Uğur Işılak

YOKLUĞUMUN RESMİDİR

Attığım her adım benden uzakta
Bastığım her yerde yokmuşum meğer
Çırprnırken ´ben´ denilen tuzakta
´Ben´ bana saplanan okmuşum meğer...

Aklım kumsal iken, ben toz paresi
Çıktıkça yükseğe alçalır oldum
Düşündüm derdimin nedir çaresi
Susarak konuşmak, sonunda buldum...

Esrarlı vuslata bir adım kala
Hasretin vecdiyle, ben kement attım
Deryada boğulmak ne güzel bela
Battıkça kurtuldum, çıktıkça batt...

SEKİZİNCİ NOTADAYIM

Esareti esir eden
Dosdoğru bir hatadayım
Firariyim beş hasseden
Görünmez bir kıtadayım

Dert arayıp aralarda
Şifa buldum yaralarda
Okyanusum karalarda
Gizemli bir rotadayım

Rüzgar sustu, sevdam esti
Umutsuzluk umut kesti
Türkülerim türkü üstü
Sekizinci notadayım

ÖLESİM GELİR

Aklıma düştükçe doğduğum yerler
Bir daha dünyaya gelesim gelir
İçimi döktükçe divane derler
Derdimi dağlarla bölesim gelir

Ölesim gelir, ölesim gelir
Belki öldüğümde gülesim gelir

Isıtan ateştim yaktılar beni
Zulüm halkasına taktılar beni
Bükülmez çınardım yıktılar beni
Çaldıkça sazımı çalasım gelir

Ölesim gelir, ölesim gelir
Belki öldüğümde gülesim gelir

KAL BİRAZ DAHA

Bu veda faslından belki cayarsın
Gözümün içine dal biraz daha
Yüreğim derin ağı duyarsın
Aşktan nasibini al biraz daha...

Gitme, gitme, kal biraz daha
Gitme, gitme imanın varsa Allah´a

Kurtuluş yok, aşkım alın yazındır.
Ne söylersen söyle merhem nazırdır.
Emrine amade gönlüm sazındır
Mızrabın olayım çal biraz daha

Gitme, gitme, kal biraz daha
Gitme, gitme imanın varsa Allah´a

GEMİLERİ YAKIYORUM

Yüreğimin gergefine
Artık isyan dokuyorum
Özgürlüğün gölgesine
Bedenimi çakıyorum

Mert çorbamın namert tuzu
Meleyemem kuzu kuzu
Ya saplayın okunuzu
Ya da yaydan cıkıyorum

Sesim cıkmaz kanım aksa
Kanım akar sesim çıksa
Bunun adı yaşamaksa
Gemileri yakıyorum

Bitsin artık bu kargaşa
İbret ile bakıyorum
Kapılmayın hiç telaşa
Tabuları yıkıyorum

Mert çorbamın namert tuzu
Meleyemem kuzu kuzu
Ya sapla...

BİR TÜRKÜ SÖYLE

Yanık yüreğinle bir of çekerek
Özümü dinleten bir türkü öyle
İçini dökerek, boynun bükerek
Ağlatıp, inleten bir türkü söyle

Gözüne yaş diye akıp dolaydım
Döktüğün yaşlardan nasib alaydım
Bu kahpe devranı görmez olaydım
Maziyi anlatan bir türkü söyle

DOSTLUKLARIN HATIRINA

Sevdanın yollarında ister öldür vur beni
Bu yolun dönüşü yok, istese de kar beni
Bir türlü anlamadı can sunduğum yar beni

Gönüllerin dergahında Yunus gibi işlenirim
Dostlukların hatırına kavgalardan hoşlanırım
Sabahların hatırına gecelerden hoşlanırım

Yalnızım duygulardan düşünceler yer beni
Bırak gitsin bugünü geçmişlerden sor beni
Bir türlü anlamadı çok sevdiğim yar beni

ANADOLU DOLUYUM

Ben çöller fırtınası
Ben anaların yası
Ben tarihlerin yoluyum

Vurulmuş saldırmışım
Düşeni kaldırmışım
Gariplerin sağ koluyum

Türkü söyler dillerim
Nasırlıdır ellerim
Ben söğütlerin dalıyım

Ben gönüller bekçisi
Dertlerin emekçisi
Ben Anadolu doluyum

Ben dünlerin yarını
Köroğlu´nun torunu
Ben Çamlıbel, ben Bolu´yum

Yüreğim Çatalca´dır
Bakışım kartalcadır
Ufuklara sevdalıyım

Türkü söyler diller...

Syndicate content