Yağmur Atsız

KÖŞEYİ DÖNENLERİN ŞARKISI

yürekleriniz sızlar mı
güneş körse ve gök sağır
içinizi ısıtanlar
alacalı yıldızlar mı

kimliği belirsizler mi
kurşun sıkan üstünüze
bazen canınız ister mi
hüzünlenmek ağır ağır

bir tutam tuz kattınız mı
tek bir yoksulun aşına
hiç sevgi yarattınız mı
dinsin diye bunca kahır

bir gün el uzattınız mı
bir insana karşılıksız
hiç güzellik tattınız mı
kadeh kadeh satır satır

dönün dönün köşeleri
aydın...

GECE GELEN KONUK

gözlerin nasıl bulanık
gözlerin sisli bir orman
saklı korkulardan sanık
sanki kaçarkan vurulan

kirpiklerin diken diken
tel örgüler kirpiklerin
yasak sınırlar geçerken
geride kaybettiklerin

dudakların nasıl ürkek
ne kadar uzakta sesin
sen gece gelen konuğu
hiç kimsenin ve herkesin

GÜNLERİMİZ

çözülen bir yün yumağı
akıp giden günlerimiz
mezar taşlarından suskun
telaşsız sessiz sitemsiz

savrulan yapraklar gibi
akıp giden günlerimiz
cenaze törenlerinde
telaşsız sessiz sitemsiz

bir suçluyu aklar gibi
akıp giden günlerimiz
sanki bir sır saklar gibi
telaşsız sessiz sitemsiz

doğmayan şafaklar gibi
akıp giden günlerimiz
haksız ittifaklar gibi
akıp giden günlerimiz

bir kitaba başlar gibi
k...

Syndicate content