban sözüm ona bir şairken
Utanır bakamaz yüzüne

Bilmem eski günleri anar mısın
Rahat verir mi sana kanlı yıllar
Yavrum benim merak ettiğim
Ola ki vereceklerim az gelir sana
Bana ve anana boşver. Hayat var

Fazla yazamayacağım bağışla beni
Çekmeni istemediğim acılarla boğuşmam gerek
Yavrum benim çabuk büyü
D...

ACELE EDEN ECELE GİDER

Güneş açtı, uzun sürmedi
gözle görülmüyor

Çocuk okula başladı, uzun sürmedi
bir yerde çalışıyor

Rüzgar esti, uzun sürmedi
yaprak kımıldamıyor

Delikanlı oldu
ev geçindiriyor

Kar başladı, uzun sürmedi
sular akıyor

Karısı iyileşti, uzun sürmedi
tımarhanede yatıyor

Ağaç büyüdü, uzun sürmedi
sobalarda yanıyor

Emekli oldu, uzun sürmedi
kadavrada bekliyor

KIŞ VE DOLUNAY ŞİİRLERİ

Küçük yerlerde
daha kendine özgü
kış sıkıntısı.
*
Bıraksam yükselecek Dolunay
hızla.
Bırak, kalsın biriksin tortusu
içime, hızla.
*
Karlı tellerdeki saksağanlardan başka
hiçbir yere uğramaz bu tren.
*
Kapattım ışığı.
Seviyorsam
kalbim ve dolunay
ışıtır odayı.
*
Buz gibi ortalık
saçaklardan sarkıyor soğuk.
Nasıl güzel bir şeymiş
şu yalnızlık

ŞİİR

Gözlerin
yükü ağır iki kırlangıç
Bana doğru kalbime doğru
uçan uçan iki kırlangıç
Kimi zaman değip geçen
kimi zaman çarpıp kalan

Syndicate content