Turgay Fişekçi

EV ÖDEVLERİ

Herkesin görevleri olurmuş evde
Kısacık ev hayatları olanların bile.
Bulaşık Piraye´ninmiş, kurulama Nâzım´ın
Behçet, elinde filesi, hep alışverişte

Kurallar koymak bile bir anlaşmazlığı gösterir evde
Ben inanmam kurallı hayata
Ev, herşeyiyle herkesindir.
Bıraksalar hayat boyu yapabilirim yemekleri
Fena değildir elimin ayarı, doyurur herkesi
Bir evi doldururum tek başıma da.
Fatoş el sürdüğünde s...

HERŞEY YIKILIRKEN ŞİİRİ AYAKTA

Kıskanılacaksa büyük şair
Hayatıyla kıskanılmalı.
Şiir, hayata göre kolay bir eylem.
Bir gün uğraşılarak güzel bir şiir yazılabilir:
Mavi bir göğü pembeye boyayan
Birkaç erguvan ağacını,
Bir çınar gölgesindeki
Serin bir su sesini,
Bir yakınlığı düşleyerek.

Hayatın zor biçimlenen gereçleri ise
Hep zorlar şiiri.
Bir insandan
Bir kentten
Bir kitaptan
Şiire ulaşmaya çalışırken

Böyle bir duyguyla kıs...

UYGARLIK

Temelinde toplugömütler
İnsan derisinden abajurların aydınlattığı odalar olan
Aç çocuk gözlerinin
Çan sesleri gibi rüzgârlarda dağılıp unutulduğu
Bir uygarlık bizimki

Bu yüzden
Kuşku duymadan sevemez kimse kimseyi
Sevinç sınırsız
Mutluluk karşılıksız
Refah, karın ve göz tokluğundan öte bir şey olamaz.

Işıklı vitrinler hiç değil
Ne de dakik işleyen hızlı trenler
Tertemiz caddelerin a...

HÜSEYİN ERDEM

Gözlerim açıldığında
İlk gördüğüm insandın
Bütün insanları senin gibi sandım

Bingöl suları bir masaldı anlattığın
Avucuna alıp, yüzünü gömünce
Sıçrayan damlacıklarda nisan kuzucukları.
Al kilimli atlar, çağıldayan sulardan geçerdi
Suyun ötesinde hep bir bekleyen vardır
Her masaldan her gerçeğe giden yolda
Alnımı serinleten küçük odamdı elin.

Çocuktum, âşıktım
Güneş vuran bir üzüm tanesinin içind...

SON DÜNYA SAVAŞI

Sığınaklara indirelim kuşları
Ne ciğerlerinin dayanabileceği gökyüzü
Ne içebilecekleri bir yudum su kaldı

Sığınaklara indirelim balıkları
Kurşuni gövdeleri kurşunlaşmadan

Sığınaklara indirelim ağaçları
Cevizleri, çınarları, servileri
üzerindeki sincaplara dokunmadan

Arı bakışını çocukluğun
indirmeliyiz sığınağa
kirli bir kâğıt para gibi buruşmadan
elinde hayatın

Uc...

KARA KIŞ

Asma bahçelerde hurma rakıları yok
Ne bir çiçek taraçalarda
Ne bir yudum su
--Uydu fotoğraflarında ağlayan insanlar görülür mü?

Yanık kokuları köreltmiş burunlarını
Dilleri kurumuş mart kedilerinin.
Şafakla gelen ölüm kuşları
Bırakıyor toprağa tohumlarını.
--Radarlar görür mü yanan badem ağaçlarını?

Can Yücel alkolle yüreğini bombalar her gece
Güler yoksa sütsüz kalır şiir yavruları.
Binlerce ke...

SORMA BANA

Sorma bana kimim
Nerden geldim buraya
Gözlerimdeki kırmızı bulutlar
Hangi günlerden sorma.
Elbet olmuştur geçmişte
Açıklanamaz şeyler
Bağlardan çaldığım üzümleri
Yemişimdir yaslanıp mavi göğün göğsüne
Sorma bana kimim
Yaşım kaç , işim ne?
Bana "seviyor musun?" de.
Başka bir şey sorma.

BİR SOLUKLU ŞİİR

Baharın bu ilk gülüşünde
Bugün, şu an nerdesin
Aklıma düştün
Mum ışığı yalnızlığımın içinde
Yeşil kınalı ördeklerin yüzdüğü gözlerin
Çocuk ezgileriyle uçuşan eteklerin

Dokunmak istiyorum boynuna şu an
Terini emen bir mendil gibi
Dokunmak istiyorum alnına
Toprağa bir gizimi döker gibi
Sürmesini istiyorum şu hüzün anının
Ne zamandır böylesine özlemedim seni
Hayatımız adanmış, durmak pas ve kir
Nöbe...

BİR AŞKI AÇIKLAMAK

Bir aşkı açıklayacak sözcükler kaldı mı
Tüm sözcükleri yitirmedim mi tek tek insan yüzlerinde
Gözyaşı damlalarıydı her biri
Gözlerim kuruduğunda konuşmayı unuttum
Uzun savaşlar sonrası tükenmiş bir dünyada
Karşılaştığım insanlara ne söyleyebilirim
Her sözcük söylemek istediğimden başka bir şeyken
--- Aşkı tanıdın mı
Aşkı tanıdın mı
Onu oturduğumuz bir masada bulmadık mı
Yüreklerimizi harmanla...

YİTİK BAHAR

Hayat , kar altında kalan bahar
Çiçekleri üzerinde ölüyor en bereketli ağaçlar
Üretkenlik dört duvar arasında
Kar yağıyor bahar dallarına
Üç bin yıllık hayatın bilgesi
Sevene acı veren , bedeni bal ülke
Işıklarının ardından solup gidiyor insanlar
Kar yağıyor güneşli kirpiklerine
Yalnız sevda ve kocalma hüznünü yakıştıran ozan
Karşında bir sigara içip ölebilirdik
İlk sen mi soldun böyle uzak toprağ...

Syndicate content