En son içerik ekleyen üyeler(resimli) | Hemen üye ol, seçkin bir ortama katıl!
drozakdrozak
48, yalova
6666
56, Ankara
Sadık YılmazSadık...
36, İSTANBL
Seyfi KaracaSeyfi ...
45, Bad walds
İbrahim Değerliİbrah...
52, izmir
idriscaglaridrisc...
, Elazığ
savaş karadumansavaş...
54, samsun
paşa6634paşa6634
50, istanbul

DOLAPDEGiRMEN

Ay gözler, yildiz sayar geceyi koynuna saran sessizligin yelyeplek sayesi. Yorgunluga sinmis susmus kavak yelleriyle daglari dereleri calip söyleyen topragin türküsünü alip götüren ucsuz bucaksiz yankilarin incelerden süzülerek kaybolan uzaklar gibi bir bir seyrelir heryerin cirpinisini duyan fisiltiya dönüsür yer ve gök. Pufaresi karanliga renk karistirmis evlerin daminda belki üc bes girnav kedi, belki sokak arasi merdiven basi veya kapi önü mahleden ahleye ürüp uluyan köpekler korosu sabaha varacak olan yolcu zamandan ladesler tutusur.
Kör bir kavsaktir horozlar ötümü tan agarmadan önce kagni yolagina dönen aygin baygin keskin büküsü. Saat henüz uykusemesi seldir feldir cahil gündüz, yüzünün gözünün buz gibi ibrik suyuyla kirini sapagini serperek uyandirdigi `irken` ligin vesait bekleme duragidir. Heybe torba bakrac veya helke sitili gidecek olanin yanibasina dikilip yükünün dibinde oturacagi yeri curlama telasina karisik, gidip gelmeler arasi aklimdasin diye tuttugu meraki, heyecani, yolcu gezmesi ve alacak –verecek sehir carsi bazari, bekledigi dolmusun sürükleyip götürecegi kayitsiz hikayeye aittir.
Kusluk vaktini sirtina saran yokuslar büküsler bayirlar tarlalar dereler caylar baglar bostanliklarla, köyü arnacina alip gözleyen Alposlandan irar uzklasir sabah erkenin tenhasi.Sigir gitmemistir henüz. Henüz yazi yaban kendi irgat yorgunluguna ezgiler calip söyleye söyleye gecenin bir yarisinda kendi kundagina bitkin düstügü hayali ve topragin görülmedik düsünü sayiklamaktadir. Igdelerin dallari süründügü kokularla bilenip boyanirken sögütlerin yaz yapraklari cig damlasi suyu serinleyen kufüüül kufül seher seyrandir.
Alabasin kehten asagiya her dolambaci sallandikca kirik camdaki boncukla örülmüs süs kusu tipki kinali besikler basinda ugrelendikce cingildak sesi ve bebek balasini avutan kenar kurdelelerini animsatircasina, hisirtili radyodan ara sira gelip giden yurttan sesler korosu,´ calanlar emin aldemir, yücel pasmakci, hüseyin balaban…` seyri diyar ediyordur hoyrat hali soran sual eden erguvandan bozlaktan.
Derken tahta bir köprüye varilir. Gün dogmustur. Bayirlar yokuslar uzak pinarlar yakin düzlükler bütün heryer yarin denen TOPRAGI SAGLAM yere kavusmanin sevinciyle günün uyandigi günesin sarilip kucakladigi dünyayi koydugu gibi dünden devralmistir. Agir agir sanki incitip ürkütmemek icin köpürüyü tir tir titreyen adimlar usulunda tepesi tavani agzi beraber binip yüklenis olan dolmus, bozkir dünyasinin delisiyle cosup caglayan irmagin karsi yamacindan yolunu yokusa vurmustur.
Ve gittigi gibi asvap uckur cerez ilaan borac kazma kürek tirpan agiz girnatasi kinali düdük bilegi tasi kürtün keser kursük gazocagi veya el feneriyle buralardan dönen SEHRE GIDIP GELMELER, irmaktan gecerken dökülmüs kozalak enekleri gibi su kiyisi ve toprak kenari kavakli yoldan alecikli gertnelerden zamanin kuyusuna düsmüs dönme dolaplarin birgün olup SUSUZLUKLA gönül burkan suskunlugun hükmünde yalnizliga ve yokluga kavrulup tutusacagindan dilsiz habersiz, usuulca sinmis cökmüs sonbaharin henüz kengerler kanatmis yazini güzünü hic bilmedigi esintilere aglar söyler gibi, caglayan irmaklarin yüksek tepeler ardinda herseyi alacakaranliga koyup, insandan ötelere yeldir yepelek uzaklasip gidecekti..

Seyfi Karaca……..Temmuz / 18

Henüz Oy verilmemiş

Yorumlar

Yorum ekle! (Bu içerik hakkında şuan ne düşünüyorsun?)

(If you're a human, don't change the following field)
Your first name.
The content of this field is kept private and will not be shown publicly.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Resimde gördüğünüz rakamları bu kutuya yazınız